Yeme Bozuklukları Nelerdir?

Yeme Bozuklukları Nelerdir?

Galata Tıp Merkezi olarak yeme bozuklularının farkında olmak ve bilinçlendirmek amacıyla Beslenme ve Diyet bölümünden diyetisyen Zeynep Mete ile yeme bozukluklarını kısaca anlattık. Galata Tıp Beslenme ve Diyet polikliniği olarak günümüzde görülme sıklığı giderek artan yeme bozukluklarının neler olduğunu ve ne gibi sağlık sorunlarına yol açabileceğinden sizler için bahsettik.

Yeme bozuklukları, psikiyatrik bozukluklar olarak kabul edilmektedir ve kökeninde biyolojik, psikolojik ve kültürel faktörlerin etkisi altında değişen yeme alışkanlıkları görülür. Çekici ve güzelliğin vücut imgesi ile eşleştirildiği toplumlarda yeme bozukluklarının sıklığı daha fazladır. Yeme bozuklukları genç ve orta yaşlı kadınlar da genç ve orta yaşlı erkekler de ve hatta çocuklarda da görülen bir durumdur. Ama yine de her iki cinsiyette de görünmesine rağmen yeme bozuklukları kadınlarda erkeklere oranla 10-20 kat daha fazla görülmektedir.

Yeme bozuklukları fiziksel, psikolojik, kişiler arası ve sosyal konuları da içeren bir çok faktörün etkisi ile açığa çıkan karmaşık durumlardır. Vücut ağırlığı ve yiyecekle ilişkili olarak bozularak değişen yeme davranışı, yeme bozukluklarının gelişimine neden olmaktadır. Toplumsal yapıdan kaynaklanan baskı ile ince bir vücuda sahip olma ideali ile vücut imgesinden memnuniyetsizliğinin sürüklediği diyet yapma güdüsünün bireylerde yeme bozukluğuna dönüştüğü görüşü yaygındır.

Yeme Bozuklukları anoreksiya nervoza , bulimiya nervoza ve diğer yeme bozukluları gibi psikiyatrik hastalıkların içinde yer aldığı bir tanı grubudur. Anoreksiya nevroza, Bulumiya nevroza, Tıkanırcasına yeme sendromu ve gece yeme sendromu olmak üzere bu yeme bozukluklarından kısaca bahsedelim. Belki hayatımızın belirli evrelerinde karşılaşmış olduğumuz yeme bozukluğu ya da belki de şu an yaşadığımız bir sorun olabilir. Bu yeme bozukluklarını anlatarak en azından farkındalığı arttırıp erken tedavi yöntemleriyle oluşabilecek sağlık sorunlarının önüne geçebiliriz. Çünkü biz biliyoruz ki yeme bozuklukları tedavisi erken dönemde daha kolaydır ve daha etkin sonuçlar sağlar.

Anoreksiya Nervoza

Olması gereken ideal ağırlığı reddetme, zayıflığa rağmen ağırlık kazanımından korkma ve zayıflığı reddetme, vücut ağırlığı veya biçiminin algılamasında, kendisi tarafından değerlendirilmesinde bozukluk, yorgunluk, güçsüzlük, açlığın inkarı, adet düzensizlikleri ve uzun dönem adet görememe durumları bu tip yeme bozukluğunda sık karşılaşılan durumlardır. Besin alımını tamamen azaltan bu grup başta karbonhidrat ve yağ içeren besinlerin alımını azaltırlar. Bir grup anoreksik hasta ise, kısıtlı diyet uygulamakla birlikte, zaman zaman kontrollerini kaybederek aşırı yeme nöbetleri yaşarlar ve bu nöbetlerin ardından kilo almayı engellemek için kusma, laksatif ve diüretik ilaçlar kullanma gibi davranışlar gösterirler. Fiziksel aktiviteleri fazla olabilir ve kilo alımından korktuklarından aşırı egzersiz yapabilirler. Zihinsel düzeyde besin ile aşırı uğraşırlar, yemek tarifleri toplar, başkalarının yemesi için yemekler yaparlar, kendi yemek istedikleri yemekleri yakınları için hazırlayabilirler. Bazı hastalar, kendini tamamen şişman algılarken, bazıları zayıf olmasına karşın karın, baldır, kalça gibi bazı bölgelerinin şişman olduğunu iddia ederler. Başlangıç yaşı anoreksiya nervoza için genellikle 14-18 dir. Seyrek olarak ergenlik öncesi kızlarda ya da menopoz sonrası kadınlarda da ortaya çıktığı bildirilmektedir.

Blumia Nervoza

Yineleyici tıkınma atakları vardır. Ağırlık kazanımını önlemek için uygunsuz telafi davranışları ( kendini kusturma gibi ) mevcuttur ve uygunsuz telafi davranışları üç ay içinde ortalama haftada en az 2 kez görülür, kendine verilen değerin vücut ağırlığı ve biçiminden etkilenmesi gibi psikolojik bir algı söz konusudur.

Genellikle hastalar kiloludur ve kilo kaybı için diyet uygularlar. Blumia durumu ise birkaç haftadan , bir yıla kadar sürdürülen diyet sonrasında gelişir. Diyet yaparken vücut ağırlığı kaybedilir veya başarılı olunamaz. Yemeği fazla kısılması, tıkınma ataklarına yol açabilir. Bu ataklar, karında rahatsızlık hissi kendini kusturma veya sosyal çevrenin baskısı ile sonlanır. Bulimia nevoza da hakim olan duygu sıklıkla suçluluk duygusu, depresyon ve öz eleştiridir. Fazla yediklerinde veya tıkınma atakları sonrası suçluluk hissederler ve uygunsuz telafi davranışlarına yönelirler. Tıkınma sırasında yenilen besinler, yüksek enerji içeriğine sahip, tüketimi hızlı ve kolay olan yiyeceklerdir. Bu hastalar genellikle evde, tek başına yemeği tercih ederler. Çoğu hasta düzensiz yemek yeme davranışı sergiler. Ve normal bir yemek sonunda doygunluk hissetmekte zorluk çeker. Bulimia nervoza için başlangıç yaşı genellikle 18-19 dur.

Anoreksiya ve Blumia farklı yeme bozuklukları oldukları halde, ikisi için ortak olan nokta, her iki bozuklukta da hastaların benlik değerlerinin kendi kiloları ve beden yapıları ile doğrudan bağlantılı olmasıdır. Her iki hasta grubu da ancak zayıf oldukları sürece kendilerine olumlu birtakım özellikler atfedebilirler ya da kendilerini başkaları tarafından “beğenilir” olarak algılayabilirler.

Tıkınırcasına Yeme Bozukluğu

Obez bireylerde ağırlık kaybı tedavisi sırasında daha yüksek oranda görülmektedir. Obezite tedavisi sırasında, fazla enerji alımına neden olan oburluk tedavide başarısızlığı beraberinde getirirken tedavi süresinin uzamasına da neden olmaktadır. Tıkanırcasına yeme bozukluğunun tanı kriterlerine baktığımızda; Tıkanırcasına yeme bozukluğunun tekrarlayan atakları ( 1. Belirli bir zaman diliminde diğer insanların benzer zaman diliminde tüketebileceklerinden çok daha fazla miktarda besin tüketimi 2. Yeme atağı sırasında kontrolün olmaması ) ve *Normalden daha fazla ve hızlı yemek yeme *Kendini rahatsız hissedene kadar yemek *Açlık hissi olmadan çok büyük miktarlarda yemek *Yediği miktardan duyacağı utanç nedeniyle tek başına yeme *Fazla miktarda yedikten sonra depresyon, kendinden nefret etme veya suçluluk duygusu bu maddelerden 3 veya daha fazlasının bulunmasıyla birlikte görülür.

Gece Yeme Sendromu

Obeziteye temel hazırlayan diğer bir yeme bozukluğudur. Gece yeme sendromunda günlük toplam enerji alımının % 50 sinin akşam 19.00 dan sonra tüketildiği görülür. Bu kişiler gece uykudan uyanır ve buzdolabına koşarak kontrolsüz bir şekilde aşırı yemek yerler. Gece yeme durumu sıklıkla stresli kişilerde görülür. Uykuya geçişte zorlanma, sabah anoreksiyası, gece uyuyamama ve 3 ay boyunca süregelen gecede bir veya daha fazla yeme atağı ile karakterizedir.

Yeme bozukluklarından vücudumuzun her sistemi olumsuz yönde etkilenir. Psikolojik kökenli olan yeme bozuklukları önce ruhsal sağlığı kötü etkileyerek vücudumuz da ciddi hasarlar oluşmasına neden olur. Kardiovasküler sorunlar, bağışıklık sisteminde sorunlar, kemik kütlesinde azalma, osteopeni, sıvı – elektrolit dengesizliği, konsantrasyon bozukluğu, unutkanlık, özefagus ve mide tahrişi – kanamalar,sindirim sitemi problemleri, kalın barsak anomalileri, diş minelerinde erozyon, hormonal bozukluklar, kansızlık gibi pek çok sorun ortaya çıkabilir. Bu nedenle başta da söylediğimiz gibi yeme bozukluklarında erken tanı ve tedavi oldukça önemlidir. Bu sayede oluşabilecek pek çok sağlık sorununun önüne geçilebilir.


Sizi Arayalım


Yılbaşı gecesinde abartılı yiyecek ve içecek tüketiminde bulunduysak neler yapabiliriz?
Kilo artışı ve aniden soğuyan havaları beraberinde getiren kış mevsiminde nasıl besleneceğinizi biliyor musunuz ?
Galata Tıp Merkezi Beslenme ve Diyet uzmanı Hatice Marangoz Ramazan ayının ardından karşılayacağımız bayramı sağlıklı tercihler yaparak geçirmenizin sağlığınız üzerindeki önemini vurguladı
Diyetisyenimiz Hatice Marangoz'dan yaza nasıl hazırlanmamız gerektiği ile ilgili bir birinden önemli 7 bilgi
Sağlığa olan pek çok faydası nedeniyle su içmenin önemli olduğu her zaman söylenir, ancak bunu ne zaman ve nasıl yapmanız gerektiğini biliyor musunuz?
Yaz ayları yaklaşırken ilk akla gelen şeylerden biri fazla kilolardan kurtulmak oluyor. Ancak kilo verme telaşıyla yapılan yanlış diyetler hem kalıcı bir çözüm vermez hem de ciddi sağlık sorunlarını beraberinde getirebilir.
Kefir, kökeni Kafkaslara dayanan ve ilk kez Türkler tarafından yapılan bir süt grubu içeceği olarak biliniyor. Sütte laktik asit ve etil alkol fermantasyonu gerçekleşmesiyle oluşan kefir, zengin içeriğinden ve bağışıklıktan, hücre yenilenmesine,
Sabah uyandığınızda su içmenin 90 dakika içinde metabolizmayı %24 hızlandırdığı yapılan çalışmalarda kanıtlanmıştır. Güne su ile başlayarak metabolizma hızlanmasına yardımcı olurken aynı zamanda sindirim sisteminizin daha iyi çalışmasına destek olacaktır.
Bağışıklık sisteminizi beslenmenizde yapacağınız değişikliklerle güçlendirin. Bağışıklık sistemi, vücudu hastalıklara karşı koruyan, patojen (bakteri, virüs vb.) ve tümör hücrelerini tanıyıp onları yok eden işleyişlerin tümüdür.
Okul çağı çocukları denilen dönem 6–10 yaş arasıdır. Bu yaş grubu çocuklarda da sağlıklı beslenme ilkeleri esas alınır. Yetişkinler sağlıklı besinleri diyetlerine daha kolay eklerken bu dönemdeki çocuklara sağlıklı besinleri kabul ettirmek zordur.
Gemi adamları oruç tutarken meyve tüketimini kesinlikle atlamamaları gerekmektedir. Yeterli ve dengeli beslenmenin Ramazan Ayında da sürdürülebilmesi için günün oruç tutulmayan bölümünde en az üç öğün tamamlanmalı ve sahur öğünü atlanmamalı.
Galata Tıp Merkezi olarak beslenmenin anne karnından başlayarak yaşam boyu devam ettiğini biliyoruz. Bu yüzden yaşam kalitenizin devamlılığına katkı sağlamak başlıca hedefimizdir. Bu yönde uzman kadromuz çalışmalarıyla size yardımcı olmaya hazırdır.
Hamilelik sonrasında anneler, sağlıklı kilo vermek için yeterli sıvı tüketimine ve yeterli uykuya dikkat edilmesinin yanı sıra düzenli aralıklarla fiziksel aktivitelerini aksatmamaları gerekmektedir. Ayrıca stresten de uzak durmaları önerilmektedir.
Yeterli ve dengeli beslenmenin Ramazan Ayında da sürdürülebilmesi için günün oruç tutulmayan bölümünde en az üç öğünü tamamlamak ve sahur öğününü atlamamak gerekir. Dikkat edilmesi gereken en önemli şey ise sıvı tüketimidir.
Galata Tıp Merkezi Beslenme ve Diyet Kliniği olarak yaz aylarına yaklaşırken bu aylarda ‘Beslenmemizde nelere dikkat etmeliyiz? Hangi besinlerden uzak durmalıyız? Öğünlerimizi nasıl planlamalıyız?’ gibi merak edilen soruları sizler için yanıtladık.
Galata Tıp Merkezi olarak danışanlarımızın gebelik sürecini en iyi şekilde geçirmelerini ve hem gebelikte hem de gebelik sonrasında yeterli ve dengeli beslenmelerini sağlayıp, beslenmeyle ilgili her hangi bir sağlık sorunun oluşmamasına yardımcı oluyoruz.
İnsanın, sağlıklı büyüme ve gelişmesi, sağlıklı ve üretken olarak hayat kalitesini artırması için besin öğelerinin her birinden günlük ne kadar alınması gerektiği belirlenmiştir.Bu öğelerin birinin eksikliği veya fazlalığı durumunda büyüme engellenir.
Mevsim geçiş dönemlerinde değişen hava şartları insan sağlığını ve hayat temposunu etkilemektedir. Bahar yorgunluğu; kış aylarında yavaşlamış olan metabolizmanın baharın gelmesiyle birlikte bu değişime ayak uyduramamasından kaynaklanır.
Galata Tıp Merkezi

info@galatatip.com.tr

En Üst .