Nöral Tüp Defekti ve Folik Asit

Nöral Tüp Defekti ve Folik Asit

Nöral tüp defekti spinal kord ve omurga da kapanma hatası sonucu ortaya çıkan bir doğumsal anomalidir. Nöral tüp defekti sıklığı başta beslenme olmak üzere sosyo ekonomik duruma, coğrafi bölgelere, ırklara, genetik yatkınlığa ve çevresel etkenlere bağlı olarak farklılık göstermektedir. Gebelikten önce ve gebeliğin erken dönemlerinde yeterli folik asit alımı nöral tüp defekti riskini önler.

Folik asit vücutta hücre çoğalmasını kontrol eden B grubu ( B9 ) bir vitamindir. DNA ve RNA üretimine yardım ederek yeni hücrelerin yapımında önemli role sahiptir. Ayrıca eritrositlerde hemoglobin oluşumu için B12 vitamini ile birlikte çalışır. Bu nedenle eksikliğinde DNA sentezi yavaşlar ve megobilastik anemi gelişir. Folik asit hücre büyüme ve gelişiminde, doku malformasyonunda büyük rol oynar. Bu besin maddesinin depoları çok sınırlı olmakla birlikte hızlı büyüme, gebelikte ya da kronik hastalıklar gibi gereksinmeyi arttıran durumlar eşlik etmedikçe negatif bir dengenin etkileri aylardan önce ortaya çıkmaz. Folat eksikliğinin belirtileri sıklıkla gizlidir. Hastalarda ishal, iştahsızlık ve kilo kaybı olabilir. Buna ek olarak halsizlik, dilde hassasiyet, baş ağrısı, çarpıntı, sinirlilik ve davranış bozuklukları görülebilir.

Folat eksikliği olan hamile kadınlar genellikle düşük doğum ağırlıklı ve prematüre bebekler ile nöral tüp defekti olan bebekler doğurmaya yatkındırlar. Çeşitli ülkelerde geçmişten günümüze folik asitin NTD üzerindeki etkisi araştırılmıştır. NTD ve alt gruplarının çoğunun folik asit yetersizliğinden kaynaklandığı görülmüştür.

Folik Asit Kaynakları

Folik asit kaynaklarını en iyi, iyi, orta ve fakir diye ayırabiliriz;
En iyi kaynaklar (Porsiyonunda 100 mcg’dan fazla folik asit bulunanlar): Taze, çiğ veya pişmiş brüksel lahanası, kuşkonmaz, ıspanak ve karaciğer.

İyi kaynaklar (Porsiyonunda 50-100 mcg folik asit bulunanlar): Taze, çiğ, dondurulmuş veya pişmiş brokoli, lahana, yeşil fasulye, karnabahar, bezelye, bamya, pişmiş soya fasulyesi, nohut, böbrek ve maya.

Orta Kaynaklar (Porsiyonunda 15-50 mcg folik asit bulunanlar): Patates, diğer birçok taze veya pişmiş sebze, birçok meyve, birçok sert kabuklu meyve, tahin, ekmek (100 gr), kahverengi pirinç, yulaf ve kepek. Yoğurt, peynir, süt (yaklaşık 450 ml) , yumurta, kırmızı et, av hayvanlarının etleri.

Fakir kaynaklar (Porsiyonunda 15 mcg’dan az folik asit bulunanlar): Beyaz pirinç, alkollü içecekler, meşrubatlar, şeker, beyaz undan yapılan hamur işleri, diğer etler ve balık.

Yetişkinler için günlük folik asit gereksinimi yaklaşık 400 mcg dır. Günlük gereksinmenin karşılanması kapsamında, folik asitin en yoğun bulunduğu besinler karaciğer ve diğer organ etleri, kuru baklagiller, fındık ve ceviz gibi sert kabuklu meyveler, ıspanak ve brüksel lahanası gibi yeşil sebzeler ile başta narenciye grubu olmak üzere meyveler ve saflaştırılmamış (özü ve kepeği ayrılmamış) tahıl ürünleri ve patatestir. B vitaminleri ile C vitamininden zengin bir diyet folik asitten de zengin kabul edilmektedir.


Sizi Arayalım


Yılbaşı gecesinde abartılı yiyecek ve içecek tüketiminde bulunduysak neler yapabiliriz?
Kilo artışı ve aniden soğuyan havaları beraberinde getiren kış mevsiminde nasıl besleneceğinizi biliyor musunuz ?
Galata Tıp Merkezi Beslenme ve Diyet uzmanı Hatice Marangoz Ramazan ayının ardından karşılayacağımız bayramı sağlıklı tercihler yaparak geçirmenizin sağlığınız üzerindeki önemini vurguladı
Diyetisyenimiz Hatice Marangoz'dan yaza nasıl hazırlanmamız gerektiği ile ilgili bir birinden önemli 7 bilgi
Sağlığa olan pek çok faydası nedeniyle su içmenin önemli olduğu her zaman söylenir, ancak bunu ne zaman ve nasıl yapmanız gerektiğini biliyor musunuz?
Yaz ayları yaklaşırken ilk akla gelen şeylerden biri fazla kilolardan kurtulmak oluyor. Ancak kilo verme telaşıyla yapılan yanlış diyetler hem kalıcı bir çözüm vermez hem de ciddi sağlık sorunlarını beraberinde getirebilir.
Kefir, kökeni Kafkaslara dayanan ve ilk kez Türkler tarafından yapılan bir süt grubu içeceği olarak biliniyor. Sütte laktik asit ve etil alkol fermantasyonu gerçekleşmesiyle oluşan kefir, zengin içeriğinden ve bağışıklıktan, hücre yenilenmesine,
Sabah uyandığınızda su içmenin 90 dakika içinde metabolizmayı %24 hızlandırdığı yapılan çalışmalarda kanıtlanmıştır. Güne su ile başlayarak metabolizma hızlanmasına yardımcı olurken aynı zamanda sindirim sisteminizin daha iyi çalışmasına destek olacaktır.
Bağışıklık sisteminizi beslenmenizde yapacağınız değişikliklerle güçlendirin. Bağışıklık sistemi, vücudu hastalıklara karşı koruyan, patojen (bakteri, virüs vb.) ve tümör hücrelerini tanıyıp onları yok eden işleyişlerin tümüdür.
Okul çağı çocukları denilen dönem 6–10 yaş arasıdır. Bu yaş grubu çocuklarda da sağlıklı beslenme ilkeleri esas alınır. Yetişkinler sağlıklı besinleri diyetlerine daha kolay eklerken bu dönemdeki çocuklara sağlıklı besinleri kabul ettirmek zordur.
Gemi adamları oruç tutarken meyve tüketimini kesinlikle atlamamaları gerekmektedir. Yeterli ve dengeli beslenmenin Ramazan Ayında da sürdürülebilmesi için günün oruç tutulmayan bölümünde en az üç öğün tamamlanmalı ve sahur öğünü atlanmamalı.
Galata Tıp Merkezi olarak beslenmenin anne karnından başlayarak yaşam boyu devam ettiğini biliyoruz. Bu yüzden yaşam kalitenizin devamlılığına katkı sağlamak başlıca hedefimizdir. Bu yönde uzman kadromuz çalışmalarıyla size yardımcı olmaya hazırdır.
Hamilelik sonrasında anneler, sağlıklı kilo vermek için yeterli sıvı tüketimine ve yeterli uykuya dikkat edilmesinin yanı sıra düzenli aralıklarla fiziksel aktivitelerini aksatmamaları gerekmektedir. Ayrıca stresten de uzak durmaları önerilmektedir.
Yeterli ve dengeli beslenmenin Ramazan Ayında da sürdürülebilmesi için günün oruç tutulmayan bölümünde en az üç öğünü tamamlamak ve sahur öğününü atlamamak gerekir. Dikkat edilmesi gereken en önemli şey ise sıvı tüketimidir.
Galata Tıp Merkezi Beslenme ve Diyet Kliniği olarak yaz aylarına yaklaşırken bu aylarda ‘Beslenmemizde nelere dikkat etmeliyiz? Hangi besinlerden uzak durmalıyız? Öğünlerimizi nasıl planlamalıyız?’ gibi merak edilen soruları sizler için yanıtladık.
Galata Tıp Merkezi olarak danışanlarımızın gebelik sürecini en iyi şekilde geçirmelerini ve hem gebelikte hem de gebelik sonrasında yeterli ve dengeli beslenmelerini sağlayıp, beslenmeyle ilgili her hangi bir sağlık sorunun oluşmamasına yardımcı oluyoruz.
İnsanın, sağlıklı büyüme ve gelişmesi, sağlıklı ve üretken olarak hayat kalitesini artırması için besin öğelerinin her birinden günlük ne kadar alınması gerektiği belirlenmiştir.Bu öğelerin birinin eksikliği veya fazlalığı durumunda büyüme engellenir.
Mevsim geçiş dönemlerinde değişen hava şartları insan sağlığını ve hayat temposunu etkilemektedir. Bahar yorgunluğu; kış aylarında yavaşlamış olan metabolizmanın baharın gelmesiyle birlikte bu değişime ayak uyduramamasından kaynaklanır.
Galata Tıp Merkezi

info@galatatip.com.tr

En Üst .