Makattan Kanama

Makattan Kanama

Dışkılama Sırasında Kanamaya Neden Olan Hastalıklar Nelerdir?

Birçok rahatsızlık, ilk belirti olarak dışkılama sırasında kanama ile ortaya çıkabilir. Kalın bağırsak kanseri (kolon ve rektum kanseri), kalın bağırsak polipleri, hemoroidal hastalık (basur mayasıl hastalığı), makat ağzında çatlak (anal fissür), iltihaplanma (apse), fistül oluşumu, iltihabi bağırsak hastalığı (ulseratif kolit ve crohn hastalığı), bağırsak sarkması (prolapsus), dışkı kaçırma (inkontinans), kaşıntılı makat hastalığı, irritabıl bağırsak sendromu, cinsel yolla bulaşan hastalıklar ve daha birçok durum bu bölgeyi etkileyebilir. Bu nedenle ayırıcı tanı çok önemlidir.

Bu hastalıklardan kalın bağırsak kanserinin erken evrede yakalanması tam şifa için önemlidir. Bu nedenle makattan kan gelmesi, dışkıya kan bulaşması, dışkılama alışkanlıklarında değişiklik, dışkının incelmesi, karın ağrısı, halsizlik, yorgunluk ve izah edilemeyen kilo kaybı gibi şikâyetleri olan hastaların, bu şikâyet ve belirtilerini dikkate alıp ilk anda doktora gitmeleri gerekir.

 

Op. Dr. Fikret TANIRGAN Diyor ki;

Hassas bir bölge olması nedeniyle makat (anal bölge) ve çevresindeki şikâyetler ciddi sıkıntılar yaratabilir. Hastalar bu sorunlarını pek konuşmak istemedikleri ve utandıkları için sıklıkla doktora geç müracaat ederler. Toplumumuzda sık gözlenen makat çevresindeki şikâyetler, tek başına gözlenebildiği gibi başka hastalıklar da buna eşlik edebilir.

Genel Cerrahi alanında uzman doktorumuz Op. Dr. Fikret TANIRGAN 1988 yılından bu yana hastalarına hizmet vermektedir.

Makattan Kanama ve her türlü cerrahi operasyonlar için hastanemizden (0212) 249 49 97 nolu telefonu arayarak randevu alıp doktorunuz ile görüşüp tedavi olabilirsiniz.

 

Sağlık Bakanlığı’nın yayınladığı istatistiklerine göre, kalın bağırsak kanseri; yani kolon ve rektum kanserleri kadınlarda ikinci, erkeklerde üçüncü sıklıkta rastlanan kanser tipidir. Bu rakamlar, oldukça ürkütücü olmasına karşın kalın bağırsak kanseri ile ilgili iki noktanın çok iyi bilinmesi gereklidir.

1- Kalın bağırsak kanseri önlenebilir bir hastalıktır.

2- Erken evrede yakalandığında tam şifa ile tedavi edilmesi mümkün olan bir hastalıktır.

Kalın bağırsak kanseri önlenebilir mi?

Kalın bağırsağın iç yüzeyini örten tabakayı oluşturan hücrelerin çoğalması sonucu gelişen ve bağırsak kanalı içine doğru büyüyen kabartı ve şişliklere polip denir. Polipler, kalın bağırsağın en sık görülen hastalıklarından biridir. Hemen hemen tüm kalın bağırsak kanserlerinin, bir polip zemininden başladığı konusunda görüş birliği vardır. Zaman içinde, polibi oluşturan hücrelerin değişimleri sonucu polip zemininde kanser ortaya çıkabilir. Bir polipin kanserleşmesi için yaklaşık 8-10 yıl kadar bir süre gerekir. Önce polip içinde sınırlı kalan kanser hücreleri zaman içinde çoğalarak tümör kitlesini oluşturur ve bu kitle, kalın bağırsak duvarını işgal eder. Kontrolsüz büyümeye devam eden kanser hücreleri, belli bir dönem sonra bağırsakta tıkanıklığa yol açabilir, çevre ve uzak organlara yayılabilir. Polipler, kanser öncüsü lezyonlar olmakla birlikte tümünün kansere dönüştüğünü söylemek mümkün değildir. Hangi polipin kanserleşeceğini anlamak için polip dokusunun patolojik (mikroskobik) incelemesine gerek vardır. Bu nedenle kanser öncüsü hastalık olan poliplerin kalın bağırsaktan çıkarılmaları gerekir. Polipektomi denilen bu işlem basitçe poliklinik şartlarında günübirlik olarak yapılabilir. Ameliyatı gerektirmez. Bu şekilde kanser öncesi lezyonlar olan poliplerin çıkarılması ile kalın bağırsak kanseri önlenebilir bir hastalıktır.

Çoğu kalın bağırsak polipi belirti vermez. Bunlar kalın bağırsağın radyolojik veya endoskopik incelenmesi sırasında tesadüfen bulunur. Fakat bazı polipler kanama, sümüksü yapışkan akıntı, bağırsak fonksiyonlarında değişiklik ve nadiren de karın ağrısına neden olur. Kanserleşme gösteren polipler ise kanama, dışkılama alışkanlığında değişiklik (kabızlık, ishal vs) ve karın ağrısı gibi şikâyetlere neden olurlar. Bağırsak alışkanlıklarında değişiklik, açıklanamayan kansızlık (anemi), kilo kaybı, dışkıda kan görülmesi veya karın ağrısı muhtemel kalın bağırsak kanseri bulgularıdır ve doktora danışmayı gerektirir.

Kalın bağırsak polipleri ve erken evre kanserleri olan bireylerde sıklıkla hiçbir şikâyet yoktur. Bu nedenle, düzenli olarak kanser taraması yaptırmak büyük önem taşır. Kalın bağırsak kanserinin gelişiminde en önemli risk faktörü, yaş ve ailesel hikâyedir. Bu nedenle 50 yaş üzerindeki bireyler ve ailesinde bağırsak kanseri veya polipi olan herkes risk grubuna girmektedir. Risk grubundaki hastaların tarama testleri yaptırması gerekmektedir.

Kalın bağırsak kanseri erken teşhis ile tedavi edilebilen bir hastalıktır:

Risk grubunu oluşturan bireylerin takibi ile kalın bağırsak kanserinin erken evrede yakalanması ve böylece kanserin tam şifa ile tedavi edilmesi mümkündür. Bu da tarama testlerinin önemini artırmaktadır.

Toplumumuzda yaygın olarak görülen bir rahatsızlık olan hemoroidal hastalık (basur - mayasıl hastalığı) makat bölgesinde bulunan toplardamarların ve çevre destek dokunun genişlemesi ile meydana gelir. En belirgin şikâyet, dışkılama sırasında olan kanamadır. Buna ek olarak dışkılama sırasında makatın dışarı çıkması, ele gelen şişlikler, kaşıntı, ağrı, iç çamaşırların akıntı, kanama veya dışkı ile kirlenmesi gözlenebilir.

Hemoroidler kansere yol açmamakla birlikte kalın bağırsak poliplerine veya kanserine benzer şikâyetler oluşturabilir. Toplumun büyük bir kesimini etkileyen ve önemli bir sağlık sorunu olan hemoroid (basur- mayasıl) hastalığının tanı ve tedavisi için de ayırıcı tanı çok önemlidir. Bu nedenle hastaların uzman bir ekip tarafından değerlendirilmeleri gerekir. Aksi takdirde var olan kanser veya polip gözden kaçabilir.

Benzer şikâyetlere neden olan makat ağzındaki çatlak (anal fissür) rahatsızlığında hastalar sıklıkla dışkılama sırasında meydana gelen yanma ya da yırtılma gibi bir ağrı tanımlarlar. Ağrı dışkılama sonrası dakikalar ya da saatlerce sürebilir. Hastalar çoğunlukla bu şiddetli ağrı nedeniyle dışkılamadan kaçınırlar. Dışkıya bulaşık kanama, kaşıntı, oturma rahatsızlığı eşlik eden şikâyetlerdir.

Makat çevresinde ağrı ve şişlik ile kendini belli eden makat çevresi apse - fistül hastalığına zaman zaman yüksek ateş, üşüme- titreme, halsizlik ve iltihabi akıntı şikâyetleri eşlik edebilir.

Bu bölgeyi ilgilendiren diğer bir rahatsızlık da ülseratif kolit ve crohn hastalığı diye de bilinen iltihabi bağırsak hastalıklardır. Doğru tedavi edilmeyen iltihabi bağırsak hastalığı hastaların yaşam kalitelerini ciddi olarak etkilemektedir. Buna ek, uzun süredir takip edilen iltihabi bağırsak hastalığı zemininde bağırsak kanseri gelişme riski de vardır. Bu nedenle iltihabi bağırsak hastalığı (ülseratif kolit, crohn hastalığı) olan hastaların konunun uzmanları tarafından takip edilmeleri gerekmektedir.

Bütün bunlara ek olarak divertiküler hastalık ve spastik kolon (iritabıl bağırsak sendromu) rahatsızlığı da benzer şikâyetlere neden olabilir. Bu nedenle yukarıda bahsedilen hastalıkların ayırıcı tanısında düşünülmeleri gerekir.

Görüldüğü gibi makat çevresindeki rahatsızlıkların belirtileri birbirine çok benzerlik göstermektedir. Bu bölgenin hassasiyeti nedeniyle sıklıkla şikâyetlerini saklayan hastalar, başkalarının kullandığı ilaçlar veya doktorun bilgisi dışında eczanelerden temin edilen ilaçlar ile şikâyetlerini giderme çabası içine girerler. Sık karşılaşılan bu durum gereksiz zaman kaybına ve altta yatan önemli hastalıkların geç teşhis edilmesine sebep olmaktadır. Yukarıdaki şikâyetleri olan hastaların kulaktan dolma tedavi yöntemlerini denemeleri, nasıl olsa geçer düşüncesiyle rahatsızlıklarını önemsememeleri, hastalıkların ilerlemesine ve tedavisi daha zor bir aşamaya ulaşmasına neden olacaktır.

TANI YÖNTEMLERİ

1-Fizik muayene ve rektal tuşe

2-Endoskopik inceleme(kolonoskopi, sigmoidoskopi, anoskopi)

3-Bilgisayarlı tomografi

4-Manyetik rezonans görüntüleme

5-Sanal endoskopi

6-PET, kalın barsak filmi, ano-rektal ultrasonografi vb.

Kolonoskopi

Uzun ve bükülebilir tübüler bir aletle kalın bağırsağın içini örten tabakanın tamamının görsel yolla güvenli ve etkili olarak incelenmesidir. Cihazın kalınlığı parmağımızdan daha küçüktür. Kalın bağırsak hastalıklarının tanısında, biopsi almada ve poliplerin çıkarılmasında kullanılır. Birçok defa hastaneye yatmaya gerek olmaksızın ve hastaya çok az rahatsızlık hissi verilerek yapılabilir.

Kimlere kolonoskopi yapılmalıdır

Dışkılama alışkanlığında değişiklik, kanama gibi problemler kalın bağırsakta muhtemel sorunlara işaret eder ve doktor kolonoskopi yapılmasını önerebilir. Aynı zamanda, açıklanamayan karın ağrı ve belirtilerini kontrol etmede, İnflamatuar bağırsak hastalıklarının kontrolü (kolit, crohn hastalığı, ulseratif kolit),kalın bağırsağın baryumlu grafilerinde polip ya da tümör şüphesi olduğunda, dışkıda kan tespit edilenlerde, izah edilemeyen ishal ve dışkılama alışkanlığındaki değişikliklerde, daha önceden kolon polipi veya kanseri geçiren hastalarda, ailesinde polip veya kolon kanseri hikâyesi olanlarda kolonoskopi yapılmalıdır.

Kolonoskopi işleminin yapılabilmesi için sedye üzerine sol yan poziyonda yatılır ve ayaklar karına doğru çekilir. Doktor önce anal (makat) bölgesini muayene eder. Eldiven kullanarak parmağı ile kalın bağırsağın son kısmını ve anüsü (makat) değerlendirir. Bunu takiben kolonoskopi cihazını anüsten ilerleterek kalın bağırsağı incelemeye başlar. Bu incelemeyi yapabilmesi için bağırsak içine hava vererek şişirmesi gerekir. Bu işlem sırasında bazı hastalarda gerginlik ve kramp tarzında ağrı oluşabilir. Bu şikâyetlerin hepsi, işlem bittiğinde geçer. İnceleme, kalın bağırsağın ince bağırsak ile birleştiği yere kadar devam eder. Böylece tüm kalın bağırsak (kolon ve rektum) incelenir. İşlem sırasında gerekli yerlerden biyopsiler alınabilir (doku parçaları) ve varsa polipler (kalın bağırsak içindeki kabarık iyi huylu oluşumlar) çıkarılabilir.

İşlem, hafif sedasyon altında, çok az ağrılı olarak, genellikle bir saatten daha az bir süre içinde yapılabilir ve hasta aynı gün normal besinini yiyebilir. Kolonoskopi sonrası gerginlik, şişkinlik hissi, gaz çıkarılması ile azalır.

BİLGİSAYARLI TOMOGRAFİ

Bilgisayarlı tomografi (BT)(CT), röntgen ışınları (x ışınları) ile vücudu ince dilimler (3–10 mm) şeklinde kesitler ile inceleyen bir tekniktir. Bu sayede vücudumuz içindeki organların hastalıklarını tanımada bize yardımcı olur. Gelişen teknolojinin sunduğu çok kesitli BT(CT) cihazlarının hızı artmış, alabildikleri kesit kalınlıkları azalmıştır. Tek bir nefes tutma süresinde (15-20 saniye) tüm vücut, dilimler halinde görüntülenmekte, aralıksız alınan kesitler bilgisayarda işlenerek anatominin daha iyi anlaşılması sağlanabilmektedir.

İnceleme sırasında hastanın bilgisayarlı tomografi masasında hareketsiz olarak yatması gerekir. Masa, cihazın orta kesimine doğru hareket ederken ilgili vücut kesimini görüntülemek için çok sayıda kesitsel görünütü cihaz tarafından alınır. İnceleme sırasında acı ya da ağrı hissi oluşturacak bir uygulama bulunmamaktadır. Karın BT tetkiklerinde genellikle ağızdan içirilen ilaçlı su ile tüm barsakların boyalı su ile dolması sağlanarak, barsak içinde ya da duvarında yer alan kitlelerin diğer dokulardan ayırımı kolaylaştırılır. Damardan pompa ile hızla verilen ilaç ile kanı boyayarak aynı incelemede damarların durumu, kitle ile damarların ilişkisi, kitlenin kanlanma özellikleri ve bazı kitlelerin görülebilir hale gelmesi sağlanır.

BT radyasyon içermesi nedeniyle gereksiz yapılmamalıdır. Hızlı yapılması, dakikalar içinde çok farklı organ sistemlerini incelemesi nedeniyle tercih edilmektedir.

Manyetik Rezonans Görüntüleme

Manyetik rezonans (MR) görüntüleme, zararlı röntgen ışınları içermeyen, çok güçlü bir mıknatıs alanı içinde radyo dalgaları ile vücuttaki hidrojen atomunun titreşimini sağlayarak vücut kesimlerinin incelenmesini sağlayan bir tekniktir. Bu amaçla yalıtılmış odalar içerisinde, hasta çok güçlü ve tünel şeklindeki bir mıknatıs içerisinde masada yatar ve hareketsiz kalır. MR tetkiki boyunca hareket etmeden, sakin nefes alıp vererek yatmanız gerekir. Bazı incelemelerde kısa süreli nefes tutmanız istenebilir.

Mıknatısın gücü yeryüzünde maruz kaldığımız manyetik gücün en az 10.000 katıdır. İşte bu nedenle MR odasına girerken üzerinizdeki tüm çıkabilen metaller (kemer, saç tokası, takılar, bozuk para, anahtar, diş protezi) dışarıda bırakılır. Mıknatıs alanı kredi kartı, CD, teyp bandı gibi manyetik kartları da bozarak kullanılmaz hale getirir. Radyo dalgaları sadece inceleme yapılırken ortamda bulunur. Cihaz, inceleme anında mıknatıs alanının şiddetini ve yönünü değiştiren karmaşık mekanik sistemleri nedeniyle çok gürültü oluşturur. Özellikle çalışma esnasında kalp pilini bozar, bu nedenle kalp pili taşıyan hastalar kesinlikle MR tetkikine alınmazlar. Vücutta bulunan protez adını verdiğimiz materyaller eğer demir ya da çelik içeriyorsa(Bu tip malzemelere MR uyumsuzlar diyoruz.), bulundukları bölgeleri incelemek ve görüntülemek mümkün olmaz. Örneğin MR uyumsuz kalça protezi olan bir hastada rektum, prostat ya da rahimin görüntülenmesi mümkün olmayabilir. Protezi olan hastaya MR’ın zararı yoktur; ancak o bölgeden görüntüleme yapılamaz. MR’ın bilinen ve ispatlanmış bir zararlı etkisi yoktur. Bilgisayarlı tomografiden farkı, inceleme süresinin uzun oluşu ve inceleme sırasında hafif derecede gürültülerin yer almasıdır. İnceleme sırasında hastalıklı bölge ve normal oluşumların daha iyi değerlendirilmesi açısından damar yolu ile az miktarda ilaç verilmesi gerekebilir. Manyetik rezonans görüntüleme, özellikle yumuşak dokuların değerlendirilmesinde en yüksek çözünürlüğe sahip bir yöntemdir. Dokuların su içeriklerine bağlı olarak farklı diziler ile istenilen bölge hakkında bilgi elde edilebilir.

MR, dokunun çok farklı kimyasal ve fiziksel özelliklerini inceleyebileceğinden tetkik süreleri uzundur (20-30 dakika). Bazen hasta dokuyu sağlıklı olandan ayırt edebilmek amacıyla lavman yoluyla makattan veya damardan MR’a özgü ilaçlar verilebilir. Özellikle kalın barsak tümörlerinde MR, kolonoskopi ile görülen tümörlerin barsak duvarı ve etrafındaki dokulara olan yayılımını belirlemek amacıyla kullanılır. İnce dilimler olarak tanımlanabilecek kesitler ile her düzlemde farklı görüntüler alarak kitlelerin yaygınlığını belirlemek ve tedaviyi planlamak amacıyla kullanılır.

Sanal Kolonoskopi

Bilgisayarlı tomografi veya manyetik rezonans görüntüleme cihazları ile yapılan kalın bağırsak incelemesidir. Çekilen film, bilgisayar ortamında üç boyutlu hale getirilerek kalın bağırsağın bütün bölümlerini incelemeye olanak sağlar. Kolonoskopi işleminde olduğu gibi bu işlemde de bağısak temizliği gerekir. Fakat kolonoskopiden farklı olarak anüsten (makattan) herhangi bir cihaz(endoskop) ile muayene yapılmasına gerek kalmadan veya kalın bağırsak filminde olduğu gibi bağırsak içine herhangi bir ilaç vermeden bağırsak iç yüzünü kaplayan tabaka bu teknik ile incelenebilir. Bu işlem sırasında bağırsağın iç yüzeyinin ayrıntılı olarak incelenebilmesi için hastaya makattan(anüsten) bağırsak içine hava vermek gerekir. Bu işlem bazı hastalarda karın ağrısına neden olur.

Sanal kolonoskopi ile bağırsak içinde yer alan polip, ülser, divertiküler hastalık, kanser ve birçok hastalığın tanısı konulabilir. Bu işlemin tanı koyma güvenilirliliği kolonoskopiye göre daha azdır. Buna ek olarak sanal kolonoskopi ile doku örneği(biyopsi) alınamadığı için şüpheli bir hastalık bulgusu gözlemlediğinde hastaya tekrar kolonoskopi işlemi uygulanması gerekir. Kolonoskopi sırasında şüpheli bölge direk göz ile incelenebildiği gibi doku örneği de alınabilir.


Sizi Arayalım


Safra yolları iltihaplanmasında ilk önce muayene edilmesi gereken şey tıkanmaya sebep olan taştır. Röntgen ile taşın durumuna bakıldıktan sonra eğer ameliyata karar verildiyse laparoskopi ile gereken ameliyat yapılır.
Mamografi meme kanseri şüphesi olan hastalarda tarama yapmak için kullanılan teknolojik bir röntgen yöntemidir. Bu teknik sayesinde hastada meme kanseri olup olmadığı tespit edilerek erken müdahale imkanı ile tedavide başarı oranı arttırılmaktadır.
Karaciğer yetmezliği birçok hastalıktan dolayı kaynaklanıyor olabilir. Bu yüzden öncelikle karaciğer yetmezliğine neden olan problemin ne olduğunu anlamak için gerekli tetkiklerin yapılması ve bu problemi ortadan kaldırılması gerekli.
Karaciğer yağlanması kendini hemen belli eden bir rahatsızlık olmadığı için uzun yıllarca bu hastalığınızın farkında olmayabilirsiniz. Belirtilerin en başında halsizlik, zayıflamak, karın ağrısı ya da hafıza problemleri gelmektedir.
Kadınlara göre erkeklerde görülme yüzdesi daha fazla olan karaciğer kanserinin belirtileri tümörün boyutu ile yaygınlığına bağlı olarak farklılık göstermektedir. Elle hissedilir derecede bir büyüklüğe geldiğinde zaten hastalık ilk evrelerini geçirmiş olur.
İnsan vücudundaki en büyük iç organlardan bir tanesi karaciğerdir. Karaciğer aynı zamanda vücudumuzun hayati önem taşıyan işlevlerini yerine getirmektedir. Karaciğer büyümesi bazı kişilerde uzun yıllar boyunca fark edilemeyebilir.
Bağırsak kanserinde en çok başvurulan tedavi yöntemleri radyasyon, kemoterapi ve cerrahi müdahalelerdir. Tedavi yöntemine, tümörün durumuna göre karar verilmektedir. Yani tümörün hangi evre ve nerede oluştuğu göz önünde bulundurulmaktadır.
Çoğunlukla basit gıda zehirlenmelerine bağlı olarak meydana gelen bağırsak iltihabının farklı nedenleri de olabilir. Eğer sebepsiz yere karnınızda aşırı ağrılı sancılar hissediyorsanız ya da bağırsak düğümlenmesi gibi bir durumda hastaneye gitmeniz gerekmektedir
Damar sertliğinin hızlanması Kalp Damar Hastalıklarına neden olmaktadır. Kalp krizi ve inme gibi olayların önlenebilmesi damar sertliğinin (aterosklerozun) erken dönemde belirlenmesi ve risklerin azaltılması ile mümkün olabilmektedir.
Fıtık, karın duvarındaki yırtıktan çıkan iç organların cilt altında bir şişlik oluşturmasıdır. Şişlik zaman zaman oluşur ve kaybolur. Ayağa kalkınca, öksürünce şişlik ortaya çıkar, sırt üstü uzanınca kaybolur. Yatınca şişlik fıtık kesesi içindeki organların karın içine geri döner.
Tiroid hastalıkları ile kilo veya metabolizma arasında uzun zamandan beri bir ilişki olduğu bilinmektedir. Halkın birçoğunun birisi zayıfladığı zaman “herhalde zehirli guatrı vardır” veya şişmanladığı zaman “guatrı çalışmıyor” dediğini biliyoruz.
Uzun ve bükülebilir tübüler bir aletle kalın bağırsağın içini örten tabakanın tamamının görsel yolla güvenli ve etkili olarak incelenmesidir. Kalın bağırsak hastalıklarının tanısında, biopsi almada ve poliplerin çıkarılmasında kullanılır.
Pek çok ben zararsızdır ama bazılarında melanom gelişme ihtimali daha yüksektir. Bunlar daha büyük, daha koyu renkli benlerdir. Bende büyüme, renginde koyulaşma, benin yanında küçük satellit bencikler ve kanama varsa bu endişe vericidir.
Seboreik keratozlar sıklıkla siğillerle karıştırılmalarına rağmen siğillerden oldukça farklıdırlar. Seboreik keratoz derinin üst kısmının kanser dışı büyümesidir. Bir tane olabildiği gibi gruplar halinde de bulunabilir. Kahve, açık kahve renkten siyaha kadar değişebilirler.
Düzenli aralıklarla tıbbi takip ve yönetim alamayacak hastalar. Alkol ve madde bağımlısı olan kişiler. Hayatı tehdit eden hastalık varlığı (kanser gibi). Kendi kendine ve yakınları tarafından yeterli bakım sağlayamayacak hastalar.
Özellikle morbid obez hastalar, eğer tedavi edilmezlerse yaşıtlarına göre kalp ve damar hastalıklarına, diyabete, hipertansiyona daha erken yaşlarda yakalanırlar. Hatta bu hastalıkların riskleri nedeniyle daha erken yaşamlarını yitirebilirler.
Mide balonu gıda tüketimini azaltmak, yeni diyet ve davranış usullerini öğrenmeyi kolaylaştırmak amacıyla midede mekanik olarak bir dolgunluk hissi ve hacim oluşturmak için endoskopi yardımıyla mide içerisinde şişirilerek yerleştirilir.
Laparoskopik sleeve gastrektomi ameliyatıyla hastanın vücut kitle indeksine göre (her bireye göre değişmekte) midenin bir kısmı rehber tüp eşliğinde laparoskopik yöntemle (yani kapalı ameliyatla) ve özel dikiş materyalleri ile güvenli olarak çıkartılır.
Galata Tıp Merkezi

info@galatatip.com.tr

En Üst .