Kış Aylarında Görülen Hastalıklar

Kış Aylarında Görülen Hastalıklar
Soğuk algınlığı (Akut Nazofarenjit)

Çok küçük mikroplarla oluşan ve en sık görülen kış hastalığıdır. Yaklaşık 200 çeşit virüs, bu hastalığa neden olur. Nezle diye adlandırılan hastalık da bu gruptadır. Mikrop, vücudunuza girdikten birkaç gün sonra hastalık belirtileri başlar. Burun akıntısı, boğaz ağrısı, koku ve tat duyumunun azalması, hafif ateş en sık görülen belirtileridir.

Hastalık solunum yoluyla bulaşır fakat gözden kaçan önemli bir bulaşma yolu da kirli ellerdir. Ağız ve burun salgılarının bulaştığı ellerle başka kişilere veya eşyalara temas sonucu mikrop kolayca bulaşır. Diğer insanlar kirlenmiş ellerini, ağız veya buruna götürerek hastalığı alırlar.

Hastalıktan korunmak için el temizliğine dikkat etmeli, hastalıklı kişilerin olduğu kapalı ortamlardan ve yakın temastan kaçınmalı ve soğuğa karşı kişisel önlemler almalısınız. Tedavide antibiyotiğin yeri yoktur çünkü antibiyotikler virüsleri öldürmez. Ağrı kesiciler, vitamin desteği, bazı soğuk algınlığı ilaçları ile ortalama bir hafta içerisinde iyileşebilirsiniz.

Grip (Ifluenza)

Influenza virüslerle oluşur. Soğuk algınlığı ile karıştırılır. Aslında çoğunlukla daha ağır ve ciddi bir tablodur. Ateş, baş ağrısı, boğaz ağrısı, öksürük, titreme, yaygın vücut ağrıları olur. Çocuklarda ve yaşlı kişilerde daha ağır seyreder. Genel korunma önlemleri dışında en iyi korunma yolu, her yıl grip aşısı olmaktır.

Hastalık tedavisinde özel virüs ilaçları ve belirtilere yönelik destekleyici tedaviler uygulanır. Tedavi daha ciddi ele alınmalı ve yakın doktor kontrolünde uygulanmalıdır.

Farenjit ve tonsillit

Farenjit boğaz, tonsillit ise bademciklerin iltihabıdır. Birçok mikrop etken olabilir. En sık görülen etken; “A Grubu Beta Hemolitik Streptokok” türü bakterilerdir ve tedavi edilmeyen bazı hastalarda “Akut Romatizmal Ateş” denilen hastalığa yol açabilirler. Ateş, boğaz ağrısı, yutma güçlüğü, boğazda gıcıklanma hissi ve vücut ağrıları olabilir. Tedavide çoğunlukla antibiyotik, ağrı kesici ve diğer destekleyici tedaviler uygulanır.

Diğer solunum yolu hastalıkları

Akut Sinüzit, kafatasında bulunan sinüs adı verilen kemik boşluklarının iltihabıdır. Burun tıkanıklığı, baş ağrısı, ateş, geniz akıntısı gibi belirtiler verir. Süregelen hale gelme (kronikleşme) olasılığı vardır.

Otitis Media, orta kulak iltihabıdır. Çoğunlukla şiddetli boğaz iltihaplarından sonra gelişir. Kulak ağrısı, ateş ve genel durum bozukluğu ile seyredebilir.

Akut Larenjit, ses tellerinin olduğu gırtlak kısmının iltihaplanmasıdır. Boğaz ağrısı, ateş gibi belirtilerinin yanında ses kısıklığı ile seyreder.

Akut Bronşit ise akciğerlerdeki bronşların iltihabıdır. Öksürük, balgam, ateş, nefes darlığı gibi belirtilerle seyreder. Bu grup hastalıklar biraz daha ciddi enfeksiyonlardır. Tedavileri dikkatle ve uzun yapılmalıdır. Ciddi doktor takibine ihtiyaç duyulur.

Zatürree (Pnomoni), kış aylarında sık görülen akciğer iltihabı türüdür. Yüksek ateş, nefes darlığı, şiddetli öksürük, göğüs ağrısı ve genel durum bozukluğu yapar. Çocuk ve yaşlılarda ağır seyreder. Kuvvetli antibiyotik ve hastanede yatarak tedavi gerekebilir.

Kış aylarında sıklığı artan diğer hastalıklar

Astım, Kronik Bronşit gibi süregelen akciğer hastalıkları basit solunum yolu iltihapları ile de artabilir. Hipertansiyon, kalp hastalıkları, şeker hastalığı gibi diğer kronik hastalıklar da kış aylarında kontrolden çıkmaya eğilimlidirler.

Nasıl korunuruz?
  • Kış aylarına girerken mutlaka genel kontrollerinizi yaptırmalısınız.
  • Öneriler doğrultusunda aşı yaptırabilirsiniz.
  • Yaşanan ortam ısısı iyi ayarlanmalı ve havanın aşırı kuru olması engellenmelidir.
  • Egzersiz programlarınızı kış aylarında uygun saatlere çekmeli ve hava kirliliğinin en az olduğu dönemde yapmalısınız.
  • Beslenme programınızı gözden geçirmeli, doğal yoldan veya ilaç şeklinde vitamin takviyeleri yapmalısınız.
  • Kirli, kapalı ve soğuk ortamlarda uzun süre kalmamalı, enfeksiyonu olan kişilerle yakın temastan kaçınılmalısınız.
  • Hava sıcaklığına uygun kıyafetler giymelisiniz.

Sizi Arayalım


İdrar yollarında yanma genellikle idrar yolu enfeksiyonuna bağlıdır. Bu enfeksiyon idrar yollarından mesaneye kadar giden bakterilerden kaynaklanmaktadır. İdrar yolu enfeksiyonuna yada idrar yanmasına sistit de denilmektedir.
Genel olarak kansızlık insan vücudundaki kan miktarının az olmasını değil kanın içindeki bileşenlerin olması gereken değerlerden düşük oranda bulunması durumunu ifade eder.
Mide yanması genellikle yemek yedikten sonra ortaya çıkmaktadır. Halk arasında mide kaynaması olarak dile getirilen mide yanması, tüketilen besinler açısından kişiye göre değişiklik gösterebilir.
Kabızlık anlık olarak yaşanabildiği gibi birçok sebebe bağlı ciddi problemlerin habercisi de olabilir. Dışkılama ihtiyacını ertelemek anlık kabızlığa sebep olabilir, ancak bunun yanı sıra genetik yatkınlık, yeterli su içmeme, beslenme düzensizliği, uyku düzensizliği,
Vücutta bulunan kan, kırmızı rengini hemoglobin adlı proteinden almaktadır. Yani kana al-kırmızı rengini bu protein vermektedir. Hemoglobinin en önemli ve etken maddesi demirdir.
Belirtileri Ve Tedavisi Ülser, sindirim sıvıları ve mide asitlerinin mide, yemek borusu ya da onikiparmak bağırsağını tahrip etmesi sonucunda söz konusu organda meydana getirdiği doku kaybına verilen addır.
Bu yazımızda zatürree hastalığını tanıyıp ve bu hastalıkla ilgili önemli bilgilere sahip olacağız. Tıp dilinde Pnömoni adıyla bilinen zatürree bir ya da birden fazla akciğer lobu iltihaplanması sonucunda meydana gelen bir hastalıktır.
Zatürree genellikle mikrobik bir rahatsızlık olduğundan mikropların üreyebildiği ve en fazla olduğu zamanlarda öksürükle, tıksırıkla veya konuşma esnasında ağızdan çıkan tükürük ya da benzeri şeylerle başka birine bulaşabilir.
Hastanın tansiyonu 180-110 mmHg derecede yükselmediyse normal şartlarda bir belirti görülmez. Yüksek tansiyonda en fazla görülen belirtiler ise: başın dönmesi, baş ve kalp ağrısı, ulakta çınlama, nefes alıp vermede yaşanan sıkıntıdır.
Üst solunum yolu enfeksiyonuna neden olan şey virüs ve bakterilerdir. Üst solunum dediğimiz yer ise nefes alıp verirken havanın temasta bulunduğu ilk yerdir diyebiliriz. Yani etrafımızdaki virüs ve bakteriler öncelikle bu bölgede etkili olur.
Tiroid şekil olarak kelebeği andıran bir salgı bezidir. Bu salgı bezi gırtlağımızın ve köprücük kemiğimizin arasında soluk borumuza sarılmış bir şekilde durur. Vücudumuzdaki görevleri ise metabolizmamızı ve beden sıcaklığımızı düzenler.
Şeker hastalığı deyip geçmemek gerekir. Çünkü şeker hastalığı bir diğer adıyla diyabet hastalığı pek çok sendroma neden olmaktadır. Sizler için bu yazımızda yardımcı olmak adına şeker hastalığının belirtilerini bir liste halinde sıraladık.
Yüksek kolesterol asla ihmal edilmemesi gereken bir durumdur. Çünkü yüksek kolesterolün vücudumuzda birçok olumsuz etkisi vardır ve bu etkiler oldukça ciddi boyuttadır. Örneğin felç, kalp krizi, bilinç kaybı gibi ciddi problemlere neden olabilir.
Kandaki total kolesterolün seviyesinin normal olup olmadığına karar verilirken göz önünde bulundurulması gereken şeyler vardır. Bunlar LDL kolesterol, HDL kolesterol, Trigliserid Kolesterol ve hastada irsi bir yatkınlığın olup olmadığıdır.
Akciğerlerimize hava bronş tüpleri ile ulaşır. Eğer bu bronş tüplerinin iç yüzeyinin zarı iltihaplanırsa bronşit hastalığı meydana gelir. Bronşit iki farklı şekilde karşımıza çıkar. Birincisi akut bronşit ve ikincisi ise kronik bronşittir.
Eğer bebeğiniz ilk üçüncü ayında ise bebeğinizi soğuk algınlığından korumak için yapacağınız en iyi şey onu bu hastalığa yakalanmış kişiden uzak tutmaktır. Kışın bu yöntem önemlidir çünkü kışın soğuk algınlığı virüsü çok fazla sirkülâsyonda bulunur.
Parazit bir canlı olan ve beyaz renkteki bağırsak kurtları genelde ince ve kalın bağırsağımızda bulunur ama bağırsak kurdu oluşumu çok fazla ise kalın bağırsaktan mesaneye doğru hareket ederler. Bu tür canlıların üremesi yumurtlama yoluyla gerçekleşmektedir.
Reflü, yemeğin ardından yaşanan hazımsızlık, yanma ve ekşime gibi şikayetlere neden olan mide asidinden kaynaklı bir rahatsızlıktır. Reflü bazen kısa sürede geçebilir ama bazen de çok rahatsız edici bir rahatsızlık haline gelebilir.
Galata Tıp Merkezi

info@galatatip.com.tr

En Üst .