Kış Ayları için Sağlıklı Beslenme Reçetesi

Kış Ayları için Sağlıklı Beslenme Reçetesi

Galata Tıp Merkezi olarak sizleri önemsiyoruz ve hayatınızın her evresinde sağlıklı beslenmeye bir adım daha yaklaşmanız için sizlere yardımcı oluyoruz. Galata Tıp Merkezi beslenme ve diyet bölümümüzde kış aylarında beslenmeye yönelik danışanlarımızı bilgilendiriyor ve özellikle bağışıklık sitemimizin kötü etkilendiği bu aylarda nasıl beslenmeniz gerektiğini sizlerle paylaşıyoruz.

Kış mevsiminin gelmesiyle havalar soğudu ve bu da beslenmemizde bir çok değişikliğe neden oldu. Daha az ve yüksek enerjili öğünler tüketmeye, daha az sıvı tüketmeye başladık. Şekerli ve yağlı gıdaları daha çok sofralarımızda bulundurur olduk. Bunun yanı sıra günlük fiziksel aktivitemizde kısıtlandı. Kapalı ortamlarda daha çok vakit geçirmeye başladık. Fiziksel aktivitenin azalması, gecelerin uzaması, televizyon başında geçirilen uzun saatler ve bu süreçte yenilen kalorili yiyecekler nedeniyle vücut ağırlığımızda istenmeyen yönde değişiklikler ortaya çıktı. Tüm bunların yanı sıra özellikle kış aylarında yaptığımız bu yanlış beslenme tercihleri; bu aylarda daha çok ortaya çıkan soğuk algınlığı, gribal enfeksiyonlar, bronşit gibi bir çok hastalığa da daha kolay yakalanmamıza neden oldu.

 

‘ Besinler ilacınız, İlacınız besinler olsun ‘ ( Hipokrat )

Bilimsel açıdan baktığımızda da biliyoruz ki bir çok hastalığın temelinde yanlış beslenme bulunmakta ve sağlıklı beslenme de bir çok hastalığın önüne geçerek hastalıkların ilerlemesini yavaşlatmaktadır. Hipokrat’ın şu meşhur sözünü hatırlayarak ve bir kez daha vurgulayarak kış aylarında nasıl beslenmemiz gerektiğini beraber konuşalım.

  • Yeterli ve dengeli beslenme beslenmenin birinci amacıdır. Hayatımızın her evresinde yeterli ve dengeli beslenmeyi sağlamalıyız. Yeterli ve dengeli yeterli besin öğesi almamızı sağlayarak özellikle bu aylarda bağışıklık sistemimizin güçlü kalmasına yardımcı olacaktır.
  • Mevsiminde sebze ve meyve tüketimi olmazsa olmazımızdır. Vitamin ve minerallerin temel kaynakları olan meyve ve sebzeleri mevsiminde olacak şekilde sofralarımızda bulundurmalıyız. Bu sayede vücut direncimiz artacak ve bağışıklık sistemiz güçlenecektir. Özellikle antioksidan olan A,C ve E vitaminlerinin zengin kaynaklarını tüketmeli ve bağışıklık sitemizin güçlenmesine yardımcı olmalıyız. Havuç, brokoli, kabak, lahana, karnabahar, maydanoz, roka, portakal, mandalina, greyfurt, gibi besinlerin tüketimini arttırmalı ve E vitamininin esas kaynakları olan bitkisel yağları da yemeklerimizde ve salatalarımız da ölçülü bir şekilde bulundurmalıyız.
  • Yukarıda belirttiğimiz gibi C vitamini güçlü bir antioksidan ve biz biliyoruz ki C vitamini hastalık süresini kısaltarak bağışıklık sistemimizin güçlenmesine yardımcı oluyor. Bu nedenle meyve ve sebze tüketimine dikkat etmeli ve hazır meyve suları yerine vitamin kaybının minimum olduğu taze sıkılmış meyve sularını tüketmeliyiz. Ve unutmamalıyız ki sıkıldıktan sonra bekleme süresine kadar uzun olursa kayıp o kadar fazla olur. Ve yine C vitamini kaynağı olan sebzeleri, salata olarak her öğünde bulundurmalı taze limon suyu ilave ederek bekletmeden tüketmeliyiz.
  • Antioksidan olan E vitamini de bağışıklık sisteminin güçlendirilmesinde etkilidir. Ve ayrıca A vitamininin okside olmasını da engellemektedir. Bu nedenle E vitaminin kaynakları olan bitkisel yağlar, yeşil yapraklı sebzeler, fındık ceviz gibi yağlı tohumları diyetimizde yeterli miktarda bulundurmalıyız.
  • Biliyoruz ki D vitaminin esas kaynağı güneştir. Özellikle bu aylarda D vitaminin yeterli miktarda karşılanamaması kemik ve diş sağlığı açısından sorun yaratabilir. Bu nedenle uzmanlara danışarak bu gereksinimi karşılamak için uygun takviyeler alabilirsiniz.
  • Kemik ve diş sağlığını etkileyen en önemli minerallerden biride kalsiyumdur. Kalsiyum tüketimine özen göstermeli ve kalsiyumun zengin kaynakları olan süt ve süt ürünlerini diyetimizde yeterli miktarda bulundurmalıyız.
  • Kış mevsimi demek bol bol sofralara gelecek taze balıklar demektir. Balık beyin fonksiyonlarının gelişimi için gerekli çoklu doymamış yağ asitlerinin ( omega -3 ) temel kaynağıdır. Bunun yanı sıra balık fosfor, selenyum ve iyot mineralleri gibi bir çok minerali bize sağlayarak bağışıklık sistemimizin güçlenmesine yardımcı olarak hastalıklara karşı bizleri korur. Bu nedenle hafta da en az 2 kez balık tüketmeli ve yanında mevsim sebzeli salatamızı unutmamalıyız.
  • Bu aylarda yöneldiğimiz yanlış ve yüksek enerjili besinler nedeniyle yazın verdiğimiz kiloları geri alabilir, kilo kontrolümüzü sağlamada zorluk yaşayabiliriz. Bu nedenle öncelikle sağlıklı ara öğünler yapmaya özen göstermeli günlük almamız gereken kaloriyi 6 – 8 gibi öğünlere bölerek yeterli bir şekilde tüketmeliyiz. Beyaz undan yapılmış besinler yerine tahıllı veya kepekli undan yapılmış besinleri tercih etmeli, taze meyvelerimizi ölçülü bir şekilde ara öğünlerde tüketmeli, tatlı ihtiyacını gidermek için kuru meyvelerden yararlanmalı, süt ve süt ürünlerinin yarım yağlı veya yağsız olanlarını tercih etmeli, yemekleri hazırlarken ölçülü ve kişi başına bir tatlı kaşığı yağ olacak şekilde hazırlamalı ve fiziksel aktivitemizi arttırarak günde en az 45 dk kendimize aktivite yapacak vakit ayırmalıyız.
  • Yeterli sıvı tüketmeliyiz. Özellikle bu aylarda azalan sıvı gereksinimini arttırabilmek için kendimize hedefler koymalıyız. 8 – 10 su bardağı kadar su veya 4 adet yarım litrelik şişeler gibi sınırlamalar koyarsak gerekli su miktarını tamamlamış oluruz. Biliyoruz ki Vücut ısısını dengede tutabilmek için bol sıvı almamız gerekir. Yeterli sıvı alımı vücutta oluşan toksinlerin (zararlı öğeler) atılması, vücut fonksiyonlarının düzenli çalışmasında, metabolizma dengesinin sağlanmasında ve vücutta pek çok biyokimyasal reaksiyonun gerçekleşmesinde son derece önemli rol oynamaktadır. Bu nedenle günde 2.5 – 3 litreye yakın su tüketimine özen göstermeli ve canımız istemese bile su içmeliyiz.
  • Evet sıvı alımı bizim için önemlidir ama su dışında neler içtiğimizde bağışıklık sistemimiz için önemlidir. Bağışıklık sitemimizi güçlendirmek için daha çok taze meyve suları, süt – ayran – kefir ve bitki çaylarına ( özellikle yeşil çay, kuş burnu, ıhlamur, ekinezya gibi ) yönelmeli demli çay, kahve, asitli içecekleri beslenmemizde azaltmalıyız.

Sizi Arayalım


Yılbaşı gecesinde abartılı yiyecek ve içecek tüketiminde bulunduysak neler yapabiliriz?
Kilo artışı ve aniden soğuyan havaları beraberinde getiren kış mevsiminde nasıl besleneceğinizi biliyor musunuz ?
Galata Tıp Merkezi Beslenme ve Diyet uzmanı Hatice Marangoz Ramazan ayının ardından karşılayacağımız bayramı sağlıklı tercihler yaparak geçirmenizin sağlığınız üzerindeki önemini vurguladı
Diyetisyenimiz Hatice Marangoz'dan yaza nasıl hazırlanmamız gerektiği ile ilgili bir birinden önemli 7 bilgi
Sağlığa olan pek çok faydası nedeniyle su içmenin önemli olduğu her zaman söylenir, ancak bunu ne zaman ve nasıl yapmanız gerektiğini biliyor musunuz?
Yaz ayları yaklaşırken ilk akla gelen şeylerden biri fazla kilolardan kurtulmak oluyor. Ancak kilo verme telaşıyla yapılan yanlış diyetler hem kalıcı bir çözüm vermez hem de ciddi sağlık sorunlarını beraberinde getirebilir.
Kefir, kökeni Kafkaslara dayanan ve ilk kez Türkler tarafından yapılan bir süt grubu içeceği olarak biliniyor. Sütte laktik asit ve etil alkol fermantasyonu gerçekleşmesiyle oluşan kefir, zengin içeriğinden ve bağışıklıktan, hücre yenilenmesine,
Sabah uyandığınızda su içmenin 90 dakika içinde metabolizmayı %24 hızlandırdığı yapılan çalışmalarda kanıtlanmıştır. Güne su ile başlayarak metabolizma hızlanmasına yardımcı olurken aynı zamanda sindirim sisteminizin daha iyi çalışmasına destek olacaktır.
Bağışıklık sisteminizi beslenmenizde yapacağınız değişikliklerle güçlendirin. Bağışıklık sistemi, vücudu hastalıklara karşı koruyan, patojen (bakteri, virüs vb.) ve tümör hücrelerini tanıyıp onları yok eden işleyişlerin tümüdür.
Okul çağı çocukları denilen dönem 6–10 yaş arasıdır. Bu yaş grubu çocuklarda da sağlıklı beslenme ilkeleri esas alınır. Yetişkinler sağlıklı besinleri diyetlerine daha kolay eklerken bu dönemdeki çocuklara sağlıklı besinleri kabul ettirmek zordur.
Gemi adamları oruç tutarken meyve tüketimini kesinlikle atlamamaları gerekmektedir. Yeterli ve dengeli beslenmenin Ramazan Ayında da sürdürülebilmesi için günün oruç tutulmayan bölümünde en az üç öğün tamamlanmalı ve sahur öğünü atlanmamalı.
Galata Tıp Merkezi olarak beslenmenin anne karnından başlayarak yaşam boyu devam ettiğini biliyoruz. Bu yüzden yaşam kalitenizin devamlılığına katkı sağlamak başlıca hedefimizdir. Bu yönde uzman kadromuz çalışmalarıyla size yardımcı olmaya hazırdır.
Hamilelik sonrasında anneler, sağlıklı kilo vermek için yeterli sıvı tüketimine ve yeterli uykuya dikkat edilmesinin yanı sıra düzenli aralıklarla fiziksel aktivitelerini aksatmamaları gerekmektedir. Ayrıca stresten de uzak durmaları önerilmektedir.
Yeterli ve dengeli beslenmenin Ramazan Ayında da sürdürülebilmesi için günün oruç tutulmayan bölümünde en az üç öğünü tamamlamak ve sahur öğününü atlamamak gerekir. Dikkat edilmesi gereken en önemli şey ise sıvı tüketimidir.
Galata Tıp Merkezi Beslenme ve Diyet Kliniği olarak yaz aylarına yaklaşırken bu aylarda ‘Beslenmemizde nelere dikkat etmeliyiz? Hangi besinlerden uzak durmalıyız? Öğünlerimizi nasıl planlamalıyız?’ gibi merak edilen soruları sizler için yanıtladık.
Galata Tıp Merkezi olarak danışanlarımızın gebelik sürecini en iyi şekilde geçirmelerini ve hem gebelikte hem de gebelik sonrasında yeterli ve dengeli beslenmelerini sağlayıp, beslenmeyle ilgili her hangi bir sağlık sorunun oluşmamasına yardımcı oluyoruz.
İnsanın, sağlıklı büyüme ve gelişmesi, sağlıklı ve üretken olarak hayat kalitesini artırması için besin öğelerinin her birinden günlük ne kadar alınması gerektiği belirlenmiştir.Bu öğelerin birinin eksikliği veya fazlalığı durumunda büyüme engellenir.
Mevsim geçiş dönemlerinde değişen hava şartları insan sağlığını ve hayat temposunu etkilemektedir. Bahar yorgunluğu; kış aylarında yavaşlamış olan metabolizmanın baharın gelmesiyle birlikte bu değişime ayak uyduramamasından kaynaklanır.
Galata Tıp Merkezi

info@galatatip.com.tr

En Üst .