Kilo ve Tiroid İlişkisi

Kilo ve Tiroid İlişkisi

Kilo ve tiroid hormonları arasında ilişki var mı?

Tiroid hastalıkları ile kilo veya metabolizma arasında uzun zamandan beri bir ilişki olduğu bilinmektedir. Halkın birçoğunun birisi zayıfladığı zaman “herhalde zehirli guatrı vardır” veya şişmanladığı zaman “guatrı çalışmıyor” dediğini biliyoruz. Hatta birçok hasta doktora gitmeden önce kilo alıp verişine bakarak kendi hastalığının tanısını koyabilmektedir. Tiroid bezi vücut metabolizmasını düzenleyen hormonları yani T3 ve T4’ü üretir. Metabolizma, muayyen bir zaman içinde vücudun tüketmiş olduğu oksijenin ölçülmesi ile tespit edilir. Ölçüm istirahat halinde yapılmışsa buna bazal metabolizma hızı (BMH) denir. Eskiden hastanın tiroid durumunu ölçmek için BMH testi kullanılmakta idi. BMH düşük olanlarda tiroid bezinin çalışmadığı (hipotiroidi, tembel guatr), BMH yüksek olanlarda ise tiroidin çok çalıştığı (hiperitiroidi, zehirli guatr) görülmüştür. Ancak daha sonra yapılan çalışmalarda BMH’nin tiroid hastalıkları dışında birçok başka faktörlerden de etkilendiği görülmüş ve birçok hekim tiroid hastalıklarının değerlendirilmesinde bu testi kullanmamaya başlamıştır.

Bazal Metabolizma ile Kilo Arasındaki İlişki

BMH’da görülen farklılıklar enerji dengesi değişikliğine bağlıdır. Enerji dengesi, vücudun aldığı ve harcadığı kalori miktarları arasındaki farklılığı yansıtmaktadır. Amfetamin gibi ilaçlarla BMH'ın artırılması vücut ağırlığının düşmesine yani zayıflamaya neden olur. Bu duruma bakarak birçok kişi bazal metabolizma değişikliğine neden olan tiroid hormon değişikliğinin de enerji dengesinde ve dolayısıyla vücut ağırlığında değişikliğe neden olacağı sonucuna varmaktadır. Hâlbuki BMH bütünüyle ağırlık ve tiroid arasında bir ilişkiden ibaret değildir. Mesela BMH değişik mekanizmalar ile düşürüldüğünde beklenen şekilde hastalar kilo almamaktadır. Dolayısıyla, metabolik hız, enerji dengesi ve kilo değişiklikleri arasında çok karmaşık bir yapı olduğu görülmektedir. Tiroid hormonları yanında enerji harcamasını, gıda alımını ve vücut ağırlığını kontrol eden birçok hormon, proteinler ve diğer kimyasallar mevcuttur. Bütün bu maddeler beyindeki enerji harcamasını düzenleyen merkezlerle ve vücuttaki enerji harcamasını kontrol eden dokular ile iletişim halinde olduğundan sadece tiroid hormon değişikliklerinin BMH üzerine olan etkisini tahmin etmemiz mümkün değildir. Sonuç olarak şimdilerde herhangi bir hastada tiroid hormon değişikliklerinin kilo üzerine etkisi tespit edilememektedir.

Hipertiroidi ve Kilo Arasındaki İlişki

Hipertiroidide (zehirli guatr) birçok hastada BMH artar ve hastanın kilosunda azalma görülür. Dahası kilo kaybı ihtimali hipertiroidi şiddeti ile ilgilidir. Hipertiroidi çok şiddetli ise kiloyu muhafaza etmek için hastanın BMH’ı artarak artmış kalori ihtiyacı karşılanmaktadır. Hasta çok fazla harcadığı kaloriyi geri alamaz ise, kalori fazla harcandığı için kilo kaybı oluşur. İştahımızı, metabolizmamızı ve aktivitemizi kontrol eden faktörler çok karmaşıktır ve tiroid hormonları bu karmaşık sistemin aktörlerinden sadece birisidir. Kilo kaybı ayrıca subakut tiroiditte ve dışarıdan fazla miktarda tiroid hormonu alımında ortaya çıkar. Ancak tiroid hormonları iştahı artırdığından bazı hastalar aşırı yemeye bağlı kilo kaybı yerine kilo almaktadır.

Hipertiroidi tedavisinden sonra tekrar kilo alınmaktadır. Hipertiroidi tedavisinden sonra anormal olan durum normale dönmektedir. Böylece kilo azalması durmakta ve hastalık sırasında verilen kilolar tekrar alınmaktadır. Bu durum şişmanlığın tedavisinde neden tiroid hormonlarının faydalı olmayacağının gösterilmesi açısından önemlidir. Tiroid hormon tedavisi sırasında hasta zayıflamakta tedaviyi kestikten sonra ise verdiği kiloları tekrar almaktadır.

Zayıflamak için tiroid hormonu (Levothyroxine, Tefor, Levotiron, Euthyrox, L-thyroxine) kesinlikle kullanılmamalıdır. Eskiden bir ara tiroid hormonları kilo vermek isteyenlerde kullanılmıştı. Son zamanlarda yine bazı tiroid hastaları zayıflamak için fazla miktarda tiroid hormonu almaktadır. Fazla miktarda tiroid hormonu kullanılması kuşkusuz diyet ile verilen kilo kaybından daha fazla kilo kaybına neden olmaktadır. Ancak tiroid hormonları bırakıldığı zaman hasta aldığı kiloları tekrar kısa zamanda geri almaktadır. Diğer yandan fazla miktarda alınan tiroid hormonunun sadece yağların değil aynı zamanda kasların da erimesine neden olduğu unutulmamalıdır. Ayrıca yüksek miktarda tiroid hormonu alımı diğer bazı metabolik problemlerin de ortaya çıkmasına neden olacaktır. İlaca bağlı hipertiroidi gelişen bu hastalarda zayıflama yanında çarpıntı ve sinirlilik ortaya çıkmaktadır. Bazılarında ise iştah artmasına bağlı zayıflama yerine kilo alınmaktadır. Bu nedenle tiroid hastası olmayan kilolu hastaların veya tiroid hastalarının kilo vermek için fazladan tiroid hormonu alması kendilerine fayda yerine zarar vermektedir.

Hipotiroidi ile kilo alımı arasında ise şöyle bir ilişki vardır; Hipotiroidismde bazal metabolizma düşmekte ve bu nedenle hasta kilo almaktadır. Ağır hipotiroidi durumunda kilo alımı daha fazla olmaktadır. Bununla beraber hipotiroidiye bağlı düşen BMH hipertiroidide görülen BMH artışından daha azdır. Yine de hipotiroidide görülen kilo artışı çok karmaşık mekanizmalar ile ortaya çıkmakta ve aşırı miktarda yağ depolanmasına bağlı gelişmemektedir. Kilo artışının çoğu tuz ve su tutulumuna bağlı olarak ortaya çıkar.

Genel olarak hipotiroidi de kilo alımı su ve tuz tutulumuna bağlı olarak geliştiğinden hipotirodi tedavisi sonrası kilo kaybı 10’dan daha azdır. Hipertiroidide olduğu gibi hipotiroidide de tedaviden sonra hasta hipotiroidi öncesi kilosuna dönmektedir. Bununla beraber hipotiroidi gelişimi uzunca bir zaman aldığından başarılı bir tedavi sonrası anlamlı bir kilo kaybının olmadığı sıklıkla görülmektedir. Hipotiroidinin tüm belirtileri düzeldikten sonra sadece kilo kaybının olmaması bunun hipotiroidiye bağlı olmadığını göstermektedir. Hipotiroidi tedavisinden sonra, yani tiroid hormonlarının normal düzeye gelmesinden sonra kilo alımının devam etmesi, kilo alımının tiroid hastalığı ile ilgisinin olmadığını göstermektedir. Normal tiroid hormonu düzeyi olan tedavi görmüş hipotiroidi hastalarının kilo alım ve verimi, tiroid fonksiyonu normal olan kişiler gibidir.


Sizi Arayalım


Safra yolları iltihaplanmasında ilk önce muayene edilmesi gereken şey tıkanmaya sebep olan taştır. Röntgen ile taşın durumuna bakıldıktan sonra eğer ameliyata karar verildiyse laparoskopi ile gereken ameliyat yapılır.
Mamografi meme kanseri şüphesi olan hastalarda tarama yapmak için kullanılan teknolojik bir röntgen yöntemidir. Bu teknik sayesinde hastada meme kanseri olup olmadığı tespit edilerek erken müdahale imkanı ile tedavide başarı oranı arttırılmaktadır.
Karaciğer yetmezliği birçok hastalıktan dolayı kaynaklanıyor olabilir. Bu yüzden öncelikle karaciğer yetmezliğine neden olan problemin ne olduğunu anlamak için gerekli tetkiklerin yapılması ve bu problemi ortadan kaldırılması gerekli.
Karaciğer yağlanması kendini hemen belli eden bir rahatsızlık olmadığı için uzun yıllarca bu hastalığınızın farkında olmayabilirsiniz. Belirtilerin en başında halsizlik, zayıflamak, karın ağrısı ya da hafıza problemleri gelmektedir.
Kadınlara göre erkeklerde görülme yüzdesi daha fazla olan karaciğer kanserinin belirtileri tümörün boyutu ile yaygınlığına bağlı olarak farklılık göstermektedir. Elle hissedilir derecede bir büyüklüğe geldiğinde zaten hastalık ilk evrelerini geçirmiş olur.
İnsan vücudundaki en büyük iç organlardan bir tanesi karaciğerdir. Karaciğer aynı zamanda vücudumuzun hayati önem taşıyan işlevlerini yerine getirmektedir. Karaciğer büyümesi bazı kişilerde uzun yıllar boyunca fark edilemeyebilir.
Bağırsak kanserinde en çok başvurulan tedavi yöntemleri radyasyon, kemoterapi ve cerrahi müdahalelerdir. Tedavi yöntemine, tümörün durumuna göre karar verilmektedir. Yani tümörün hangi evre ve nerede oluştuğu göz önünde bulundurulmaktadır.
Çoğunlukla basit gıda zehirlenmelerine bağlı olarak meydana gelen bağırsak iltihabının farklı nedenleri de olabilir. Eğer sebepsiz yere karnınızda aşırı ağrılı sancılar hissediyorsanız ya da bağırsak düğümlenmesi gibi bir durumda hastaneye gitmeniz gerekmektedir
Damar sertliğinin hızlanması Kalp Damar Hastalıklarına neden olmaktadır. Kalp krizi ve inme gibi olayların önlenebilmesi damar sertliğinin (aterosklerozun) erken dönemde belirlenmesi ve risklerin azaltılması ile mümkün olabilmektedir.
Fıtık, karın duvarındaki yırtıktan çıkan iç organların cilt altında bir şişlik oluşturmasıdır. Şişlik zaman zaman oluşur ve kaybolur. Ayağa kalkınca, öksürünce şişlik ortaya çıkar, sırt üstü uzanınca kaybolur. Yatınca şişlik fıtık kesesi içindeki organların karın içine geri döner.
Hassas bir bölge olması nedeniyle makat ve çevresindeki şikâyetler ciddi sıkıntılar yaratabilir. Hastalar bu sorunlarını pek konuşmak istemedikleri için sıklıkla doktora geç müracaat ederler. Birçok rahatsızlık dışkılama sırasında kanama ile ortaya çıkabilir.
Uzun ve bükülebilir tübüler bir aletle kalın bağırsağın içini örten tabakanın tamamının görsel yolla güvenli ve etkili olarak incelenmesidir. Kalın bağırsak hastalıklarının tanısında, biopsi almada ve poliplerin çıkarılmasında kullanılır.
Pek çok ben zararsızdır ama bazılarında melanom gelişme ihtimali daha yüksektir. Bunlar daha büyük, daha koyu renkli benlerdir. Bende büyüme, renginde koyulaşma, benin yanında küçük satellit bencikler ve kanama varsa bu endişe vericidir.
Seboreik keratozlar sıklıkla siğillerle karıştırılmalarına rağmen siğillerden oldukça farklıdırlar. Seboreik keratoz derinin üst kısmının kanser dışı büyümesidir. Bir tane olabildiği gibi gruplar halinde de bulunabilir. Kahve, açık kahve renkten siyaha kadar değişebilirler.
Düzenli aralıklarla tıbbi takip ve yönetim alamayacak hastalar. Alkol ve madde bağımlısı olan kişiler. Hayatı tehdit eden hastalık varlığı (kanser gibi). Kendi kendine ve yakınları tarafından yeterli bakım sağlayamayacak hastalar.
Özellikle morbid obez hastalar, eğer tedavi edilmezlerse yaşıtlarına göre kalp ve damar hastalıklarına, diyabete, hipertansiyona daha erken yaşlarda yakalanırlar. Hatta bu hastalıkların riskleri nedeniyle daha erken yaşamlarını yitirebilirler.
Mide balonu gıda tüketimini azaltmak, yeni diyet ve davranış usullerini öğrenmeyi kolaylaştırmak amacıyla midede mekanik olarak bir dolgunluk hissi ve hacim oluşturmak için endoskopi yardımıyla mide içerisinde şişirilerek yerleştirilir.
Laparoskopik sleeve gastrektomi ameliyatıyla hastanın vücut kitle indeksine göre (her bireye göre değişmekte) midenin bir kısmı rehber tüp eşliğinde laparoskopik yöntemle (yani kapalı ameliyatla) ve özel dikiş materyalleri ile güvenli olarak çıkartılır.
Galata Tıp Merkezi

info@galatatip.com.tr

En Üst .