Kabızlık Nedenleri ve Tedavisi

Kabızlık Nedenleri ve Tedavisi

Kabızlık anlık olarak yaşanabildiği gibi birçok sebebe bağlı ciddi problemlerin habercisi de olabilir. Dışkılama ihtiyacını ertelemek anlık kabızlığa sebep olabilir, ancak bunun yanı sıra genetik yatkınlık, yeterli su içmeme, beslenme düzensizliği, uyku düzensizliği, hareketsiz yaşam biçimi ve bazı hastalıkların yan etkisi olarak da kendini gösterebilir.

Uzun süreli yaşanan kabızlık problemlerinde mutlaka uzaman doktor muayenesine ihtiyaç vardır. Kabızlık nedenlerine baktığımızda, en sık rastlanan sebep yeterince su tüketmemektir. Susuz kalan vücut bağırsakların çalışmamasına ve dışkılamanın zor olmasına sebep olur, buda zamanla kabızlık problemine dönüşür.  Beslenme düzensizliği ve tüketilen besinlerde diğer sebepler arasında gösterilebilmektedir. Yağlı ve sürekli yenilen katı yiyecekler dışkılamayı zorlaştırmaktadır, bu sebeple lifli gıdalar tüketilerek sindirime yardımcı olunabilir.

Hareketsiz yaşam insan vücudunu ve sağlığı etkilediği gibi bağırsaklardaki sindirimi de olumsuz etkilenmektedir. Dışkılamayı ertelemek sık rastlanan sebeplerden biridir, özellikle çocuklarda rastlanan kabızlığın en temel sebeplerinden birisidir.

Kullanılan ilaçlarında yan etkilerinde kabızlık görülebilmektedir, antibiyotik gibi güçlü ilaçların sindirime etki ederek kabızlık oluşmasına sebep olduğu bilinmektedir. Depresyon durumunda kullanılan antidepresan ilaçlar ve stresli ev ve iş hayatının da kabızlığa sebep olduğu bilinmektedir.

Kabızlık bazı hastalıkların yan etkisi ve genetik yatkınlıkla da olarak ortaya çıkabilir. Bu hastalıklar arasında nörolojik rahatsızlıklar MS, Parkinson ve benzeri hastalıklarda kabızlık gözlenmektedir. Parkinson hastalarının idrar kaçırma ve kabızlık en büyük sorunlardan birisidir, dışkılama 15 gün sürebilmektedir. Kullanılan Parkinson ilaçlarının da etkisi olduğundan bu durumda hastalara kabızlık giderici şuruplar verilmektedir.

Hamilelik ve doğum sonrası da kabızlık problemi ortaya çıkabilmektedir. Özellikle hamilelik dönemlerinde sık rastlanan bir sorundur. Bu dönemde yaşanılan kabızlık probleminde mutlaka doktorunuzdan destek almanız gerekmektedir.

Kabızlık Tedavisi

Kabızlık tedavisi için öncelikle kabızlık sebebinin bilinmesi gerekmektedir. Yapılan tetkiklerle kabızlığın sebebi tespit edilmelidir. Öncelikle hastanın geçmişi gözden geçirilir, hastanın şikayetlerine göre tetkikler yapılır. Kan tahlili, kolonoskopik inceleme ile kabızlık sebebi tespit edilmektedir. Kabızlık tedavisi ise kabızlığın sebebine göre dışkılama sağlayıcı, bağırsak çalıştırıcı ilaçlar ve gıda takviyeleri verilmektedir. Bir haftayı aşan kabızlık durumlarında mutlaka uzman bir hekime başvurulmalıdır.


Sizi Arayalım


İdrar yollarında yanma genellikle idrar yolu enfeksiyonuna bağlıdır. Bu enfeksiyon idrar yollarından mesaneye kadar giden bakterilerden kaynaklanmaktadır. İdrar yolu enfeksiyonuna yada idrar yanmasına sistit de denilmektedir.
Genel olarak kansızlık insan vücudundaki kan miktarının az olmasını değil kanın içindeki bileşenlerin olması gereken değerlerden düşük oranda bulunması durumunu ifade eder.
Mide yanması genellikle yemek yedikten sonra ortaya çıkmaktadır. Halk arasında mide kaynaması olarak dile getirilen mide yanması, tüketilen besinler açısından kişiye göre değişiklik gösterebilir.
Vücutta bulunan kan, kırmızı rengini hemoglobin adlı proteinden almaktadır. Yani kana al-kırmızı rengini bu protein vermektedir. Hemoglobinin en önemli ve etken maddesi demirdir.
Belirtileri Ve Tedavisi Ülser, sindirim sıvıları ve mide asitlerinin mide, yemek borusu ya da onikiparmak bağırsağını tahrip etmesi sonucunda söz konusu organda meydana getirdiği doku kaybına verilen addır.
Bu yazımızda zatürree hastalığını tanıyıp ve bu hastalıkla ilgili önemli bilgilere sahip olacağız. Tıp dilinde Pnömoni adıyla bilinen zatürree bir ya da birden fazla akciğer lobu iltihaplanması sonucunda meydana gelen bir hastalıktır.
Zatürree genellikle mikrobik bir rahatsızlık olduğundan mikropların üreyebildiği ve en fazla olduğu zamanlarda öksürükle, tıksırıkla veya konuşma esnasında ağızdan çıkan tükürük ya da benzeri şeylerle başka birine bulaşabilir.
Hastanın tansiyonu 180-110 mmHg derecede yükselmediyse normal şartlarda bir belirti görülmez. Yüksek tansiyonda en fazla görülen belirtiler ise: başın dönmesi, baş ve kalp ağrısı, ulakta çınlama, nefes alıp vermede yaşanan sıkıntıdır.
Üst solunum yolu enfeksiyonuna neden olan şey virüs ve bakterilerdir. Üst solunum dediğimiz yer ise nefes alıp verirken havanın temasta bulunduğu ilk yerdir diyebiliriz. Yani etrafımızdaki virüs ve bakteriler öncelikle bu bölgede etkili olur.
Tiroid şekil olarak kelebeği andıran bir salgı bezidir. Bu salgı bezi gırtlağımızın ve köprücük kemiğimizin arasında soluk borumuza sarılmış bir şekilde durur. Vücudumuzdaki görevleri ise metabolizmamızı ve beden sıcaklığımızı düzenler.
Şeker hastalığı deyip geçmemek gerekir. Çünkü şeker hastalığı bir diğer adıyla diyabet hastalığı pek çok sendroma neden olmaktadır. Sizler için bu yazımızda yardımcı olmak adına şeker hastalığının belirtilerini bir liste halinde sıraladık.
Yüksek kolesterol asla ihmal edilmemesi gereken bir durumdur. Çünkü yüksek kolesterolün vücudumuzda birçok olumsuz etkisi vardır ve bu etkiler oldukça ciddi boyuttadır. Örneğin felç, kalp krizi, bilinç kaybı gibi ciddi problemlere neden olabilir.
Kandaki total kolesterolün seviyesinin normal olup olmadığına karar verilirken göz önünde bulundurulması gereken şeyler vardır. Bunlar LDL kolesterol, HDL kolesterol, Trigliserid Kolesterol ve hastada irsi bir yatkınlığın olup olmadığıdır.
Akciğerlerimize hava bronş tüpleri ile ulaşır. Eğer bu bronş tüplerinin iç yüzeyinin zarı iltihaplanırsa bronşit hastalığı meydana gelir. Bronşit iki farklı şekilde karşımıza çıkar. Birincisi akut bronşit ve ikincisi ise kronik bronşittir.
Eğer bebeğiniz ilk üçüncü ayında ise bebeğinizi soğuk algınlığından korumak için yapacağınız en iyi şey onu bu hastalığa yakalanmış kişiden uzak tutmaktır. Kışın bu yöntem önemlidir çünkü kışın soğuk algınlığı virüsü çok fazla sirkülâsyonda bulunur.
Parazit bir canlı olan ve beyaz renkteki bağırsak kurtları genelde ince ve kalın bağırsağımızda bulunur ama bağırsak kurdu oluşumu çok fazla ise kalın bağırsaktan mesaneye doğru hareket ederler. Bu tür canlıların üremesi yumurtlama yoluyla gerçekleşmektedir.
Reflü, yemeğin ardından yaşanan hazımsızlık, yanma ve ekşime gibi şikayetlere neden olan mide asidinden kaynaklı bir rahatsızlıktır. Reflü bazen kısa sürede geçebilir ama bazen de çok rahatsız edici bir rahatsızlık haline gelebilir.
Kan şekeri, insan vücudunda hassasiyet gösterilen düzenlemelerden bir tanesidir. Belirli hastalıkların takibinde son derece önemli bir kriteridir. Kan şekerinin Düşük olması da yüksek olması da sağlık sorunlarına neden olabilmektedir.
Galata Tıp Merkezi

info@galatatip.com.tr

En Üst .