Diyabet (Şeker Hastalığı) Tanısı

Diyabet (Şeker Hastalığı) Tanısı

Tanı için idrar ve kanda çeşitli kimyasal testler yapılır.

İdrarda şeker bulunması: Sağlıklı bir kişide idrarla şeker kaybı farkedilemeyecek düzeyde iken şeker hastalarında bu miktar fazladır ve hastalığın şiddetine göre değişir. Diyabetle ilgili kuruluşlar diyabet tanısı için farklı eşikler kabul etmektedirler. Amerikan diyabet cemiyetine göre;

Açlık kan şekeri düzeyi: Bu düzey normalde 126 mg/dl nin altında olmalıdır.Bunun üzerindeki değerler şeker hastalığında tanı konulması için önemlidir. Bununla birlikte günün herhangi bir zamanında yapılan şeker ölçümü 200 mg/dl nin üzerinde ise kişi şeker hastasıdır.

Glukoz tolerans testi (GTT): Bu test şeker hastalığı teşhisi konmasında çok önemlidir. Kişi aç iken vücut ağırlığının kg’ı başına 1 gr şeker(glukoz) verilir. Şeker hastası olmayan bir kişi için sonraki 2 saat içinde ortalama 90 mg/dl’den 120-140 mg/dl’ye kadar çıkar ve normalin altına döner. Fakat şeker hastası olan birinde zaten açlık kan şekeri 110 mg/dl nin üzerinde olduğundan bu test uygulandığında çok daha fazla artış gösterir, ve ancak 4-6 saat sonra düşer, ama ilk düzeyinin altına inmez.

HbA1c düzeyi de artık diyabetin tanısında kullanılmaktadır. Bu test, hastanın son iki buçuk, üç aylık açlık-tokluk, şeker ortalamasını gösterir. Bu değerin, şeker hastalarındaki eşiği, ülkeye göre değişmekle birlikte 6.5 ile 7 arasında olması hedeflenmektedir. En iyisi ise bu değerin 6 dan büyük olmamasıdır.


Sizi Arayalım


Çok su içme buna rağmen ağız kuruması Gittikçe artan yorgunluk durumu Yemekten sonra uyku durumu Çok yemek yemesine rağmen kilo kaybı Görmenin bulanıklaşması Yaraların iyileşmemesi İdrara çıkma alışkanlığının değişmesi
Tip 2 diyabet, normalden yüksek seyreden kan şekeri seviyesiyle karakterize, tüm vücudu stres altında tutan bir durumdur. Yüksek kan şekeri seviyesi diyabette görülen ve diyabete eşlik eden ek hastalıkların oluşumunu körüklemektedir.
Diyabet eski çağlardan beri bilinen bir hastalıktır. Buna rağmen bu hastalığın tedavi olanağı insülinin keşfinden daha sonra başlamıştır. İlerleyen zamanda da tedavi olanakları ağızdan kullanılan ilaçların bulunması ile genişlemiştir.
Bu yazımızda şeker hastalığı ameliyatının işlemleri hakkında bilgi vereceğiz. İlk önce mide hacmi tüp mide haline getirilerek kısıtlanır. İnce bağırsağın son kısmından bir bölüm, ince bağırsağın ilk kısmının yakınına getirilerek araya yerleştirilir.
Tip 2 diyabet hastalığında diyet
Bu ameliyatla yeni bir sindirim sistemi oluşturulur. Böylece alınan besin maddeleri mideden hemen sonra ince bağırsağın son kısmıyla buluşur. Bu erken buluşma GLP-1 seviyesinde artış sağlar. Bu da erken dönem insülün salınımını düzenler.
Bir kişinin şeker hastalığı ameliyatından fayda görebilmesi için öncelikle kişilerin tip 2 diyabetli oldukları belirlenmiş olmalıdır. Bu yöntem ayrıca obez olan ya da obez olmayan hastalarda da başarılı sonuçlar sağlayabilmektedir.
Her hastanın şeker ameliyatında gördüğü fayda oranı değişkenlik gösterebilmektedir. Bu her hastanın farklı özelliklere sahip olmasından kaynaklanmaktadır. Aslında bu farklılık bütün tedaviler için geçerli bir durumdur da diyebiliriz.
Cerrahi tedavi, operasyonun planlanmasından ameliyat sonrasına kadar devam eden ve uzun süre takip gerektiren bir süreçtir. Şeker ameliyatına karar verilen hasta ameliyat öncesinde amaca uygun geniş laboratuar ve radyoloji tetkiklerinden geçer.
Her ameliyat öncesinde olduğu gibi şeker hastalığı ameliyatı öncesinde de hastanın ameliyata uygunluğu kontrol edilir. Peki, bu kontrol süreci nasıldır? Ameliyat öncesinde kişi bazı testlerden geçirilir ve geniş bir ekip tarafından değerlendirilir.
İleal interpozisyon, tip 2 diyabetin etki ve işleyiş mekanizmaları araştırılıp incelenirken bu işleyiş mekanizmaları temel alınarak hastalığa özgü geliştirilen cerrahi yöntemdir. Peki, bu cerrahi yöntemde hastaya nasıl bir tedavi yöntemi uygulanır?
Galata Tıp Merkezi

info@galatatip.com.tr

En Üst .