Diş Eti Kanamalarında Tanı ve Tedavi Yöntemleri

Diş Eti Kanamalarında Tanı ve Tedavi Yöntemleri

Ağız ve Diş Sağlığı konusunda sıklıkla yaşanan problemlerden biri olan diş eti kanamalarının başlıca nedeni, ağızda diş taşı oluşumu ve yeterli ağız hijyeninin sağlanmamasıdır. Birçok etkenin neden olabildiği diş eti kanamalarında ilk adım doğru bir tedavi yönteminin uygulanmasıdır.

Diş eti kanamalarının oluşmasına yol açan etmenler nelerdir?

Diş eti kanamalarının en önemli nedenlerinden bir tanesi olan ağızdaki diş taşı oluşumları ve yeterli ağız hijyeninin sağlanmaması beraberinde çeşitli diş eti kanamalarına yol açabilmekte. Diğer bir etken ise burunda yaşanan problemler nedeniyle ağızdan nefes alınması sonucu oluşan kanamalardır. Özellikle ön dişlerde yaşanan diş eti kanamalarının birçoğu burun problemlerinden kaynaklanabiliyor. Dolayısıyla ağız kuruluğu bunun en önemli göstergelerinden bir tanesidir. Elbette ki diş eti kanamalarına tek bir neden gösterilmemekte, birçok faktör bu kanamalara eşlik edebilmektedir. Genetik faktörlerden dolayı da diş eti problemleri sıklıkla yaşanır. Burada önemli olan nokta, hastanın kendi ailesel durumunu da göz önüne alarak rutin kontrollerini yaptırması ve diş plağı, diş taşı gibi etkenlerin bir an önce ortadan kaldırılmasına yönelik hareket etmesidir.

Diş eti iltihaplanması nasıl oluşur?

Diş eti iltihaplanması her şeyden önce bakteriyel bir enfeksiyondur. Genetik faktörler etkendir ama sonuç olarak bu bir mikrobik bakteriyel bir enfeksiyon nedeniyle gelişebiliyor. Bu enfeksiyonun en önemli nedeni de diş taşlarının, plakların ve ağız hijyeninin kötü olması nedeniyle ağız içinde fazla olması ve diş etinin özellikle diş hekimlerinin yapışık ve yapışık olmayan diş eti diye ikiye ayırdıkları, diş etinin yapışık olmayan kısmına doğru invaze olmasıyla, yani mikropların yerleşmesiyle zaman içerisinde diş eti iltihabı oluşur. Bunun bir aşama üstü de artık diş eti iltihabının çene kemiğine sirayet etmesiyle, dişle diş eti arasına veya çene kemiği arasına girerek bir süre sonra dişleri de etkilemeye başladığı görülür.

Diş eti kanamalarında nasıl bir tedavi yöntemi uygulanıyor?

Bu tedaviler diş hekiminin teşhisine göre değişkenlik gösteriyor. Sadece diş eti bölgesinde kanamalar varsa çoğu zaman standart bir diş taşı temizliği veya küretajla yani derin temizlikle çoğu sorunun çözümlendiği görülmekte. Fakat bununla beraber bazen diş etlerinin içine, kök seviyelerine inildiği zaman ise bir takım cerrahi müdahaleler ile diş etinin açılıp, kemiğin ve diş köklerinin temizlenip tekrardan yerine dikilmesi, yani birtakım cerrahi operasyonlarla temizlenmesi gerekmekte. Çoğu zaman standart bir diş hekiminin hastaları bu tarz kanamalardan kurtarması düşünülür. Tabi ki burunda problem varsa ve ağızdan nefes alınıyor ise öncelikle bu sorun ortadan kaldırılmakta. Bu tedavilerin çoğu idame tedavilerdir. Eğer diş eti problemi söz konusu ise gelecekte tekrarlama riski çok yüksektir. Dolayısıyla sadece hekimin değil hekimle beraber hastanın da organize edeceği uygun bir diş fırçası ve hijyen alışkanları sağlanmakta. Bunun içerisinde diyet alışkanlıkları da ciddi önem taşır.
Diğer yandan zaman zaman normal olarak kabul edilmese bile diş eti kanamaları hormonal nedenlerden olabilmekte. Bu durum en iyi hamilelikte görülmekte. Hamilelikte östrojen ve progesteron seviyelerinin değişmesiyle diş eti problemleri ve diş eti kanamaları yaşanabiliyor. Tabi bunun hamilelik döneminde bakımın çok zor olacağı düşünülerek mutlaka bu tür vakalarda hamilelik öncesinde yani planlı gebeliklerde diş eti tedavilerinin önceden yapılmış olması ciddi önem taşımaktadır.
Hamilelik sürecinde diş eti problemi yaşayan hastalara nasıl bir tedavi süreci uygulanır?
Bu süreç içerisinde eğer kadın doğum doktoru izin veriyorsa -genelde hamileliğin 3 ila 6. ayında izin verilir- diş taşı tedavisi yapılır, fetüse geçmeyen bazı kimyasal ajanlardan faydalanılır, kanama durdurulur veya minimalize edilmeye çalışılır.

Tedavi sonrası diş sağlığını korumak için neler yapılmalı?

Doktorun rutin kontrolü hangi sıklıkta verdiğine hasta tarafından uyulması çok önemlidir. Bununla beraber doğru diş fırçası seçimi, doğru macun seçimi, ara yüz fırçaların veya diş iplerinin kullanılması, diyet alışkanlıklarının en baştan düzenlenmesi önem taşır. Zaman zaman profilaktik amaçlı ağız gargaraları tedaviye ve tedavi sonrasındaki idame fazına yani durumu koruma fazına yardımcı olmaktadır.

Rutin diş hekimi kontrol aralığı ne sıklıkta olmalıdır?

Standart olarak 6 ay şeklinde nitelendirilmekte. Ama bazı vakalarda genç yaştakilerde, ağızda problem yoksa, ağız işlevini gayet iyi yapabiliyorsa eğer, hasta senede bir defa çağırılmakta. Diğer yandan 3 ayda bir kontrol edilen vakalar da bulunmakta. Genel olarak şu da söylenebilir; 6 ayda bir diş hekimine mutlaka kontrol olunmalı, senede mutlaka bir kere diş taşları temizletilmeli, ağız florlatılmalı, genel anlamda asitli gıdalardan mutlaka uzak durulmalı ve şeker alışkanlıkları minimize edilmeli.Doktorun kontrolü dahilinde olmadan hiçbir şekilde kimyasal ajanlar, gargaralar, bilinmedik diş macunları veya denetimi yapılmayan ürünler kullanılmamalı, mutlaka doktorun tavsiye edeceği ürünler kullanılmalı.


Sizi Arayalım


Diş hekimliğinde en merak edilen konulardan biri diş beyazlatma, diş ağartma yöntemidir. Diş beyazlatma sağlıklı dişlerle güzel bir gülümsemeye sahip olmak isteyenlerin tercih ettiği kozmetik bir tedavi yöntemidir.
Kompozit dolgu arka ve ön dişlerde kullanılabilen, görüntü açısından oldukça estetik bir görünüme sahip olan bir dolgu çeşididir. Bu özelliklerinden dolayı günümüzde diş hekimlerinin en fazla kullandığı dolgu maddesi haline gelmiştir.
Kaplama diş uygulaması çoğunlukla diş tam olarak çürüdüğü zaman tercih edilen bir işlemdir. Yani diş kaplaması yapılacak olan diş artık tedavi edilemez. Bu tür durumlarda kanal tedavisi yapılarak kaplama diş uygulamasına başlanır.
Dişeti manikürü yani Gingivoplasti dişlerin seviyesindeki orantısızlıkları ortadan kaldırma amaçlı uygulanan ve çok tercih edilen bir yöntemdir. Bu yöntem sayesinde dişler biçimlendirilerek daha estetik bir görünüme kavuşturulur.
Ağız temizliğinizi ne kadar düzenli yaparsanız yapın bu ağzınızda bakteri bulunmayacağı anlamına gelmez. Herkesin ağzında mutlaka bakteri vardır ama ağız temizliğine dikkat edenlerin dikkat etmeyenlere göre daha az olmaktadır.
Dişeti şişmesine pek çok şey neden olabilir. Bu durum daha çok sağlıklı olmayan diş ve diş eti için geçerlidir. Ağız sağlığınıza dikkat ettiğiniz sürece diş eti şişmesi gibi bir problemle karşılaşma riskiniz çok daha az olacaktır.
Tıp dilinde periodontal hastalıklar olarak geçen dişeti hastalıkları dişeti ve dişleri koruyan dokuların iltihaplanması olarak meydana gelen durumlardır. Yetişkinlerin diş kaybı yaşamasındaki en etkili neden dişeti hastalıklarıdır.
Diş estetiği çok geniş bir alanı kapsamaktadır. Dişinizle, dişetinizle, dudaklarınızla ilgili hoşa gitmeyen görüntülerin daha estetik bir hale getirilmesi için diş estetiği en çok tercih edilen bir uygulamadır. Diş estetiğinin bazı aşamaları vardır.
Günümüzde Amalgam dolgudan daha yoğun bir şekilde tercih edilir hale gelen beyaz dolgu, genellikle çürüyen dişlerin tedavisinde, kırılan dişlerin ya da zedelenmiş dişlerin tedavisinde kullanılan ve tercih edilen bir dolgu maddesidir.
Öncelikle amalgam dolgunun ne olduğunu öğrenelim. Amalgam dolgu gümüş, kalay ve bakırın cıvayla karışımından meydana getirilen bir dolgu türüdür. Bu karışımda cıvanın oluşturduğu oran yaklaşık % 45 ile %50 arsındadır.
Birçok hastalığın bedenimize giriş yolu ağızdan olmaktadır. Ağız kuruluğunun bu hastalıkların bedenimize girmesi açısından etkisi çok büyüktür. Çünkü ağız kuruluğu yaşayan kişilerde tükürük çok az olduğu için bu hastalıklardan korunmak daha zor olacaktır.
Gülüş tasarımı sayesinde hastanın daha güzel ve estetiksel bir gülüşe kavuşması sağlanır. Bu problemleri çözmek için uygulanan yöntemlere zirkon kaplaması, bonding, beyazlatma, diş ve diş eti tedavileri gibi örnekler verebiliriz.
Eğer dişlerinizle ilgili renk, şekil, ebat ve duruş gibi sorunlar yaşıyorsanız bu sorunların hepsine bonding uygulaması ile bir çözüm bulabilirsiniz. Bonding uygulamasında hasta herhangi bir rahatsızlık duymadığı için anestezi kullanılmaz.
Klasik olarak kron kobaltlar üzerine porselen fırınlanması şeklinde kullanılanları olduğu gibi zirkonyum kronlar, diğer çeşitli kronlar veya ful porselen kaplamalar gibi estetikten sağlamlığa kadar birçok ürün kullanılmaktadır.
Kanal Tedavisinde çürük dokusunun temizlenip kökteki sinirin alınıp daha sonra da sinirin yerine geçecek bir takım materyaller konularak, son olarak da üzerine dolgusu yapılarak sona eren bir tedavidir. Sonuç olarak sağlıklı dişler elde edilir.
Diş beyazlatma işlemi, bir takım ajanlar kullanılarak dişin var olan renginden daha açık renk tonuna çevrilmesi işlemidir.Çok çeşitli şekilde çay, kahve tüketen ve sigara içen insanlarda diş beyazlatma işlemi önerilmemektedir.
Dişlerin yapısındaki renklenmelerin veya koyu renkli dişlerin daha estetik bir görüntü vermek amacıyla beyazlatılması işlemidir. Diş hekimi kontrolü altında uygulama ve beyazlatma işleminin dişler ve diş etleri üzerinde hiçbir olumsuz etkisi yoktur.
Doğal dişlerinizin bu ihtiyacı karşılayamadığı durumlarda, sağlıklı gülüşlere sahip olmak için estetik diş hekimliği uygulamalarından yararlanabilirsiniz. Bu uygulamalarda amaç dişlerin sorunsuz bir şekilde fonksiyon görmesini sağlamaktır.
Galata Tıp Merkezi

info@galatatip.com.tr

En Üst .