Bahar Mevsiminde Beslenme

Bahar Mevsiminde Beslenme

Artık yaz mevsimi yaklaşıyor. Havalar ısınmaya başladı. Kış mevsiminden yaz mevsimine geçiş sürecinde, ısınmaya başlayan havanın bir sıcak bir soğuk olması, birçok hastalığı da beraberinde getirir. Bu dönemi sağlıklı bir şekilde atlatmak ve yaz dönemine hazırlık yapmak istiyorsak vücudumuzu tanımalı ve vücudumuza uygun olarak beslenmeye dikkat etmeliyiz.

Bahar döneminde; havaların ısınmasıyla ter ve su kaybımızın artması sonucu vücudumuzun su ihtiyacı artar. Aynı zamanda baharla birlikte lifli besin tüketiminin kışa oranla artması, sindirim sistemi sorunlarını azaltır. Artık açık hava yürüyüşlerine de başlayarak fiziksel aktivitelerimizde artış olur. Tüm bunlar metabolizma hızının artmasını sağlar.

Yaz mevsimi bizim sadece bedenimizi etkilemekle kalmaz, hormonlarımızda yaptığı değişiklikler nedeniylede ruhumuza da hakim olur. Bu yüzden birçoğumuz uzayan gündüz saatlerinde ve güneşli açık havalarda daha erken kalkar, geç uyur, günü geç bitirmek isteriz. Kışa oranla iştahımız daha kapalıdır. Böyle bir dönemde kilo vermemek neredeyse imkansızdır!

Tüm bu olumlu sebeplerden ötürü hızlı kilo kaybının sağlanması açısından bahar dönemini çok iyi değerlendirmek gerekir. Özellikle de kilo problemi yaşayan insanların bu avantajlı dönemden yararlanmasını tavsiye ediyorum. Bunu sağlamak için yeterli ve dengeli beslenmemiz gerekir.

SU: Günde 1,5-2 litre su tüketmeye önem göstermemiz gerekmektedir. Unutmamalıyız ki su içmek yağlanmayı engeller, metabolik faaliyetlerimizin daha düzenli olmasını sağlar. Çay-kahve tüketimini sonlandırmak yerine belirli sınırlarda tutmak yine su ihtiyacımız açısından önemlidir. Günlük 2 fincan kahve ve 2-3 fincan bitki çayının şekersiz tüketilmesi bizim için yararlı olacaktır.

POSA: Metabolik hızın artması için posalı ve lifli yiyecekleri hayatımızdan çıkarmıyoruz. Bunun içinde posadan zengin tam buğday ekmeği, sebzeler, meyveler, tam tahıllar sofraların olmazsa olmazıdır.

YAĞ: Beslenmenizde doğru yağa, doğru miktarda mutlaka yer verin! Beslenmede yağ tüketimine son vermek en sık yapılan hatalardandır. Oysaki A,D,E,K vitaminleri yağda eriyen vitaminlerdir ve yağı tüketmemek demek bu vitaminlerinde vücutta kullanılabilirliğini azaltmak demektir. Yağ, kilo denetiminde ayrıca önemlidir, doğru miktarda kullanımıyla acıkma hissinizi azaltıp daha tok kalmanızı sağlayacaktır. Ancak yağ miktarının beslenmede gereğinden fazla olması bağışıklık sistemi üzerinde baskılayıcı etki yaparken gereksiz kalori alımıyla kilo artışına neden olduğunu unutmamak gerekir.

Beslenmede kullanılan yağ türü bağışıklık sisteminin güçlenmesi açısından da büyük önem taşır. Balık, balık yağı, fındık omega 3 yağ asitlerinden; zeytinyağı, fındık yağı gibi sıvı yağlar omega 9; mısırözü, ay çiçek yağı omega 6’dan zengindir.

MEYVE: Düşen bağışıklık sistemimizi güçlendirmek için meyve ve sebzeler vazgeçilmezlerimizdendir ancak yeterli miktarda yemek şartıyla! Unutmamamız gereken önemli bir noktada meyvenin içindeki fruktoz adı verilen meyve şekeridir. Meyveler her ne kadar masum görünse de fazla tüketimiyle kilo alımına neden olur çünkü içerdiği fruktoz şekeri vücut yağı yapabilen şekerdir.

SUPLAMENT: Yapılan en büyük hatalardan biride uzmana danışmadan hastalıklardan korunma amaçlı vitamin ve mineral tabletlerine başlanmasıdır. Bu tabletler bilinçsiz kullanılınca anemi, saç dökülmesi, bulantı gibi birçok yan etki yapmaktadır. Vücut için vitamin şart ama bilinçsiz vitamin tüketmeye dikkat!

Balık ve deniz ürünleri tüketimimizi arttırıyoruz!

Havanın ısınması, gündüzlerin uzamasıyla güneşi artık daha fazla göreceğiz. Kışın vücudun yeteri kadar yararlanamadığı Vitamin D ihtiyacını karşılamanın tam zamanı. Haftada en az 2 kez balık ve deniz ürünleri tüketerek bunu gerçekleştirebiliriz. Vitamin D’nin vücutta aktifleşmesini sağlamak için bu dönemde güneş ışınlarından bolca yararlanarak vitamin D ihtiyacımızı rahatlıkla karşılıyabiliriz.

Ayrıca balığın içerdiği omega 3 yağ asitleri ve Selenyum minerali kalp dostu ve bağışıklık sistemini güçlendiricidir.

Süt ve süt ürünlerini tüketmeden asla durmuyoruz!

Günde en az 2 su bardağı süt ve süt ürünlerini tüketiyoruz. Vitamin D depolarını doldurmaya devam! Ayrıca süt ve süt ürünlerinde bulunan Kalsiyum ve Fosfor kemik yoğunluğumuzu koruma açısından çok önemli besin kaynaklardır.

İştahımı kontrol ediyorum, kilomu koruyorum!

Gündüzlerin uzun olması, günün geç bitmesiyle birlikte öğünler arası süre uzar. Aşırı yeme ataklarını engellemek ve iştah kontrolünü sağlamak için beslenme programımıza ara öğünler eklemeyi ihmal etmiyoruz.


Sizi Arayalım


Yılbaşı gecesinde abartılı yiyecek ve içecek tüketiminde bulunduysak neler yapabiliriz?
Kilo artışı ve aniden soğuyan havaları beraberinde getiren kış mevsiminde nasıl besleneceğinizi biliyor musunuz ?
Galata Tıp Merkezi Beslenme ve Diyet uzmanı Hatice Marangoz Ramazan ayının ardından karşılayacağımız bayramı sağlıklı tercihler yaparak geçirmenizin sağlığınız üzerindeki önemini vurguladı
Diyetisyenimiz Hatice Marangoz'dan yaza nasıl hazırlanmamız gerektiği ile ilgili bir birinden önemli 7 bilgi
Sağlığa olan pek çok faydası nedeniyle su içmenin önemli olduğu her zaman söylenir, ancak bunu ne zaman ve nasıl yapmanız gerektiğini biliyor musunuz?
Yaz ayları yaklaşırken ilk akla gelen şeylerden biri fazla kilolardan kurtulmak oluyor. Ancak kilo verme telaşıyla yapılan yanlış diyetler hem kalıcı bir çözüm vermez hem de ciddi sağlık sorunlarını beraberinde getirebilir.
Kefir, kökeni Kafkaslara dayanan ve ilk kez Türkler tarafından yapılan bir süt grubu içeceği olarak biliniyor. Sütte laktik asit ve etil alkol fermantasyonu gerçekleşmesiyle oluşan kefir, zengin içeriğinden ve bağışıklıktan, hücre yenilenmesine,
Sabah uyandığınızda su içmenin 90 dakika içinde metabolizmayı %24 hızlandırdığı yapılan çalışmalarda kanıtlanmıştır. Güne su ile başlayarak metabolizma hızlanmasına yardımcı olurken aynı zamanda sindirim sisteminizin daha iyi çalışmasına destek olacaktır.
Bağışıklık sisteminizi beslenmenizde yapacağınız değişikliklerle güçlendirin. Bağışıklık sistemi, vücudu hastalıklara karşı koruyan, patojen (bakteri, virüs vb.) ve tümör hücrelerini tanıyıp onları yok eden işleyişlerin tümüdür.
Okul çağı çocukları denilen dönem 6–10 yaş arasıdır. Bu yaş grubu çocuklarda da sağlıklı beslenme ilkeleri esas alınır. Yetişkinler sağlıklı besinleri diyetlerine daha kolay eklerken bu dönemdeki çocuklara sağlıklı besinleri kabul ettirmek zordur.
Gemi adamları oruç tutarken meyve tüketimini kesinlikle atlamamaları gerekmektedir. Yeterli ve dengeli beslenmenin Ramazan Ayında da sürdürülebilmesi için günün oruç tutulmayan bölümünde en az üç öğün tamamlanmalı ve sahur öğünü atlanmamalı.
Galata Tıp Merkezi olarak beslenmenin anne karnından başlayarak yaşam boyu devam ettiğini biliyoruz. Bu yüzden yaşam kalitenizin devamlılığına katkı sağlamak başlıca hedefimizdir. Bu yönde uzman kadromuz çalışmalarıyla size yardımcı olmaya hazırdır.
Hamilelik sonrasında anneler, sağlıklı kilo vermek için yeterli sıvı tüketimine ve yeterli uykuya dikkat edilmesinin yanı sıra düzenli aralıklarla fiziksel aktivitelerini aksatmamaları gerekmektedir. Ayrıca stresten de uzak durmaları önerilmektedir.
Yeterli ve dengeli beslenmenin Ramazan Ayında da sürdürülebilmesi için günün oruç tutulmayan bölümünde en az üç öğünü tamamlamak ve sahur öğününü atlamamak gerekir. Dikkat edilmesi gereken en önemli şey ise sıvı tüketimidir.
Galata Tıp Merkezi Beslenme ve Diyet Kliniği olarak yaz aylarına yaklaşırken bu aylarda ‘Beslenmemizde nelere dikkat etmeliyiz? Hangi besinlerden uzak durmalıyız? Öğünlerimizi nasıl planlamalıyız?’ gibi merak edilen soruları sizler için yanıtladık.
Galata Tıp Merkezi olarak danışanlarımızın gebelik sürecini en iyi şekilde geçirmelerini ve hem gebelikte hem de gebelik sonrasında yeterli ve dengeli beslenmelerini sağlayıp, beslenmeyle ilgili her hangi bir sağlık sorunun oluşmamasına yardımcı oluyoruz.
İnsanın, sağlıklı büyüme ve gelişmesi, sağlıklı ve üretken olarak hayat kalitesini artırması için besin öğelerinin her birinden günlük ne kadar alınması gerektiği belirlenmiştir.Bu öğelerin birinin eksikliği veya fazlalığı durumunda büyüme engellenir.
Mevsim geçiş dönemlerinde değişen hava şartları insan sağlığını ve hayat temposunu etkilemektedir. Bahar yorgunluğu; kış aylarında yavaşlamış olan metabolizmanın baharın gelmesiyle birlikte bu değişime ayak uyduramamasından kaynaklanır.
Galata Tıp Merkezi

info@galatatip.com.tr

En Üst .