Baştan Çıkarıcı Çikolata Gerçekten Mutluluk Getirir mi?

Baştan Çıkarıcı Çikolata Gerçekten Mutluluk Getirir mi?

İlk çikolata; milattan önce 2000 yıllarında Meksika da kakao ağacı meyvelerinden sıvı halde elde edilmiştir. Bu zamanlarda çikolata o kadar değerli bir içecekti ki tanrıların içeceği olarak bilinirdi. Hatta Aztekler çikolatayı doğurganlık tanrıçasıyla ilişkilendirmişlerdir. Aztek imparatoru 2.Mantezumanın cinsel gücünü korumak için günde elli fincan çikolata içtiği söylenmektedir. Mayalar; kakao ve çikolataya o kadar değer vermişlerdir ki toplumun önde gelenlerin cenazelerinde ikram olarak sunarlardı. Peki gerçekten çikolata ve kakaoyu bu kadar değerli kılan etken neydi?

Gazetelerde, televizyon programlarında, reklamlarda, arkadaş çevremizde sık sık duyduğumuz aynı ve tek cümle vardır çikolataya dair "çikolata ye, mutlu ol " tüm olay bu kadar! tabi ki de değil; aslında çikolata mutluluk vermezde biz hep yedikçe mutluyuz sanırız,biraz psikolojik bu durum. Neden peki?

Öncelikle çikolata kimyasal madde karışımlarından elde edilmiştir. Birçok hayvan deneyinde çikolata yedirilen hayvanların birbirleriyle olan ilişkileri gözlemlenmiş, hayvanların birbirine cinsel açıdan daha çok yaklaştığı görülmüştür. Ancak bu etki insanlar üzerinde yok denecek kadar azdır, evet uyaracı olabilir, ama bu kesinlikle cinsel yönden değildir.

Çikolatada triptofan adı verilen bir çeşit aminoasit bulunmaktadır. Triptofan; mutluluk hormonu olarak bilinen seratonin üretimi yapan bir aminoasit çeşididir. Ancak yediğimiz çikolatadaki triptofanlardan ihmal edilecek kadarı beynimize ulaşır. Bu nedenle mutluluk etkisini yok sayabiliriz.

Çikolatanın içinde bulunan başka bir maddeyse anandamiddir.Anandamid ise Sanskritçede "mutluluk" anlamında olan bir nörotransmitter maddedir. Anandamid insanın kendi vücudunda ürettiği esrar benzeri etki gösteren maddedir. Ancak vücudumuzun bu kadar keyif alabilmesi için 25 kg çikolatayı aynı anda yememiz gerekmektedir.

Çikolata içinde bulunan başka bir maddeyse "proantosiyanin" dir. Proantosiyanin bir çeşit heycan verici flavonoidtir. Proantosiyanidin derideki kollojen moleküllerinin yıkımını geciktirmektedir. Yani yaşlanmaya karşıdır. Bunun için bir kare bitter çikolata tüketebiliriz, işte!

Çikolata özünde her ne kadar afrodizyak içerikli veya mutluluk verici bir besin olmasada özellikle kadınların her zaman vazgeçilmezi olmaya devam ediyor.

Günde 10 gram kadar çikolata tüketmememizde bir sakınca olmamakla beraber, fazlasını tükettiğimizde bizim için fazladan kalori kaynağı olmakla kalmaz, sağlığımız için zararlı olan trans yağlar almamıza neden olur.

Çikolatayı mutlu olmak için yemektense, damak zevkmiz için kararınca yemenin bir zararıda yoktur. Önerilen miktarın dışına çıkmadığımız sürece bizim için güzel bir tatlıdır, her zaman.


Sizi Arayalım


Yılbaşı gecesinde abartılı yiyecek ve içecek tüketiminde bulunduysak neler yapabiliriz?
Kilo artışı ve aniden soğuyan havaları beraberinde getiren kış mevsiminde nasıl besleneceğinizi biliyor musunuz ?
Galata Tıp Merkezi Beslenme ve Diyet uzmanı Hatice Marangoz Ramazan ayının ardından karşılayacağımız bayramı sağlıklı tercihler yaparak geçirmenizin sağlığınız üzerindeki önemini vurguladı
Diyetisyenimiz Hatice Marangoz'dan yaza nasıl hazırlanmamız gerektiği ile ilgili bir birinden önemli 7 bilgi
Sağlığa olan pek çok faydası nedeniyle su içmenin önemli olduğu her zaman söylenir, ancak bunu ne zaman ve nasıl yapmanız gerektiğini biliyor musunuz?
Yaz ayları yaklaşırken ilk akla gelen şeylerden biri fazla kilolardan kurtulmak oluyor. Ancak kilo verme telaşıyla yapılan yanlış diyetler hem kalıcı bir çözüm vermez hem de ciddi sağlık sorunlarını beraberinde getirebilir.
Kefir, kökeni Kafkaslara dayanan ve ilk kez Türkler tarafından yapılan bir süt grubu içeceği olarak biliniyor. Sütte laktik asit ve etil alkol fermantasyonu gerçekleşmesiyle oluşan kefir, zengin içeriğinden ve bağışıklıktan, hücre yenilenmesine,
Sabah uyandığınızda su içmenin 90 dakika içinde metabolizmayı %24 hızlandırdığı yapılan çalışmalarda kanıtlanmıştır. Güne su ile başlayarak metabolizma hızlanmasına yardımcı olurken aynı zamanda sindirim sisteminizin daha iyi çalışmasına destek olacaktır.
Bağışıklık sisteminizi beslenmenizde yapacağınız değişikliklerle güçlendirin. Bağışıklık sistemi, vücudu hastalıklara karşı koruyan, patojen (bakteri, virüs vb.) ve tümör hücrelerini tanıyıp onları yok eden işleyişlerin tümüdür.
Okul çağı çocukları denilen dönem 6–10 yaş arasıdır. Bu yaş grubu çocuklarda da sağlıklı beslenme ilkeleri esas alınır. Yetişkinler sağlıklı besinleri diyetlerine daha kolay eklerken bu dönemdeki çocuklara sağlıklı besinleri kabul ettirmek zordur.
Gemi adamları oruç tutarken meyve tüketimini kesinlikle atlamamaları gerekmektedir. Yeterli ve dengeli beslenmenin Ramazan Ayında da sürdürülebilmesi için günün oruç tutulmayan bölümünde en az üç öğün tamamlanmalı ve sahur öğünü atlanmamalı.
Galata Tıp Merkezi olarak beslenmenin anne karnından başlayarak yaşam boyu devam ettiğini biliyoruz. Bu yüzden yaşam kalitenizin devamlılığına katkı sağlamak başlıca hedefimizdir. Bu yönde uzman kadromuz çalışmalarıyla size yardımcı olmaya hazırdır.
Hamilelik sonrasında anneler, sağlıklı kilo vermek için yeterli sıvı tüketimine ve yeterli uykuya dikkat edilmesinin yanı sıra düzenli aralıklarla fiziksel aktivitelerini aksatmamaları gerekmektedir. Ayrıca stresten de uzak durmaları önerilmektedir.
Yeterli ve dengeli beslenmenin Ramazan Ayında da sürdürülebilmesi için günün oruç tutulmayan bölümünde en az üç öğünü tamamlamak ve sahur öğününü atlamamak gerekir. Dikkat edilmesi gereken en önemli şey ise sıvı tüketimidir.
Galata Tıp Merkezi Beslenme ve Diyet Kliniği olarak yaz aylarına yaklaşırken bu aylarda ‘Beslenmemizde nelere dikkat etmeliyiz? Hangi besinlerden uzak durmalıyız? Öğünlerimizi nasıl planlamalıyız?’ gibi merak edilen soruları sizler için yanıtladık.
Galata Tıp Merkezi olarak danışanlarımızın gebelik sürecini en iyi şekilde geçirmelerini ve hem gebelikte hem de gebelik sonrasında yeterli ve dengeli beslenmelerini sağlayıp, beslenmeyle ilgili her hangi bir sağlık sorunun oluşmamasına yardımcı oluyoruz.
İnsanın, sağlıklı büyüme ve gelişmesi, sağlıklı ve üretken olarak hayat kalitesini artırması için besin öğelerinin her birinden günlük ne kadar alınması gerektiği belirlenmiştir.Bu öğelerin birinin eksikliği veya fazlalığı durumunda büyüme engellenir.
Mevsim geçiş dönemlerinde değişen hava şartları insan sağlığını ve hayat temposunu etkilemektedir. Bahar yorgunluğu; kış aylarında yavaşlamış olan metabolizmanın baharın gelmesiyle birlikte bu değişime ayak uyduramamasından kaynaklanır.
Galata Tıp Merkezi

info@galatatip.com.tr

En Üst .