Aç Kalmadan Başarılı Diyetin Sırrı

Aç Kalmadan Başarılı Diyetin Sırrı

Havalar ısındı,yaz geldi;yazlıklarımız, açık renkli kıyafetlerimiz yavaş yavaş dolaplarımızı dolduruyor.Hemen hemen hepimiz bir şekilde diyetteyiz kendimizce; peki ama uygulamaya çalıştığımız diyet ne kadar doğru?Hangi besinleri tüketmeliyiz ve ne kadar?Karbonhidrat, protein, yağ hangisini tüketmek daha doğru ?

Aslında yediğimiz hemen hemen her besin protein,yağ,karbonhidrat içerir yani bu üç yapıyı birbirinden ayırmak imkansızdır; ancak bu üç ögenin besinlerdeki yoğunlukları birbirinden farklıdır. Diyet yapan herkesin hemen hemen ‘diyet’ sözcüğünden anladığı ‘aç’ kalmaktır. Oysaki doğru besin tercihimizle diyet yaparken hiç olmadığımız kadar tok olabiliriz. Bunun için bazı püf noktalarımız var.

Lifli besinlerin açlığa etkisi; tam buğdaydan yapılmış besinler, kepekli besinler, sebze meyveler, kurubaklagiller lif oranı yüksek besinlerdir)lifli besinler kalorisi azdır,ama midemizde şişip bize tokluk hissi verirler.Bunun nedeni iştah noktalarının en önemlilerinden biri olan ‘Ghrelin’ hormonudur. Bu hormon iştahı arttıran tek hormon olarak bilinir. Yemek yedikten sonra midemiz dolduğunda ve mide duvarımız gerildiğinde çok az Ghrelin üretilir. İşte mide duvarımızı germek ve tokluk sağlamak için etkili çözüm,bol lifli tüket, az kalori al ve tok kal. Örneğin; sabah kahvaltımızda, öğlen ve akşam yemeğimizde beyaz ekmek tüketmek yerine tam buğday ekmeğini tüketerek daha fazla B vitamini almakla beraber açlığımızı da yok etmiş oluruz. Yemek yaparken beyaz makarna yerine tam buğday makarna kullanmak aynı şekilde bizi toktutacaktır. Gün içerisinde bol su içerseniz eğer lif oranı yüksek yiyeceklerin tok tutucu etkisinden daha fazla yararlanabilirsiniz.

Proteinin açlığa etkisi :(yumurta, et, balık tavuk, fındık, ceviz gibi yiyecekler protein içeriği yüksek yiyeceklerdir) Protein içeriği bol besinleri gereğinden fazla tüketmek böbreklerimize zarar vermekle kalmaz, kemiklerimize de zarar verebilir. Oysaki proteini bol ve kullanılabirliği yüksek besinleri diyetisyenimizin önerdiği kadar tüketmek Cincinnati üniversitesinde yapılan araştırmaya göre ghrelin hormonunun iştah açıcı etkisini geçersiz sayıp tok kalmamızı sağlayacaktır.

Bütün bunlar gösteriyor ki midemizi sürekli doğru besinlerle doldurduğumuzda aslında hiç aç kalmadan kolayca zayıflayabilmekteyiz. Birde bütün bunlara ek olarak besinlerin enerji yoğunluğuna yani kalorisine dikkat ederek beslenirsek istediğimiz ideal kiloya aç kalmadan ulaşabiliriz.

Şöyle ki yağ ve yağlı yiyecekleri tercih edersek fazla kalori aldığımız gibi liflerin mide duvarını gerip tok tutucu etkisi olmadığı yada protein içeriği yüksek olan yiyeceklerdeki tok tutucu etki olmadığından tokluk hissi oluşturmayacakları gibi içerdiği yüksek kalori nedeniyle kilo almamıza neden olacaktır. Yağ, yağlı yiyecekler veya hamur işlerine yönelmektense etli kurubaklagil yemekleri, etli sebze yemeklerini tüketmeye ağırlık verirsek eğer hem liflerin tok tutucu hem de proteinlerin tok tutucu etkisinden yararlanmış olduğumuz gibi sağlıklı bir öğün geçirerek zayıflamanın keyfine aç kalmadan varmış oluruz. Aynı şekilde gün içinde kendimize küçük ara öğünler belirleyip bu ara öğünlerde fındık, ceviz, badem, antep fıstığı gibi tohumlulardan tüketmekte protein içeriğinden dolayı bize tokluk hissi verecektir. Yanımızda atıştırmalık olarak kalorisi yüksek çikolata, bisküvi bulundurmak yerine küçük paket edilmiş bir paket badem bizim kan yağlarımızı dengelemekle kalmaz, açlık çekmeden zayıflamamıza da yardımcı olur.

Lif oranı yüksek besinleri tercih etmek, yemeklerimizde daha az kullanmak ve protenin tok tutucu etkisinden faydalanmak bizi zayıf tutacağı gibi, açlık düğmemizi kapatır. İştah kontrolümüzü elimize almamızı sağlar, unutmayın!

 

   


Sizi Arayalım


Yılbaşı gecesinde abartılı yiyecek ve içecek tüketiminde bulunduysak neler yapabiliriz?
Kilo artışı ve aniden soğuyan havaları beraberinde getiren kış mevsiminde nasıl besleneceğinizi biliyor musunuz ?
Galata Tıp Merkezi Beslenme ve Diyet uzmanı Hatice Marangoz Ramazan ayının ardından karşılayacağımız bayramı sağlıklı tercihler yaparak geçirmenizin sağlığınız üzerindeki önemini vurguladı
Diyetisyenimiz Hatice Marangoz'dan yaza nasıl hazırlanmamız gerektiği ile ilgili bir birinden önemli 7 bilgi
Sağlığa olan pek çok faydası nedeniyle su içmenin önemli olduğu her zaman söylenir, ancak bunu ne zaman ve nasıl yapmanız gerektiğini biliyor musunuz?
Yaz ayları yaklaşırken ilk akla gelen şeylerden biri fazla kilolardan kurtulmak oluyor. Ancak kilo verme telaşıyla yapılan yanlış diyetler hem kalıcı bir çözüm vermez hem de ciddi sağlık sorunlarını beraberinde getirebilir.
Kefir, kökeni Kafkaslara dayanan ve ilk kez Türkler tarafından yapılan bir süt grubu içeceği olarak biliniyor. Sütte laktik asit ve etil alkol fermantasyonu gerçekleşmesiyle oluşan kefir, zengin içeriğinden ve bağışıklıktan, hücre yenilenmesine,
Sabah uyandığınızda su içmenin 90 dakika içinde metabolizmayı %24 hızlandırdığı yapılan çalışmalarda kanıtlanmıştır. Güne su ile başlayarak metabolizma hızlanmasına yardımcı olurken aynı zamanda sindirim sisteminizin daha iyi çalışmasına destek olacaktır.
Bağışıklık sisteminizi beslenmenizde yapacağınız değişikliklerle güçlendirin. Bağışıklık sistemi, vücudu hastalıklara karşı koruyan, patojen (bakteri, virüs vb.) ve tümör hücrelerini tanıyıp onları yok eden işleyişlerin tümüdür.
Okul çağı çocukları denilen dönem 6–10 yaş arasıdır. Bu yaş grubu çocuklarda da sağlıklı beslenme ilkeleri esas alınır. Yetişkinler sağlıklı besinleri diyetlerine daha kolay eklerken bu dönemdeki çocuklara sağlıklı besinleri kabul ettirmek zordur.
Gemi adamları oruç tutarken meyve tüketimini kesinlikle atlamamaları gerekmektedir. Yeterli ve dengeli beslenmenin Ramazan Ayında da sürdürülebilmesi için günün oruç tutulmayan bölümünde en az üç öğün tamamlanmalı ve sahur öğünü atlanmamalı.
Galata Tıp Merkezi olarak beslenmenin anne karnından başlayarak yaşam boyu devam ettiğini biliyoruz. Bu yüzden yaşam kalitenizin devamlılığına katkı sağlamak başlıca hedefimizdir. Bu yönde uzman kadromuz çalışmalarıyla size yardımcı olmaya hazırdır.
Hamilelik sonrasında anneler, sağlıklı kilo vermek için yeterli sıvı tüketimine ve yeterli uykuya dikkat edilmesinin yanı sıra düzenli aralıklarla fiziksel aktivitelerini aksatmamaları gerekmektedir. Ayrıca stresten de uzak durmaları önerilmektedir.
Yeterli ve dengeli beslenmenin Ramazan Ayında da sürdürülebilmesi için günün oruç tutulmayan bölümünde en az üç öğünü tamamlamak ve sahur öğününü atlamamak gerekir. Dikkat edilmesi gereken en önemli şey ise sıvı tüketimidir.
Galata Tıp Merkezi Beslenme ve Diyet Kliniği olarak yaz aylarına yaklaşırken bu aylarda ‘Beslenmemizde nelere dikkat etmeliyiz? Hangi besinlerden uzak durmalıyız? Öğünlerimizi nasıl planlamalıyız?’ gibi merak edilen soruları sizler için yanıtladık.
Galata Tıp Merkezi olarak danışanlarımızın gebelik sürecini en iyi şekilde geçirmelerini ve hem gebelikte hem de gebelik sonrasında yeterli ve dengeli beslenmelerini sağlayıp, beslenmeyle ilgili her hangi bir sağlık sorunun oluşmamasına yardımcı oluyoruz.
İnsanın, sağlıklı büyüme ve gelişmesi, sağlıklı ve üretken olarak hayat kalitesini artırması için besin öğelerinin her birinden günlük ne kadar alınması gerektiği belirlenmiştir.Bu öğelerin birinin eksikliği veya fazlalığı durumunda büyüme engellenir.
Mevsim geçiş dönemlerinde değişen hava şartları insan sağlığını ve hayat temposunu etkilemektedir. Bahar yorgunluğu; kış aylarında yavaşlamış olan metabolizmanın baharın gelmesiyle birlikte bu değişime ayak uyduramamasından kaynaklanır.
Galata Tıp Merkezi

info@galatatip.com.tr

En Üst .