Yeme Bozukluklarında Tedavi Yöntemi

Yeme Bozukluklarında Tedavi Yöntemi

Yeme Bozuklukları Nedir? 

Yeme Bozuklukları anoreksiya nervoza, bulimiya nervoza ve son yıllarda tanımlanan tıkınırcasına yeme bozukluğu gibi psikiyatrik hastalıklardan oluşur.

Yeme Bozukluklarının Belirtileri Nelerdir?

Anoreksiya Nervoza

Anoreksiya nervozadaki temel belirtiler;  zayıf bir bedene sahip olma arzusu, kilo almaktan aşırı korku, beden imgesinde bozukluk ve adet kesilmesidir. Hasta kilo kaybetme amacıyla özel çabalar gösterir, yeni yöntemler bulmaya çalışır. Kilo vermek için diyet, egzersiz ve kilo verdireceğine inanıldığı ilaçlar ve kusma dahil çeşitli yöntemler kullanılır. Zayıflamaları onlara yeterli gelmez ve beden algıları aşırı zayıflıklarına rağmen bozuktur. Yağlı ve karbonhidratlı yiyeceklerden aşırı derecede kaçınırlar. Bu kaçınmanın takıntılı bir faaliyet olduğu kolaylıkla gözlenir. Takıntılı diğer alan ayna karşısında gördükleri vücutlarındaki incelme ya da zayıflamayla tatmin olmamalarıdır. Sonuçta hasta, sağlığını tehdit edecek ölçüde zayıflamıştır. Aşırı diyet, kusmalar, zayıflatıcı ve ishal yapıcı ilaçlar nedeniyle hastalar, elektrolit, protein kayıplarına uğrarlar. Kan tablosu bozulur, kalp ritmi bozulur. Neredeyse tüm sistemlerde bozulmalar ortaya çıkar. Diş çürümeleri, kuru cilt, tüylenme, osteoporoz, kırıklar,  midedeki boşalmanın gecikmesi, kabızlık, tiroid metabolizmasının düşmesi, düşük beden ısısı diğer biyolojik komplikasyonlardır. Hasta ölümcül noktalara gelebilir. Hasta ikna olsa ve beslenmeyi kabul etse dahi bu noktadan sonra beslenmesi de tıbben çok dikkatli planlamalarla yapılmalıdır. Bu sürece “tekrar besleme” süreci denir ve özel bir uzmanlık eğilimi gerektirir. Ayrıca bu hastalarda cinsel faaliyetler de aşırı derecede azalır ya da tamamen kaybolur. Hasta bu durumun bir rahatsızlık olduğuna ve tedavi görmesi gerektiğine çoğu zaman zor ikna olur.

Bulimiya Nervoza

Bulimiya nevroza, aşırı yeme atakları  ve ardından gelen kusmaların ön planda olduğu bir yeme bozuklukları tablosudur. Hasta yine zayıf bir bedene sahip olmak istediği için anoreksiya nervozadaki gibi yediklerini dışarı atmak, kalori yapıcı etkilerini gidermek için çeşitli yollara başvurur. Ancak bu tabloda farklı olarak hasta hafif kilolu ya da normal beden ağırlığındadır.

Erkeklerde seyrek, kadınlarda ise daha çok görülen rahatsızlıklardır. Özellikle genç kızlarda,  Anoreksiya Nervoza  binde bir, Bulumiya Nervoza yüzde bir sıklıkla karşılaşılan rahatsızlıklardır.

Yeme Bozukluklarının Tedavi Yöntemi Nasıl Olmalıdır?

Sosyal değişimler, moda, toplumun beden algısı özellikle Bulumiya Nervoza olmak üzere hastalığın görülme sıklığını artırmıştır. Fakat varlıkları çok eski tarihlere dayanan rahatsızlıklardır. Özellikle ince ya da zayıf bir bedene sahip olması gerektiği inancı olan ya da zorlanan mesleklerde daha sık görülebildiği bilinmektedir. Dolayısıyla devamlı ve düzenli bir diyet zorlaması ve vücut yapısının korunması gerekliliği hastalığı tetikliyor olabilir. Hastalığın oluşumun nedenlerine ait psikodinamik açıklamalar da gayet tutarlıdır. Özellikle anne çocuk ilişkileri önem kazanmaktadır.

Tedavisinde bu konuda daha deneyimli psikiyatri ve tekrar besleme konusunda deneyimli dahiliye uzmanları ve diyetisyenlerin rol alması uygundur.

Uzm Dr. Tulga Tolun Şatır


Sizi Arayalım


Sınav kaygısı, özellikle çocuk yaştan itibaren, çocuğa hayatının gidişini kökten değiştirecekmiş gibi sunulan sınavlarla karşılaşmanın çok sık olduğu ülkemizde sıklıkla gördüğümüz bir durumdur ve birçok problemi de beraberinde getirir.
Toplumumuzda başkalarının kendi hakkında neler düşündüklerini önemsemeyen insan sayısı yok denecek kadar azdır. İnsanlar başkalarının gözünde nasıl göründüklerini, akıllarda nasıl kaldıklarını çok abartılı bir şekilde önemsemektedir.
Panik atak ve panik bozukluk farklı şekilde tanımlanmaktadır. Panik atak, kişinin yaşadığı bir durumken, panik bozukluk, tekrarlatıcı panik atakların olduğu, insanı yeri geldiğinde günlük yaşamından uzaklaştırabilen ciddi bir rahatsızlıktır.
Obsesyonu “vesvesyon” olarak isimlendiren bir hastamın iç içe geçirerek yaptığı bu kelime üretimini her zaman gülümseyerek hatırlarım ki şu anda hastam iyi bir tedavi sürecinin ardından rahatlamış bir hayat sürmeyi başarabilmiştir.
Kaygı doğum anından beri hayatımızda neredeyse ilk karşılaştığımız duygu olsa gerektir. Ve yaşamda çoğu zaman işlevsel, gerekli bir duygudur. Tamamen kaygısızlık çeşitli filmler, romanlarda yüceltilebilmesine rağmen bir hayalden öte geçmez.
Depresyon özellikle son elli yılda, canımızın sıkkın ya da üzüntülü olduğu herhangi bir zamanda ağzımızdan çok kolaylıkla çıkan bir terim oluverdi. Oysa gerçek depresyon, belirli kriterleri olan ve bu kriterlerle tanı konulan bir rahatsızlıktır.
Bağımlılık yapıcı maddelerin oluşturduğu hastalıklar, madde kullanım bozukluğu ve madde kullanımına bağlı bozukluklar olarak ikiye ayrıldığından tedavi yaklaşımları da karşı karşıya bulunulan duruma göre geliştirilir.
Alkol bağımlılığı tedavisi akut dönem, subakut dönem ve uzun dönem tedavisi olarak planlanmalıdır. Hastanın durumuna göre hastane yatışı ve ayaktan tedavi programları uygulanabilir. Farklı tedavilerin uygulanması bağımlılıktaki şiddete göre değişir.
Esrar bağımlılığının tedavisinde, hastanın esrara başlamasına neden olan özellikleri üzerine ve esrarla birlikte oluşan ruhsal sıkıntılar üzerine hedeflenmiş bir ilaç kullanımı ve terapötik yaklaşımla tedavi stratejisi oluşturulur.
Son yıllarda bir çok ülkede alkole bağlı problemlerin tartışılmasında sadece bu sorunları yaşayan küçük bir grup insanın üzerine odaklanılmasından vazgeçilmiş, sigara ve AİDS mücadelelerinde olduğu gibi “yeni bir halk sağlığı hareketi” esas model haline gelmiştir.
Metropoldeki hayatımız, çalışma ortamlarımız, eğitim sürecimiz, trafikte geçirdiğimiz zaman, değişmiş davranış ve düşünce yapıları olan insanlarla karşılaşmalarımız, vücudumuz ve beynimizdeki kaygı ile başa çıkma mekanizmalarını fazlasıyla zorlar.
Alkol / madde kullanan annelerin bebeklerinde fetal ve neonatal kampliksayonlar sık gözlenir. Maddenin yarılanma ömrü fetusta enzimlerin yetersizliği ve bebrek yolu ile atılımın daha düşük olmasına bağlı olarak yetişkinlere oranla daha uzundur.
Sedatifler gerilimi azaltan ve mental sakinlik yaratan bir ilaç türüdür. “Sedatif” terimi gerçekte anksiyolitik terimi ile aynı anlamda da kullanılmaktadır; anksiyeteyi yani kaygı ve sıkıntı hissini azaltan ilaç anlamına gelmektedir.
Bağımlılık yapıcı maddeler temelde iki ana kategoriye ayrılmaktadır. Bunları şöyle ifade edebiliriz: Alkol, amfetaminler, kafein, kannabis, kokain, fensiklidin (PCP), hallusinojenler, uçucular, nikotin, opiyatlar, uyku verici-bunaltı gidericiler.
Bağımlılığa yatkın tipik bir kişilik yapısının tanımlanması mümkün olmamasına rağmen belirli bazı ortak özelliklerin varlığını söylemek de mümkündür. Bu özelliklerin belirlenmesinde içinde yaşadığı çevre ve bu çevrede üstlendiği roller önemlidir.
Dr. Tulga Tolun Şatır, bağımlı olan kişinin yaşam biçimini tamamen değiştirmesi gerektiğini açıkladı. Bağımlılık, kişilerin ruhsal ve bedensel sağlığına zarar vermesine rağmen, belirli bir eylemi tekrarlamaya yönelik önüne geçilemez bir istek duyma halidir.
Küçük yaşlarımda seyrettiğim bir filmi hatırlarım. Renksiz çekilmiş bir Amerikan filmiydi. Sahnede sevgilisinden yeni ayrılmış bir genç kız kanepeye oturur. Ağlamaktadır. Elinde bir kova dondurma vardır ve kaşık kaşık yemektedir.
Esrar (Marijuana), kenevir bitkisi Cannabis Sativa’nın çiçek ve yapraklarının kurutulup doğranması ile oluşan yeşil ya da gri bir karışımdır. Torba içinde ya da preslenmiş bir şekilde satılır. Haşiş ise kenevir bitkisinin reçinesinden yapılır
Galata Tıp Merkezi

info@galatatip.com.tr

En Üst .