Sağlıklı Kilo Vermenin Önemi ve Olmazsa Olmazları

Sağlıklı Kilo Vermenin Önemi ve Olmazsa Olmazları

Yaz ayları yaklaşırken ilk akla gelen şeylerden biri fazla kilolardan kurtulmak oluyor. Ancak kilo verme telaşıyla yapılan yanlış diyetler hem kalıcı bir çözüm vermez hem de ciddi sağlık sorunlarını beraberinde getirebilir. Peki bu süreçte nelere dikkat etmek gerekiyor?

Soğuk günleri geride bıraktığımız ve baharı yaşadığımız şu günlerde herkesi yaza fit girme telaşı sarmış durumda. Yazı formda bir vücutla karşılamak isteyenler, uygunsuz diyet ve egzersiz yöntemlerine başvurabiliyor. Fakat bu bilinçsiz zayıflama yollarının sağlıklı olmadığının ne kadar farkındayız? Fazla kiloları olanlar, vücutlarında biriken yağlardan kurtulmak için büyüleyici sonuçlar vaat eden sağlıksız ilaçlara, şok diyetlere, sıvı kaybı sağlayan diuretik maddeler içeren gıdalara sıklıkla başvurabiliyor ve sağlıksız yollarla sağlıksız sonuçlar alabiliyorlar.

Şok Diyetler Vücutta Deformasyona Neden Olur

Şok diyetler ve benzeri sağlıksız kilo verme metotları kısa vadede yaratılan kalori açığından dolayı fazla kilolardan kurtulmayı sağlayabilir. Fakat bu diyetler, kas kitlesinde kayıplara zemin hazırladığı için vücutta deformasyonlara neden olur. Kas kitlesinin azalması ayrıca, vücuttaki yağların daha fazla ortaya çıkmasına sebep olur. Bu nedenle kilo vermedeki en önemli amacın vücutta bulunan yağ kitlelerinden en sağlıklı şekilde kurtulmak unutulmamalıdır.

Ne Kadar Hızlı  Kilo Verirsen, o Kadar Hızlı Kilo Alırsın!

Uygulanan şok diyetlerle verilen kilolar, kısa sürede geri alınır. Üstelik alınan bu kilolarla vücuttaki yağ oranında daha fazla artış yaşanır. Yapılan şok diyetlerle kas kayıpları yaşandığını hatırlatmakta fayda var. Bilinmelidir ki kaslar, vücuttaki yağları yakan fabrikalardır. Bu sebeple yapılan diyetler kas kitlelerine zarar vermeyecek şekilde planlanmalıdır. Diyet kişilere özel planlanmalıdır. Kilolarından kurtulmak isteyen kişiler için hazırlanacak diyet programı yalnızca bir beslenme uzmanı tarafından o kişinin yaşına, cinsiyetine, bazal metabolizma hızına ve diyabet, tansiyon, kolesterol gibi sağlık problemlerine uygun olarak hazırlanmalıdır. her bireyin sahip olduğu kişisel özellikler değişiklik gösterirken, diyet programlarına vereceği cevap da farklı olacaktır.

 

Ara Öğün Önemli Bir Kavramdır.

Sağlıklı şekilde hazırlanacak bir diyet programında öğünler, sık fakat azar azar tüketilmelidir. Öğün atlamamaya da büyük özen gösterilmelidir. Diyet yapmak için kesinlikle tüm gün aç kalınmamalıdır. Uzun saatler boyunca aç kalmak metabolizma hızının yavaşlamasına neden olacaktır. Diyetler, 3 ana, 3 -4 ara öğün şeklinde olmalı ve planlanan öğünler atlanmamalıdır. Yemeklerden 2 ile 2,5 saat sonra mide boşalmaya ve açlık hissi ortaya çıkmaya başlar. Yapılacak ara öğünlerin varlığı bir sonraki öğünde yaşanacak açlık krizlerinin önlenmesi ve metabolizmanın canlı tutulması açısından önemlidir.

Sağlıklı Bir Diyetin Püf Noktaları.

  • Diyet sırasında dengeli olmak şartıyla her besin grubundan yiyecek tüketilmelidir. Tek tip besinleri içeren diyetler başlangıçta kilo vermeyi sağlasa da ileriki süreçte verilen kiloların geri alınmasına ve vitamin, mineral eksikliklerinin yaşanmasına neden olur.
  • Diyet sürecinde günde kilogram başına 30-40 mililitre arasında su içmeye özen gösterilmelidir. Bu miktardan fazla su içmek böbreklerin gereğinden fazla çalışmasına sebep olacağı için sağlıklı olmayacaktır. Suyun, yemeklerden önce içilmesine dikkat edilmelidir. Mide rahatsızlığı yaşanmaması açısından yemek arası ya da yemekten hemen sonra su içilmemelidir.
  • Meyve ve sebzeler diyette çok daha fazla önemsenmelidir. Çünkü bu gıdalar, vitamin ve mineral açısından oldukça zengin içeriklere sahiptir. Posa içeriğinin yüksek olması nedeniyle meyve ve sebzeler, yaşanan ya da yaşanabilecek kabızlık probleminin çözümüne destek sağlar.
  • Diyet sürecinde mümkün olduğunca fazla hareket edilmelidir. Bunun için de asansörler ya da yürüyen merdivenler yerine vücudu harekete geçirecek sabit merdivenler kullanılmalıdır, yakın mesafelere araç yerine yürüyerek gidilmelidir.
  • Haftanın en az 3-4 günü yapılacak 40-45 dakika göğüs hızı duyulacak ritimde yürüyüşler vücutta yağ yakımına destek olacaktır.

Sizi Arayalım


Yılbaşı gecesinde abartılı yiyecek ve içecek tüketiminde bulunduysak neler yapabiliriz?
Kilo artışı ve aniden soğuyan havaları beraberinde getiren kış mevsiminde nasıl besleneceğinizi biliyor musunuz ?
Galata Tıp Merkezi Beslenme ve Diyet uzmanı Hatice Marangoz Ramazan ayının ardından karşılayacağımız bayramı sağlıklı tercihler yaparak geçirmenizin sağlığınız üzerindeki önemini vurguladı
Diyetisyenimiz Hatice Marangoz'dan yaza nasıl hazırlanmamız gerektiği ile ilgili bir birinden önemli 7 bilgi
Sağlığa olan pek çok faydası nedeniyle su içmenin önemli olduğu her zaman söylenir, ancak bunu ne zaman ve nasıl yapmanız gerektiğini biliyor musunuz?
Kefir, kökeni Kafkaslara dayanan ve ilk kez Türkler tarafından yapılan bir süt grubu içeceği olarak biliniyor. Sütte laktik asit ve etil alkol fermantasyonu gerçekleşmesiyle oluşan kefir, zengin içeriğinden ve bağışıklıktan, hücre yenilenmesine,
Sabah uyandığınızda su içmenin 90 dakika içinde metabolizmayı %24 hızlandırdığı yapılan çalışmalarda kanıtlanmıştır. Güne su ile başlayarak metabolizma hızlanmasına yardımcı olurken aynı zamanda sindirim sisteminizin daha iyi çalışmasına destek olacaktır.
Bağışıklık sisteminizi beslenmenizde yapacağınız değişikliklerle güçlendirin. Bağışıklık sistemi, vücudu hastalıklara karşı koruyan, patojen (bakteri, virüs vb.) ve tümör hücrelerini tanıyıp onları yok eden işleyişlerin tümüdür.
Okul çağı çocukları denilen dönem 6–10 yaş arasıdır. Bu yaş grubu çocuklarda da sağlıklı beslenme ilkeleri esas alınır. Yetişkinler sağlıklı besinleri diyetlerine daha kolay eklerken bu dönemdeki çocuklara sağlıklı besinleri kabul ettirmek zordur.
Gemi adamları oruç tutarken meyve tüketimini kesinlikle atlamamaları gerekmektedir. Yeterli ve dengeli beslenmenin Ramazan Ayında da sürdürülebilmesi için günün oruç tutulmayan bölümünde en az üç öğün tamamlanmalı ve sahur öğünü atlanmamalı.
Galata Tıp Merkezi olarak beslenmenin anne karnından başlayarak yaşam boyu devam ettiğini biliyoruz. Bu yüzden yaşam kalitenizin devamlılığına katkı sağlamak başlıca hedefimizdir. Bu yönde uzman kadromuz çalışmalarıyla size yardımcı olmaya hazırdır.
Hamilelik sonrasında anneler, sağlıklı kilo vermek için yeterli sıvı tüketimine ve yeterli uykuya dikkat edilmesinin yanı sıra düzenli aralıklarla fiziksel aktivitelerini aksatmamaları gerekmektedir. Ayrıca stresten de uzak durmaları önerilmektedir.
Yeterli ve dengeli beslenmenin Ramazan Ayında da sürdürülebilmesi için günün oruç tutulmayan bölümünde en az üç öğünü tamamlamak ve sahur öğününü atlamamak gerekir. Dikkat edilmesi gereken en önemli şey ise sıvı tüketimidir.
Galata Tıp Merkezi Beslenme ve Diyet Kliniği olarak yaz aylarına yaklaşırken bu aylarda ‘Beslenmemizde nelere dikkat etmeliyiz? Hangi besinlerden uzak durmalıyız? Öğünlerimizi nasıl planlamalıyız?’ gibi merak edilen soruları sizler için yanıtladık.
Galata Tıp Merkezi olarak danışanlarımızın gebelik sürecini en iyi şekilde geçirmelerini ve hem gebelikte hem de gebelik sonrasında yeterli ve dengeli beslenmelerini sağlayıp, beslenmeyle ilgili her hangi bir sağlık sorunun oluşmamasına yardımcı oluyoruz.
İnsanın, sağlıklı büyüme ve gelişmesi, sağlıklı ve üretken olarak hayat kalitesini artırması için besin öğelerinin her birinden günlük ne kadar alınması gerektiği belirlenmiştir.Bu öğelerin birinin eksikliği veya fazlalığı durumunda büyüme engellenir.
Mevsim geçiş dönemlerinde değişen hava şartları insan sağlığını ve hayat temposunu etkilemektedir. Bahar yorgunluğu; kış aylarında yavaşlamış olan metabolizmanın baharın gelmesiyle birlikte bu değişime ayak uyduramamasından kaynaklanır.
Kişiye özel beslenme olmaksızın yapılan zayıflama diyetleri sadece zaman kaybettirir. Kişinin tüm analizleri göz önünde bulundurularak en doğru beslenme modelini belirleyip kişinin daha enerji ve daha fit bir görünüme sahip olması sağlanır.
Galata Tıp Merkezi

info@galatatip.com.tr

En Üst .