Migren'in Özellikleri

Migren'in Özellikleri

 Migren çoğunlukla ataklar halinde gelen bir baş ağrısı tipidir. Kadınlarda erkeklerden daha fazla görülür. (Kadın/erkek oranı 3/2 veya 3/1) Her yaşta başlayabilir. 15-55 yaşları arasında görülür.ilk atak genellikle ergenlik çağlarında olur.

Birçok faktör migren ataklarını tetikleyebilir:

  • Uyku düzensizliği
  • Açlık
  • Parlak ışık
  • Aşırı gürültü
  • Fiziksel ve emosyonel stres
  • Kadınlarda hormonal değişiklikler (adet dönemleri, doğum kontrol hapı kullanımı)
  • Alkol, sigara, bazı keskin kokular (parfüm vs.)
  • Sıcak, nemli ortamlar, oksijen azlığı
  • Çeşitli besinler, ilaçlar, içecekler
  • Vasodilatatör ilaçla,
  • Nitriti bol gıdalar (salam, sosis gibi)
  • Tiramini bol gıdalar (peynir çeşitleri, turşular, balık salamurası vs.)
  • Feniletilaminden zengin gıdalar (çikolata)
  • Monosodyum glutamat içeren gıdalar (Çin yemekleri sosu)
  • Yağlı ve kızarmış besinler
  • Karbonhidrat aşırı alımı
  • Özellikle çocuklarda kafa travması migren atağını başlatabilir.

Migrenin Klinik Özellikleri:

Ağrı ataklar halinde ortaya çıkar. Ataklar sıklığı değişken olmakla beraber hastaların çoğunda ayda 1-4 atak şeklindedir.

Atakların süresi 4-72 saat arasında değişmektedir. Çoğu zaman 24 saati geçmemektedir.

Ağrı tipik olarak başın bir yarısındadır. Bazen diğer tarafa yayılır. Ancak bir yarısında daha şiddetlidir.

Ağrı zonklayıcı karakterdedir.

Orta şiddette veya şiddetlidir. Çoğu zaman günlük aktiviteyi engeller.

Bulantı, kusma vardır.

Egzersizle daha da artar.

Işığa ve sese duyarlılık vardır. Bu nedenle hastalar karanlık ve sessiz ortamlar tercih ederler.

Migren toplumda en sık görülen baş ağrılarından biridir. Migren hastalarının % 60-70 inde aile öyküsünde migrene rastlanmaktadır.

Ağrıya eşlik edebilen semptomlar şunlardır:

Titreme, sık idrara gitme, yorgunluk, iştahsızlık, kusma-bulantı, uyuşma, güçsüzlük, dikkat bozukluğu, terleme.

Bazı şikayetler atak geçtikten sonra da devam edebilir:

İyi düşünememe, konsantre olamama,

Uykuya ihtiyaç duyma,

Boyun ağrısı gibi.

Migren Sınıflaması:

Aurali Migren (Klasik Migren): Bu tip migrende atak öncesi veya atak sonrasında çeşitli nörolojik belirtiler ortaya çıkmaktadır.

Aura Denilen Bu Dönemin Özellikleri:

4-5 dk dan daha uzun bir evrede ve yavaş gelişme göstermesi

Herbir aura semptomunun 60 dk. içinde ortadan kalkması

Baş ağrısının, aura semptomunun ortadan kalkmasından sonra 20-60 dk. içinde başlaması.

Aura Belirtileri:

Görme alanı defektleri, görme keskinliğinin azalması, parıltılı kırık çizgilerden oluşan ve bir yere hareket eden hat, şimşek çakması şeklinde ışık görme.

Aurasız Migren (Basit Migren): Aura belirtilerinin olmadığı migren tipidir. Migren hastalarının yaklaşık %80 de aurasız migren atakları bulunmaktadır.

Migrenin Değişik Tipleri:

1. Oftalmoplejik Migren

2. Baziler Tip Migren

3. Konfüzyonel Migren

4. Hemiplejik Migren

5. Ailesel Hemiplejik Migren

6. Baş Ağrısız Aura

Tanı: Migren genellikle puberte döneminde başlar. Sıklıkla aile öyküsü vardır. Nörolojik muayene çoğunlukla normaldir. Baş ağrısının nedeninin organik olup olmadığnı anlamak için CT ve MR gibi tetkikleri yapılabilir.

Migren Komplikasyonları:

Migren Statüsü: Migren atağının tedaviye rağmen 72 saatten daha uzun sürmesidir.. Arada 4 saati geçmeyen ağrısız ve hafif ağrılı dönemler olabilir.

Migrene Bağlı Enfarkt: Aura semptomunun bir haftadan daha uzun sürmesi, nörolojik görüntüleme tetkikleriyle enfarktın gösterilmesi halidir.

Tedavi: Migren baş ağrısının tedavisi atak tedavisi ve profilaktik tedavi olmak üzere iki bölümdür.

Atak Tedavisi: Hasta sessiz ve loş bir ortamda istirahat halinde olmalıdır. İlaçların mümkün olduğu kadar ağrının başlangıcından ve şiddetlenmeden kullanılması ve basit analjeziklerle tedaviye başlanması önerilir.

Paracetamol, Asetiksalisilik asit, Metamizol gibi ilaçlar kullanılabilir.

Nonsteroid Antiinflamatuar ilaçlar ağrının gelişmesini önlemektedir.

Ergot preparatlar? atak tedavisinde giderek daha az kullanılmaktadır. Ataklar seyrekse tercih edilebilir.

Triptan grubu ilaçlar oldukça etkili tedavi sağlamaktadır.

Bulantı kusma olduğunda methobenzamide veya metaklopramid tedaviye eklenir.

Migren atağında ağrının uzun sürmesi veya tedavilerin etkisiz kalması halinde prednisolon birkaç günlük süreyle uygulanabilir.

Proflaktik (Önleyici) Tedavi: Migren atakları ayda 2 veya daha sık ortaya çıkıyorsa hastaya sürekli tedavi uygulanarak atak sayısının azaltılması gerekmektedir. Önleyici tedavide kullanılan ilaçlar şu şekilde kullanılabilir:

Beta adrenerjik blokerler

Kalsiyum kanal blokerleri

Antidepresanlar

Nöroleptikler: Ağrı eşiğini yükseltmeleri ve sedatif özellikleri nedeniyle kullanılmaktadırlar.

Antiagreganlar

Botulinum Toksini (Botox): Bazen kronik migren tedavisinde kullanılmaktadır. Enjeksiyonlar alın ve boyundaki kaslara yapılmaktadır. Eğer etkili olursa tedavi 3-6 ayda bir tekrar edilmelidir.

 

 

   


Sizi Arayalım


Burun eti olan hastalarda burun tıkanıklığı oluşur. Burunlarından rahat nefes alamazlar, ağızlarından nefes alırlar ve horlama şikayetine sebep olur. Burun etleri büyük olduğu için burun içerisinde alerji ve sinüzit gibi bir takım hastalıklar ortaya çıkar.
Deviasyon genellikle doğumsaldır. Eğer hasta burnunu bir yere vurup kırmadıysa ya da burnuna sert bir darbe almadıysa deviasyonların hepsi doğumsaldır. Yani uzmanlar genellikle bu durumu anatomik ve genetik bir durum olarak belirlemektedir.
Burun estetiği ameliyatları anatomik deformasyon veya travmalar sonucunda oluşan burun eğriliklerinin düzeltilmesi için yapılan operasyonlardır. Hem sağlık hem de görünüm açısından burun estetiği ameliyatları ülkemizde oldukça fazla talep görmektedir.
Horlama ve uyku-apne sendromu, sıkça karşılaşılan ciddi bir sağlık sorunudur. Horlama, solunum yollarındaki hava geçiş alanının yeterli açıklıkta olmadığını gösteren bir durumdur. Yetişkinlerin yaklaşık %10 ila %30'unda horlama görülür.
Baş dönmesi olarak tanımlanan Vertigo, aslında sadece sıradan baş dönmesi olarak algılanmamalıdır. Vertigo, kişinin yaşam kalitesini düşürecek ve özellikle hareket etmesi ile birlikte etrafında olan her şeyin dönmesine neden olacaktır.
Tinnitusun kendine özgü kısa bir tarifi yoktur. Bir semptomdur. Tinnituslu hastalar bu sesi kulakta zil çalması, fısıltı, cırcır böceği sesi, fabrika gürültüsü, elektrik süpürgesinin sesi ve bunun gibi çok değişik sesler tarzında tanımlarlar.
Uyku Apnesi, genellikle solunum yolunu açık tutan kasların uykuda gevşemesi ile birlikte üst solunum yolunda çıkan daralma nedeniyle gerçekleşmektedir. Kişiye oldukça rahatsızlık veren bir durumdur ve uykusuzluğa bağlı rahatsızlıklara yol açmaktadır.
Çok küçük mikroplarla oluşan ve en sık görülen kış hastalığıdır.Yaklaşık 200çeşit virüs,bu hastalığa neden olur. Nezle diye adlandırılan hastalık da bu gruptadır.Mikrop, vücudunuza girdikten birkaç gün sonra hastalık belirtileri başlar
Sinüzit oldukça sık görülen, hayat kalitesini önemli derecede etkileyen ve birçok ülkede büyük ekonomik yüke neden olan bir hastalıktır. Sinüsler burun çevresinde oldukları için paranazal sinüsler diye adlandırılır.
Disfonia, ses organlarının patolojisi sonucu ortaya çıkan fonasyon bozukluğudur. Afonia dediğimiz, bazen sesin tamamen kısıldığı durumlara da rastlanır. Disfonia, vokal organın patolojisine göre organik ve fonksiyonel olarak değerlendirilir.
Vertigo, Latince kökenli bir kelime olup dönmek manasına gelmektedir. Kısaca vücudun denge sistemlerinden yanlış uyaranlar gelmesi, veya doğru uyaranların yanlış algılanmasıyla ortaya çıkan dengesizlik halidir.
Gürültüyü kısaca tanımlamak istersek hoşa gitmeyen, istenmeyen, kişiyi rahatsız eden seslere verilen bir isimdir diyebiliriz. Ses ölçülebilir bir kavramdır ve kişiden kişiye değişim göstermez gürültü ise kişiden kişiye değişebilir.
Burun; üst solunum yolunun başlangıç noktasıdır. Koku almak ve fonasyon fonksiyonunun olmasının yanı sıra, havanın nemlendirilmesi, vücut ısısına getirilmesi ve filtre edilmesi gibi pek çok hayati önem taşıyan fizyolojik işlevleri de vardır.
Son zamanlarda grip salgınlarının başladığına dair yazılar okumaktayız. Bilhassa Avrupa'da bir kaç ülkede görülmüş ve ülkeler arası dolaşımının son derece yüksek olması nedeniyle de grip salgını ülkemizin kapılarına da dayanmıştır.
Bu günlerde ülkemizin birçok yerinde domuz gribi vakaları görülmeye başladı. Gün olmuyor ki, falanca hastanede grip vakası görüldü, domuz gribinden ölenler var, bu nedenle hastanede karantina uygulanmaya başladı haberleri almayalım.
Galata Tıp Merkezi

info@galatatip.com.tr

En Üst .