Horlama Tedavisi

Horlama Tedavisi

Horlama Nedir?

Horlama ve uyku-apne sendromu,  sıkça karşılaşılan ciddi  bir sağlık sorunudur. Horlama, solunum yollarındaki hava geçiş alanının yeterli açıklıkta olmadığını gösterir. Dilin arkası, yumuşak damak ve küçük dilin olduğu kısmın genizle birleştiği bölge, kendiliğinden daralabilen bir bölgedir. Bu kısımlar, birbirlerinin üstüne geldiğinde solunumla birlikte titreşmekte ve horlama ortaya çıkmaktadır.

Yetişkinlerin %10 ile %30'unda horlama görülür. Bu kişilerin çoğunda, horlama, ciddi sağlık problemlerine yol açmayan, basit horlama şeklindedir. Bununla birlikte 100 kişiden yaklaşık 5'inde şiddetli horlama ile birlikte uykuda 10 saniyeden fazla nefes durması, dolayısıyla uyku-apne sendromu adı verilen hastalığın var olduğu görülmektedir.

Horlamaya Neden Olan Faktörler

Ağız Yapısı: Düşük damak, kalınlaşmış yumuşak damak, iri bademcikler, geniz eti, büyümüş küçük dil, aşırı kilo.

Alkol Tüketimi: Yatmadan önce alınan alkol uyku esnasında horlamayı artırır. Alkol yutak kaslarının gevşemesine sebep olarak geçen havaya kasların gösterdiği direncin düşmesine neden olur.

Burun Problemleri: Sürekli burun tıkanıklığı nedenleri (alerji, burun içi yapıların büyümesi), burun orta bölmesi kemik eğrilikleri, burun dış çatısı bozuklukları gibi sorunlar horlamada etkili olurlar.

Uyku Apnesi (Uykuda Nefes Durması): Horlama uykuda tıkayıcı tarz nefes duraklamasıyla birlikte görülebilir. Bu çok ciddi durumda boğazda bulunan yapılar hava yolunuzu tıkayarak nefes almanıza engel olurlar. Uyku apnesi gürültülü horlamaların ardından en az 10 saniye süreli sessiz (nefesin kesildiği zaman) dönemlerle benzerdir. Bazen solunum tamamen durmaktadır. Kanda oksijen düşmesi ve karbondioksitin artması beyninizi uyararak uyanmanıza neden olur. Böylelikle kaslarınızın kontrolünü sağlar ve hava yolunun açılmasını sağlarsınız. Bu durum tüm gece boyunca defalarca tekrar edebilir.

Uyku-apne  sendromunun en ciddi zararı, apne sırasında kandaki karbondioksit miktarının artması ve oksijen miktarının düşmesidir. Apne uzadıkça, bu düşme oranı ciddi derecelere varabilir. Kalbin dakikadaki atım sayısı düşer ve ritim bozulabilir. Bu durumda, kalp krizi ve kalbin durmasına bağlı uykuda ani ölüm görülebilir. Tüm bu nedenlerden dolayı, uyku-apne sendromu ihmal edilmemeli, daha kaliteli ve sağlıklı bir yaşam için sorun başladığında vakit kaybetmeden bir KBB doktoruna muayene olunmalıdır.

Horlama ve Uyku Apnesi  Ne Gibi  Sorunlara Yol Açar?

Basit horlama sadece etrafınızdaki kişileri rahatsız edebilir. Ancak  sürekli devam eden horlamalar beraberinde uyku apneleri varsa hayatınızı tehdit eden ciddi sorunlarla karşılaşabilirsiniz.

  • Yüksek tansiyon
    • Kalp ritim bozuklukları
    • Kalp yetmezliği
    • Felç
    • Reflü
    • Ruhsal sıkıntılar (depresyon)
    • Dikkat azlığı ve reflekslerde azalma özellikle trafik kazalarında çok önemli.
    • İş ve öğrenme hayatında başarı düşüklüğü
  • Dikkat eksikliği ve öğrenme zorluğu

Horlama Tedavisi

Bir an önce bir KBB hekimine veya uyku rahatsızlıklarıyla ilgilenen bir hekime başvurulmalı ve uykuda yaşanan sorunları anlamak için uyku laboratuvarı testi (polisomonografi) yapılması gerekir. Bu test sonucuna göre medikal ve veya cerrahi tedaviler planlanabilir.


Sizi Arayalım


Burun eti olan hastalarda burun tıkanıklığı oluşur. Burunlarından rahat nefes alamazlar, ağızlarından nefes alırlar ve horlama şikayetine sebep olur. Burun etleri büyük olduğu için burun içerisinde alerji ve sinüzit gibi bir takım hastalıklar ortaya çıkar.
Deviasyon genellikle doğumsaldır. Eğer hasta burnunu bir yere vurup kırmadıysa ya da burnuna sert bir darbe almadıysa deviasyonların hepsi doğumsaldır. Yani uzmanlar genellikle bu durumu anatomik ve genetik bir durum olarak belirlemektedir.
Burun estetiği ameliyatları anatomik deformasyon veya travmalar sonucunda oluşan burun eğriliklerinin düzeltilmesi için yapılan operasyonlardır. Hem sağlık hem de görünüm açısından burun estetiği ameliyatları ülkemizde oldukça fazla talep görmektedir.
Baş dönmesi olarak tanımlanan Vertigo, aslında sadece sıradan baş dönmesi olarak algılanmamalıdır. Vertigo, kişinin yaşam kalitesini düşürecek ve özellikle hareket etmesi ile birlikte etrafında olan her şeyin dönmesine neden olacaktır.
Tinnitusun kendine özgü kısa bir tarifi yoktur. Bir semptomdur. Tinnituslu hastalar bu sesi kulakta zil çalması, fısıltı, cırcır böceği sesi, fabrika gürültüsü, elektrik süpürgesinin sesi ve bunun gibi çok değişik sesler tarzında tanımlarlar.
Uyku Apnesi, genellikle solunum yolunu açık tutan kasların uykuda gevşemesi ile birlikte üst solunum yolunda çıkan daralma nedeniyle gerçekleşmektedir. Kişiye oldukça rahatsızlık veren bir durumdur ve uykusuzluğa bağlı rahatsızlıklara yol açmaktadır.
Çok küçük mikroplarla oluşan ve en sık görülen kış hastalığıdır.Yaklaşık 200çeşit virüs,bu hastalığa neden olur. Nezle diye adlandırılan hastalık da bu gruptadır.Mikrop, vücudunuza girdikten birkaç gün sonra hastalık belirtileri başlar
Sinüzit oldukça sık görülen, hayat kalitesini önemli derecede etkileyen ve birçok ülkede büyük ekonomik yüke neden olan bir hastalıktır. Sinüsler burun çevresinde oldukları için paranazal sinüsler diye adlandırılır.
Disfonia, ses organlarının patolojisi sonucu ortaya çıkan fonasyon bozukluğudur. Afonia dediğimiz, bazen sesin tamamen kısıldığı durumlara da rastlanır. Disfonia, vokal organın patolojisine göre organik ve fonksiyonel olarak değerlendirilir.
Migren çoğunlukla ataklar halinde gelen bir baş ağrısı tipidir. Kadınlarda erkeklerden daha fazla görülür. (Kadın/erkek oranı 3/2 veya 3/1) Her yaşta başlayabilir. 15-55 yaşları arasında görülür.ilk atak genellikle ergenlik çağlarında olur.
Vertigo, Latince kökenli bir kelime olup dönmek manasına gelmektedir. Kısaca vücudun denge sistemlerinden yanlış uyaranlar gelmesi, veya doğru uyaranların yanlış algılanmasıyla ortaya çıkan dengesizlik halidir.
Gürültüyü kısaca tanımlamak istersek hoşa gitmeyen, istenmeyen, kişiyi rahatsız eden seslere verilen bir isimdir diyebiliriz. Ses ölçülebilir bir kavramdır ve kişiden kişiye değişim göstermez gürültü ise kişiden kişiye değişebilir.
Burun; üst solunum yolunun başlangıç noktasıdır. Koku almak ve fonasyon fonksiyonunun olmasının yanı sıra, havanın nemlendirilmesi, vücut ısısına getirilmesi ve filtre edilmesi gibi pek çok hayati önem taşıyan fizyolojik işlevleri de vardır.
Son zamanlarda grip salgınlarının başladığına dair yazılar okumaktayız. Bilhassa Avrupa'da bir kaç ülkede görülmüş ve ülkeler arası dolaşımının son derece yüksek olması nedeniyle de grip salgını ülkemizin kapılarına da dayanmıştır.
Bu günlerde ülkemizin birçok yerinde domuz gribi vakaları görülmeye başladı. Gün olmuyor ki, falanca hastanede grip vakası görüldü, domuz gribinden ölenler var, bu nedenle hastanede karantina uygulanmaya başladı haberleri almayalım.
Galata Tıp Merkezi

info@galatatip.com.tr

En Üst .