Bağımlılık Hakkında En Çok Sorulan Sorular

Bağımlılık Hakkında En Çok Sorulan Sorular

Alkol, özellikle üretildiği ürünlerin yetiştirildiği bölgeler başta olmak üzere binlerce yıldır insanlar tarafından içilmektedir. 19. yüzyılda gelişmeye başlamış olan  “Alkolizm“in bir hastalık olarak adlandırılması fikrinin artık  bilimsel ve sosyal çevrelerde kabul edilmesi sonucunda tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de alkolikleri tedavi etmek için sağlık kurumları açılmaya başlanmıştır.

Son yıllarda bir çok ülkede alkole bağlı problemlerin tartışılmasında sadece bu sorunları yaşayan küçük bir grup insanın üzerine odaklanılmasından vazgeçilmiş, sigara ve AİDS mücadelelerinde olduğu gibi “yeni bir halk sağlığı hareketi” esas model haline gelmiştir. Böylece sorunun daha geniş boyutlarda tartışılmasına yol açılmıştır.

Günümüzde alkol kullanımının anlamı sosyal gruplar arasında farklılıklar gösterse de genellikle hoş zaman geçirme ve eğlence amacı taşımaktadır. Ancak her ne kadar keyif verici olsa da, genellikle kullanılan doza bağlı olarak çok çeşitli kişisel ve toplumsal zararlara neden olmaktadır.

Öncelikle bilinmesi gereken şey aşırı alkol tüketiminin yüksek risk anlamına geldiğidir. Alkollü iken verilen zararlar, gece geç saatlere kadar uyanık kalınması gibi toplum huzurunun bozulmasından, aile içi şiddet uygulanması, çocukların istismar edilmesi, suç işlenmesi, darp ve cinayet gibi daha kötü sonuçlara doğru uzanmaktadır. Genellikle kişilerin alkol tüketiminin artması, daha ciddi şiddet veya zarar anlamına gelmektedir. Tüketilen alkol miktarına, tüketme sıklığına bağlı olarak, şiddet riski de artmaktadır. Oluşturduğu bağımlılık dışında pek çok durumda içilen doza bağlı olarak alkol kullanımı nedeniyle yaralanmalar, ruhsal ve davranışsal hastalıklar, mide-barsak sistemi rahatsızlıkları, kanserler, kalp damar hastalıkları, immünolojik bozukluklar, akciğer hastalıkları, kas ve iskelet sistemi rahatsızlıkları, düşük doğum ağırlığı ve artmış düşük riskini içeren üreme ile ilgili bozukluklar ve doğum öncesi hasarlar gibi 60 değişik hastalık ve rahatsızlık ortaya çıkabilmektedir.

Ağır alkol kullananların içme miktarlarını azaltmaları veya tamamen bırakmalarında sağlık açısından birçok fayda bulunmaktadır. Hatta karaciğer sirozu ve depresyon gibi bazı kronik hastalıklarda, alkol tüketiminin azaltılması veya bırakılması sağlık durumunda hızlı düzelmelere neden olmaktadır.

Alkol ile meydana gelen zararların birçoğu, sadece içenlere değil diğer insanlar için de geçerlidir. Hamilelik süresince annelerinin alkol almasından dolayı düşük doğum ağırlıklı olarak dünyaya gelen bebekler, yine ebeveynlerinin alkol içmesinden dolayı ihmal ve istismara uğrayan çocuklar, içkili olarak araç kullanan sürücülerin neden olduğu kazalarda ve şiddet olaylarında yaralanan veya ölen kişiler ve bunların yakınları da olumsuz olarak etkilemektedir. Ayrıca alkol tüketiminin neden olduğu sağlık sorunları ve iş göremezliğin de çok ciddi bir ekonomik maliyeti vardır.

Alkol tüketimi çok sayıda sağlık problemine neden olmasına rağmen yakın tarihlere kadar bir çok ülkede var olan kanunlar halkın sağlığından çok kamu düzeninin sağlanması veya alkol ticaret piyasasının düzenlenmesi amacıyla yapılmıştır. Ancak bu durum alkolizmin toplumsal sonuçlarının giderek daha fazla fark edilmesi ile birçok ülkede alkol karşıtı organizasyonları başlamıştır.

Alkol kullanmanın güvenli düzeyi nedir?

Yetişkinlerin çoğu alkolü makul bir miktarda kullanabilir. Alkol tüketiminiz hakkında bilgi sahibi olmanız için öncelikle içtiğiniz miktarın hakkında bilgi sahibi olmanız gerekmektedir. Bir kişinin tükettiği alkol miktarı birimlerle ölçülür. Tipik olarak; 1 birim içki= 1/4 litrelik küçük bir şişe bira= 1 küçük kadeh şarap= 1 ölçü rakı, viski, votka veya cin gibi alkollü içki tanımlanır. Bir kural olarak bağımlılık uzmanları yetişkin erkeklerin haftada 21 birimden fazla ve yetişkin kadınların 14 birimden fazla içmemelerini önerir. Bunun anlamı yetişkin erkekler için günde iki içki ve yetişkin kadınlar ve yaşlı kişiler için günde bir içkinin geçilmemesidir.

Eğer haftalık birim hakkınızı geçip geçmediğinizden emin değilseniz bir süre için bir içme günlüğü tutmaya çalışın. Her içkiyi, miktarı, vesileyi ve mümkün olduğunda volümünü kaydedin. Ayrıca ertesi gün akşamdan kalma olup olmadığınızı ve bunun gününüzü nasıl etkilediğini de not alın. Bu şekilde içme alışkanlığınızın bir resmini çıkarabilirsiniz ve işlerin kontrolden çıkıp çıkmadığını anlayabilirsiniz.

Kimlerin alkol içmesi sakıncalıdır?

Bazı kişiler hiç alkol içmemelidirler. Bunlar, hamile olan ya da hamile kalmaya çalışan kadınlar, ciddi tedavi gören veya ilaç kullananlar, araç kullanmak ya da spor yapmak gibi zindelik ve beceri gerektiren aktiviteleri yapanlar, içki içmeye bağlı olarak sağlık durumları kötüleşenler, alkol tedavisi görmüş kişiler ve 21 yaşın altındaki gençlerdir.

Alkol tüketimi bakımından kadın ve erkek arasında niçin fark vardır?

Çünkü kadınlarda % 55’e karşılık erkek vücudunun % 66’sı sıvıdır. Bu da alkolün erkeklerin vücudunda kadınlarda olduğundan daha seyreltilmiş olduğu anlamına gelir. Sonuç olarak aynı miktar alkolle kadınlar erkeklerden daha çabuk sarhoş olma eğilimindedir.

Ne zaman alkol içmeyi kesmeniz gerekir?

Eğer tavsiye edilen haftalık birimleri aşarsanız veya aşağıdaki işaretlerden herhangi birinin kendinizde düzenli olarak görürseniz alkol içmeyi kesmeyi düşünmenizin zamanıdır. Kişinin alkol kullanma biçimi de bazen tehlikeli düzeyde alkol kullanımının işaretlerini verebilir. Bunlar arasında; aynı etkiyi sağlamak için daha fazla miktarlarda içmeye başlamak, alkol içmek için her türlü fırsat aramak, sarhoş oluncaya kadar içmek, hızlı içmek, az yemek, işe geç kalmak, arkadaşları arasında ağır içicilerin olması, boş zamanlarını alkol kullanarak geçirmek sayılabilir, sarhoş olduğunuzda sonradan cidden pişman olduğunuz şeyler yapmak, akşamdan kalma olduğunuz için ertesi gün bir randevu kaçırmak, aile içinde ve diğer ilişkiler de sorunlar yaşamak, bir süre içmeden geçirmiş olmanıza rağmen tekrar içmeye başladığınızda kısa bir sürede aşırı içmek yer almaktadır.

Eğer Alkol kullanımı ev ve iş yaşamınızda sorunlar yaratıyor ise, sabahları bulantı ya da ellerinizde titreme ile uyanıyorsanız ya da sabahları da içmeye başladıysanız ciddi alkol sorununuz var demektir,

Ne zaman profesyonel yardım alma zamanıdır?

Eğer aşağıda ki işaretlerden herhangi birinin kendinizde görürseniz profesyonel yardım almak için bir bağımlılık uzmanına başvurmanızın zamanıdır.

  • Gizlice içmek veya ne kadar içtiğinizi küçümsemek,
  • Tekrar ne zaman alkol içme fırsatınız konusunda çok düşünmek,
  • Alkole harcadığınız para yüzünden kendinizi borç içinde bulmak veya bazı önemli gereksinimlerinizi karşılayamamak,
  • İçemediğiniz zaman sıkıntılı ve kaygılı olmak ya da uyuyamamak,
  • Belirli durumlarla başa çıkmak için içmeye ihtiyacınız olduğunu düşünmek,
  • İçkili olduğunuz için bir tartışmaya girmek veya kaza yapmak,
  • Alkol tüketiminiz hakkındaki yakınlarınızın sorularından kaçınmak veya yanıtlamaktan rahatsızlık duymak,
  • İnsanlar bir içki sorununuz olduğunu öne sürdükleri zaman kızgın tepki vermek,
  • Yoksunluk belirtileri (el titremesi, terleme vb) gidermek için alkol kullanmak. (aşağıda yoksunluk dönemi hakkında bilgi bulacaksınız)
Tedavi hedefleriniz nelerdir? Ölçülü içmek mi yoksa tamamen bırak mı? Ya da ikisinin arasında bir şey mi?

Herkes için işe yarayabilecek kalıplaşmış tek bir katı tedavi metodundan bahsetmek doğru olmayacaktır. Aslında tedavi olmak isteyen herkese daha iyi bir hayat sağlayacak kendine özel yolları seçmelerine yardımcı olmak gerekir. Çoğu kişiler için alkolden tamamen uzak durmak doğru tedavi yaklaşımı olsa da bazı başka kişiler için alkol tüketiminde ölçülü olmak doğru tedavi hedefi olabilir. Önemli olan sizin için işe yarayacak yöntemin seçilmesidir. Özellikle yukarıda tanımlanan kötüye kullanım düzeyini geçen bağımlı hastaların alkole tekrar başlamaları durumunda en az son bıraktıkları düzeyde içmeleri çok kısa bir zaman gerçekleşmektedir. Bu nedenle bu kişilerin tekrar alkole başlamadan önce kendi durumlarını bir bağımlılık uzmanına danışarak değerlendirmeleri gerekir. Sadece kötüye kullanım düzeyinde alkol sorunu olan ve ciddi genetik yatkınlığı olmayan kişiler içinse belirlenen bir dönem mutlak alkolsüzlük süresi sonrası kontrollü ve önceden saptanmış miktarlarda içki içme denemesi yapılabilir. Ancak bu kişiler tekrar çok yoğun içmeye başlarlarsa bağımlılar ile aynı kategoride değerlendirilmeleri ve daha sonrasında mutlak alkolsüzlük rejimine girmeleri gerekir.

Alkol bağımlısı olduğunuzu veya size yakın birinin alkolik olduğunu nasıl söyleyebilirsiniz?

Aşağıdaki kısa anketi yanıtlamak güzel bir başlangıç olabilir.

  1. Hiç içki içmeyi bırakmanız gerektiğini hissettiniz mi?
  2. Çevrenizdeki insanlar içki içmenizi eleştirerek  sizi kızdırdılar mı?
  3. Hiç içki içmenizden dolayı kendinizi kötü veya suçlu hissettiniz mi?
  4. Sabahları hiç sinirlerinizi yatıştırmak veya mahmurluktan kurtulmak için ilk iş olarak içki içtiniz mi?

Bu sorulardan birine "evet" yanıtı vermişseniz olası bir alkol problemi ile karşı karşıyasınızdır. Birden çok "evet" cevabı mutlak bir problemin olduğunu göstermektedir. Eğer kendinizin veya tanıdığınız birinin alkol problemi olduğunu düşünüyorsanız hemen bir bağımlılık uzmanına başvurmanız çok önemlidir. Onlar bir alkol probleminizin olup olmadığına karar verecek ve eğer böyle bir probleminiz varsa size harekete geçmek için en iyi yolu önereceklerdir.


Sizi Arayalım


Yeme Bozuklukları anoreksiya nervoza, bulimiya nervoza ve son yıllarda tanımlanan tıkınırcasına yeme bozukluğu gibi psikiyatrik hastalıklardan oluşur. Bu tür psikiyatrik hastalıklardan kaynaklanan yeme bozukluğu fiziksel rahatsızlıklara da yol açar.
Sınav kaygısı, özellikle çocuk yaştan itibaren, çocuğa hayatının gidişini kökten değiştirecekmiş gibi sunulan sınavlarla karşılaşmanın çok sık olduğu ülkemizde sıklıkla gördüğümüz bir durumdur ve birçok problemi de beraberinde getirir.
Toplumumuzda başkalarının kendi hakkında neler düşündüklerini önemsemeyen insan sayısı yok denecek kadar azdır. İnsanlar başkalarının gözünde nasıl göründüklerini, akıllarda nasıl kaldıklarını çok abartılı bir şekilde önemsemektedir.
Panik atak ve panik bozukluk farklı şekilde tanımlanmaktadır. Panik atak, kişinin yaşadığı bir durumken, panik bozukluk, tekrarlatıcı panik atakların olduğu, insanı yeri geldiğinde günlük yaşamından uzaklaştırabilen ciddi bir rahatsızlıktır.
Obsesyonu “vesvesyon” olarak isimlendiren bir hastamın iç içe geçirerek yaptığı bu kelime üretimini her zaman gülümseyerek hatırlarım ki şu anda hastam iyi bir tedavi sürecinin ardından rahatlamış bir hayat sürmeyi başarabilmiştir.
Kaygı doğum anından beri hayatımızda neredeyse ilk karşılaştığımız duygu olsa gerektir. Ve yaşamda çoğu zaman işlevsel, gerekli bir duygudur. Tamamen kaygısızlık çeşitli filmler, romanlarda yüceltilebilmesine rağmen bir hayalden öte geçmez.
Depresyon özellikle son elli yılda, canımızın sıkkın ya da üzüntülü olduğu herhangi bir zamanda ağzımızdan çok kolaylıkla çıkan bir terim oluverdi. Oysa gerçek depresyon, belirli kriterleri olan ve bu kriterlerle tanı konulan bir rahatsızlıktır.
Bağımlılık yapıcı maddelerin oluşturduğu hastalıklar, madde kullanım bozukluğu ve madde kullanımına bağlı bozukluklar olarak ikiye ayrıldığından tedavi yaklaşımları da karşı karşıya bulunulan duruma göre geliştirilir.
Alkol bağımlılığı tedavisi akut dönem, subakut dönem ve uzun dönem tedavisi olarak planlanmalıdır. Hastanın durumuna göre hastane yatışı ve ayaktan tedavi programları uygulanabilir. Farklı tedavilerin uygulanması bağımlılıktaki şiddete göre değişir.
Esrar bağımlılığının tedavisinde, hastanın esrara başlamasına neden olan özellikleri üzerine ve esrarla birlikte oluşan ruhsal sıkıntılar üzerine hedeflenmiş bir ilaç kullanımı ve terapötik yaklaşımla tedavi stratejisi oluşturulur.
Metropoldeki hayatımız, çalışma ortamlarımız, eğitim sürecimiz, trafikte geçirdiğimiz zaman, değişmiş davranış ve düşünce yapıları olan insanlarla karşılaşmalarımız, vücudumuz ve beynimizdeki kaygı ile başa çıkma mekanizmalarını fazlasıyla zorlar.
Alkol / madde kullanan annelerin bebeklerinde fetal ve neonatal kampliksayonlar sık gözlenir. Maddenin yarılanma ömrü fetusta enzimlerin yetersizliği ve bebrek yolu ile atılımın daha düşük olmasına bağlı olarak yetişkinlere oranla daha uzundur.
Sedatifler gerilimi azaltan ve mental sakinlik yaratan bir ilaç türüdür. “Sedatif” terimi gerçekte anksiyolitik terimi ile aynı anlamda da kullanılmaktadır; anksiyeteyi yani kaygı ve sıkıntı hissini azaltan ilaç anlamına gelmektedir.
Bağımlılık yapıcı maddeler temelde iki ana kategoriye ayrılmaktadır. Bunları şöyle ifade edebiliriz: Alkol, amfetaminler, kafein, kannabis, kokain, fensiklidin (PCP), hallusinojenler, uçucular, nikotin, opiyatlar, uyku verici-bunaltı gidericiler.
Bağımlılığa yatkın tipik bir kişilik yapısının tanımlanması mümkün olmamasına rağmen belirli bazı ortak özelliklerin varlığını söylemek de mümkündür. Bu özelliklerin belirlenmesinde içinde yaşadığı çevre ve bu çevrede üstlendiği roller önemlidir.
Dr. Tulga Tolun Şatır, bağımlı olan kişinin yaşam biçimini tamamen değiştirmesi gerektiğini açıkladı. Bağımlılık, kişilerin ruhsal ve bedensel sağlığına zarar vermesine rağmen, belirli bir eylemi tekrarlamaya yönelik önüne geçilemez bir istek duyma halidir.
Küçük yaşlarımda seyrettiğim bir filmi hatırlarım. Renksiz çekilmiş bir Amerikan filmiydi. Sahnede sevgilisinden yeni ayrılmış bir genç kız kanepeye oturur. Ağlamaktadır. Elinde bir kova dondurma vardır ve kaşık kaşık yemektedir.
Esrar (Marijuana), kenevir bitkisi Cannabis Sativa’nın çiçek ve yapraklarının kurutulup doğranması ile oluşan yeşil ya da gri bir karışımdır. Torba içinde ya da preslenmiş bir şekilde satılır. Haşiş ise kenevir bitkisinin reçinesinden yapılır
Galata Tıp Merkezi

info@galatatip.com.tr

En Üst .