Alkol ve Madde Kullanımı ile İlgili Komplikasyonlar

Alkol ve Madde Kullanımı ile İlgili Komplikasyonlar

Bu bölümde, alkol ve madde kullanımına bağlı ruhsal ve bedensel sorunlardan söz edilecektir.

Alkol, opioid ve uçucu maddelerle ilgili komplikasyonlar

ALKOL OPİOİD UÇUCU

Bedensel Sorunlar

Gastrik, ülser, pankreaitti, Şiddetli ağır Kilo kaybı, solunum sorunları

Karaciğerde yağlanma, yakınmaları zayıflama, burun kanaması

Siroz, miyopati, periferal enfeksiyanlar, kas zayıflığı, zihinsel değişiklikler

Nörit, konvülsiyon, kalp hepatit, AIDS,

Yetmezliği, malnütrisyon apseler

Bedensel Bulgular

Hepatomegali, hipertansiyon enjektör izleri Halitosis, burun ve

Karaçiğer bozukluğunun cilt deri lezyonları, ağızda kızarıklık

Belirtileri, anemi kesi izleri, papillerde

Bacaklarda ve ellerde uyuşma genişleme, lenfadenopati

Nazal mukozada şişme

Ruhsal Sorunlar

Depresyon anksiyete depresyon, letarji Anksiyete, depresyon

Bellek kaybı, paranoya, panik atak zihinsel değişiklikleri,

Uykusuzluk sosyopati, perfarmansta azalma

Laboratuar Bulguları

MCV, MCH SGOT, SGPT İdrarda opioid anemi lökopeni,

GGT, ürik asit, trigliserid bulunması karaciğer ve böbrek

Yükselmesi testleri bozulabilir.

L Fetal ve neonatal komplikasyonları

Alkol / madde kullanan annelerin bebeklerinde fetal ve neonatal kampliksayonlar sık gözlenir. Maddenin yarılanma ömrü fetusta enzimlerin yetersizliği ve bebrek yolu ile atılımın daha düşük olmasına bağlı olarak yetişkinlere oranla daha uzundur.

A Fetal alkol sendromu

Yoğun alkol kullanan annelerin bebeklerinde görülen fetal tablonun tipik özellikleri şunlardır.

. Düşük doğum ağırlığı

. gelişme gerilği

. Mikrosefali

. Yarık dudak anomlisi

. Kalp-damar bozuklukları

. Bilişsel bozukları

. Nörolojik bozukluklar

Bu çocuklar, palpebral fissürün kısalığı, üst dudağın inceliği, filtrumun ve genel olarak yüzün orta bülümünün düz oluşuyla tanınabilirler..

b- opioidler

Düşük doğum ağırlığına sık rastlanır. Hiperbilirrubinemi oluşabilir Metadon kullanan annelerin bebeklerinde zorlu solunum (respiratuar distres sendorumu) görülebilir.. Ani çocuk ölümü 5-10 kat daha fazladır. Bebekte yoksunluk belirtileri doğumdan sonraki 2-3 gün içinde ortaya çıkar ve 2-3 gün içinde ortaya çıkar ve 2-3 hafta sürebilir. Bunlar arasında şiddetli ağlama, terleme, titreme, hiperaktivite, sık nefes alma, huzursuzluk, uyku düzeninde bozulma, kusma, diyare vekilo kaybı sayılabilir. Tedavi destekleyicidir. Yoksunluk belirtileri ile oluşan dehidratasyon, beslenme bozukluğu ve kilo kaybı varsa bebek sakinliştirilmeli, sık va az miktara beslenmelidir. Epilepsi benzer nöbetler gözleniyorsa benzodiazepin ya da fenobarbital kulanılabilir. Premetüre bebeklere fenobarbital yeğlenir.

c-Esrar

Düşük doğum ağırlığı, irritabilite, titreme görme işlevinde bozukluk gözlenebilir. İrkilme yanıtı (starte response) daha uzun sürer. Esrar kullanan annelerin çocuklarında fetal alkol sendkomuna benzer belirtiler beş kat daha fazla saptanmıştır.

d- Kokain

Sponton düşük oranı kokain kullanan annelerde yüzde 23 olarak bulunmuştur. Abruptio placentaeriski ikinci ve üçüncü trimesterde devam eder.

Kokain kan basınıcında artmaya, uterus ve plasente perfüzyonunda azalmaya, uterus kasılmasında artmaya, intarauterin büyüme ve beyin gelişiminin geçikmesine yol açabilir. Kokaine bağlı anormaliler içinde üriner sistem anomaliler (prune bellysendromu, hidronefraz, nenal aganesiz), kalp anormaliler (artiral ve ventriküler septal defekt, kariyomegali) sayılabilir Kokain kullanan annelerin bebeklerinde beyin ve miyokard enfakktüsleri saptanmıştır.

2-Ruhsal bozukluklar

Alkol ya da madde kullanan kişilerde ruhsal bozukluklar oluşabilir. Alkol-madde kullanımı ile ruhsal bozuklar arasındaki ilişkide iki olasılık vardır.

. Mevcut ruhsal bozukluğun giderilmesi amacı ile kişi alkol ya da madde kullanılmaktadır.

. Alkol ya da madde kullanımının ardından ek bir ruhsal bozukluk gelişebilir.

Eşlik eden ruhsal obzuklarlar alkol/madde kullanımını tedavi ve grognozunu olumsuz yönde etkileyebilir.

A Depresyon

Depresyon, alkol bağımlılarında yüzde 50 oranında tabloya eşlik eder. Depresyon özellik detoksifikasyon döneminde daha belirgindir. Uzun süreli alkol kullanımı sonucu bir depresif sendromun geliştiği de ileri sürülmektedir. Ailede geçirilmiş bir depresyon öyküsü varsa, alkol bağımlılarından depresyon geçirme olasılığı yüksektir.

Opioid bağımlılarının yaşam boyu bir kez depresyon geçirme oranı yüzde 48 olarak bulunmuştur. Uzun süreli opioid kullanımının oganik bir affektif sendrom yarattığı ileri sürülmekteri.

Depresyonlu kişilerin çökkün duygudurumdan kurtulmak için uyarıcı maddeleri (kokain, amfetamin vb) sık kullandıkları da bildirilmiştir.

Antidepresan tedavi başlarken özellikle alkol ile etkileşime grmeyecek antidepresanlar seçilmelilidir. Bunlar arasına mianserin (Tolvon), mirzatepin (Remeron), venlafaksin (Efexor), fluoksetin (Prozac, depreks), sertralin (Lustral), fluvaksamin (faverin), paroxetin (seraxat), moclobemid (Aurorix), tianeptin (Stablon) sayılabilir.

Antidepresyan ilaçların alkolü bırakan kişilerde ileri dönemde çıkabilecek alkol arayışını da azatlığı belirtilmiştir.

Depresyon

Çökkün ya da üzgün duygudurum ve ilgi azalması ya da zevk alamama depreyonun temel belirtileridir.

Temel belirtilere enerji azlığı ya da yorgunluk, uyku bozukluğu, iştah bozukluğu intihar düşünceleri, dikkat toplamakta güçlük gibi belirtiler eşlik edebilir.

b-İntihar

Alkol ve madde kullanan hastalarda intilah sık görülür. İntihar girişiminde bulunan alkol bağımlılarını yüzde 75”inde depresyon saptanmıştır.

Alkol ya da madde kullananlarda yalnız yaşamak, kişiler arası çatışmalar, tıbbi hastalıkların varlığı çoklu madde kullanımı ve ekonomik sorunlar gibi etkenler intihar oranını arttırır.

Alkol bağımlıları ileri yaşlarda diğer maddeleri kullanmanlar ise daha erken yaşlarda intihar girişiminde bulunmaktadır.

c-Anksiyete bozuklukları

Anksiyete bozukluğu özellikle alkol kullanan hastalarda sıklıkla karşılaşılan bir durumdur. Kişinin anksiyete nedeni ile mi alkol almaya başladığını yoksa alkol kullanımının yarattığı sorunlar nedeni ile mi anksiyete septomlarının ortay çıktığını ayırt edilmesi gereklidir.

d-Kişilik bozuklukları

Alkol ve madde kullanımına kişilik bozuklukları eşlik edebilir. Bunlar arasında en sık antisasyol kişilik bozukluğu ile borderline kişilik bozukluğuna rastlanır.

E Psikotik bozuklar

Alkol ya da madde kullanımına bağlı psikotik bozukluklar gözlenebilir. Bulgular daha çok varsanılar ve sanrılardan oluşur. Bozukluk kısa sürer. Tedavisinde antipsikotik ilaçlar kullanılmadır.

 

 

   


Sizi Arayalım


Yeme Bozuklukları anoreksiya nervoza, bulimiya nervoza ve son yıllarda tanımlanan tıkınırcasına yeme bozukluğu gibi psikiyatrik hastalıklardan oluşur. Bu tür psikiyatrik hastalıklardan kaynaklanan yeme bozukluğu fiziksel rahatsızlıklara da yol açar.
Sınav kaygısı, özellikle çocuk yaştan itibaren, çocuğa hayatının gidişini kökten değiştirecekmiş gibi sunulan sınavlarla karşılaşmanın çok sık olduğu ülkemizde sıklıkla gördüğümüz bir durumdur ve birçok problemi de beraberinde getirir.
Toplumumuzda başkalarının kendi hakkında neler düşündüklerini önemsemeyen insan sayısı yok denecek kadar azdır. İnsanlar başkalarının gözünde nasıl göründüklerini, akıllarda nasıl kaldıklarını çok abartılı bir şekilde önemsemektedir.
Panik atak ve panik bozukluk farklı şekilde tanımlanmaktadır. Panik atak, kişinin yaşadığı bir durumken, panik bozukluk, tekrarlatıcı panik atakların olduğu, insanı yeri geldiğinde günlük yaşamından uzaklaştırabilen ciddi bir rahatsızlıktır.
Obsesyonu “vesvesyon” olarak isimlendiren bir hastamın iç içe geçirerek yaptığı bu kelime üretimini her zaman gülümseyerek hatırlarım ki şu anda hastam iyi bir tedavi sürecinin ardından rahatlamış bir hayat sürmeyi başarabilmiştir.
Kaygı doğum anından beri hayatımızda neredeyse ilk karşılaştığımız duygu olsa gerektir. Ve yaşamda çoğu zaman işlevsel, gerekli bir duygudur. Tamamen kaygısızlık çeşitli filmler, romanlarda yüceltilebilmesine rağmen bir hayalden öte geçmez.
Depresyon özellikle son elli yılda, canımızın sıkkın ya da üzüntülü olduğu herhangi bir zamanda ağzımızdan çok kolaylıkla çıkan bir terim oluverdi. Oysa gerçek depresyon, belirli kriterleri olan ve bu kriterlerle tanı konulan bir rahatsızlıktır.
Bağımlılık yapıcı maddelerin oluşturduğu hastalıklar, madde kullanım bozukluğu ve madde kullanımına bağlı bozukluklar olarak ikiye ayrıldığından tedavi yaklaşımları da karşı karşıya bulunulan duruma göre geliştirilir.
Alkol bağımlılığı tedavisi akut dönem, subakut dönem ve uzun dönem tedavisi olarak planlanmalıdır. Hastanın durumuna göre hastane yatışı ve ayaktan tedavi programları uygulanabilir. Farklı tedavilerin uygulanması bağımlılıktaki şiddete göre değişir.
Esrar bağımlılığının tedavisinde, hastanın esrara başlamasına neden olan özellikleri üzerine ve esrarla birlikte oluşan ruhsal sıkıntılar üzerine hedeflenmiş bir ilaç kullanımı ve terapötik yaklaşımla tedavi stratejisi oluşturulur.
Son yıllarda bir çok ülkede alkole bağlı problemlerin tartışılmasında sadece bu sorunları yaşayan küçük bir grup insanın üzerine odaklanılmasından vazgeçilmiş, sigara ve AİDS mücadelelerinde olduğu gibi “yeni bir halk sağlığı hareketi” esas model haline gelmiştir.
Metropoldeki hayatımız, çalışma ortamlarımız, eğitim sürecimiz, trafikte geçirdiğimiz zaman, değişmiş davranış ve düşünce yapıları olan insanlarla karşılaşmalarımız, vücudumuz ve beynimizdeki kaygı ile başa çıkma mekanizmalarını fazlasıyla zorlar.
Sedatifler gerilimi azaltan ve mental sakinlik yaratan bir ilaç türüdür. “Sedatif” terimi gerçekte anksiyolitik terimi ile aynı anlamda da kullanılmaktadır; anksiyeteyi yani kaygı ve sıkıntı hissini azaltan ilaç anlamına gelmektedir.
Bağımlılık yapıcı maddeler temelde iki ana kategoriye ayrılmaktadır. Bunları şöyle ifade edebiliriz: Alkol, amfetaminler, kafein, kannabis, kokain, fensiklidin (PCP), hallusinojenler, uçucular, nikotin, opiyatlar, uyku verici-bunaltı gidericiler.
Bağımlılığa yatkın tipik bir kişilik yapısının tanımlanması mümkün olmamasına rağmen belirli bazı ortak özelliklerin varlığını söylemek de mümkündür. Bu özelliklerin belirlenmesinde içinde yaşadığı çevre ve bu çevrede üstlendiği roller önemlidir.
Dr. Tulga Tolun Şatır, bağımlı olan kişinin yaşam biçimini tamamen değiştirmesi gerektiğini açıkladı. Bağımlılık, kişilerin ruhsal ve bedensel sağlığına zarar vermesine rağmen, belirli bir eylemi tekrarlamaya yönelik önüne geçilemez bir istek duyma halidir.
Küçük yaşlarımda seyrettiğim bir filmi hatırlarım. Renksiz çekilmiş bir Amerikan filmiydi. Sahnede sevgilisinden yeni ayrılmış bir genç kız kanepeye oturur. Ağlamaktadır. Elinde bir kova dondurma vardır ve kaşık kaşık yemektedir.
Esrar (Marijuana), kenevir bitkisi Cannabis Sativa’nın çiçek ve yapraklarının kurutulup doğranması ile oluşan yeşil ya da gri bir karışımdır. Torba içinde ya da preslenmiş bir şekilde satılır. Haşiş ise kenevir bitkisinin reçinesinden yapılır
Galata Tıp Merkezi

info@galatatip.com.tr

En Üst .